KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/747 Esas - 2022/887
- Esas no
- 2021/747 Esas
- Karar no
- 2022/887
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ..
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 07.10.2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ..
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.10.2018 tarihinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 100,00-TL maddi tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
TALEP ARTTIRIM
Davacı vekili 13.04.2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile taleplerini 5.019,25-TL olarak belirlemişlerdir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, davacı tarafın maluliyet oranını gösterir heyet raporunun müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuruda mevcut olmadığını, bu nedenle başvurunun usulüne uygun olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı kalıcı maluliyet ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Mahkememizden verilen 02/03/2017 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 07/09/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak, mahkememizin yeni esasına kaydı yapılmıştır. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakı, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacılara aik ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır. SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi ...'a ait 14.01.2020 tarihli kusur raporunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un %75 oranında asli kusurlu olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun ise %25 oranında tali kusurlu olduğu yönünde rapor sunulmuştur.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesine ait 24.11.2021 tarihli raporda; özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği yönünde rapor sunulmuştur.
Aktüer bilikişisi ...'e ait 07.04.2022 tarihli raporunda; 29.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda sigortalının %75 kusur durumuna binaen davacının maluliyet bulunmadığı için sürekli iş göremezlik tazminat tutarının hesaplanamadığı, 4 aylık iyileşme (iş göremezlik) dönemine ilişkin zarar tutarının 5.019,25-TL olduğunu ve aracın hususi kullanıma mahsus olduğu yönünde rapor sunulmuştur.
Kısaca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, iptal edilen hükümler yönünden derdest davalar için uygulama alanı bulacak, sigorta genel şartlarının Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olmayan hükümleri uygulanmaya devam edecektir. Bu cümleden olmak üzere.
Zira TBK 54. Maddesinde; haksız fiilden doğan borçlar kapsamında, bedensel zararlar olarak tedavi giderleri ve kazanç kaybı sayılmış, sağlık hizmeti giderlerinin kapsamı KTK 98. Maddesinde de, açıkça hastane ve sağlık kuruluşlarında alınan tıbbi tedaviye yönelik sağlık hizmeti ile sınırlı tutulmuşken, genel şartların A.5/b maddesi ile sakatlık raporu alınıncaya kadar ki süre içindeki bakıcı giderleri ve geçici iş gücü kaybından doğan giderler sağlık hizmeti giderleri kapsamına alınarak SGK sorumluluğuna bırakılmış olması açıkça kanunda düzenlenen bir hususun kapsamını genişletmiş olduğundan uygulanma imkanı kalmamıştır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle.
29.10.2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yolcu konumunda iken yaralandığı, alınan kusur bilirkişi raporunda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un %75 oranında asli kusurlu olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü ......'nun ise %25 oranında tali kusurlu olduğu yönünde rapor sunulduğu, ATK'nın vermiş olduğu raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tüm vücut engellilik oranı %0 ve iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği,
aktür bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının 5.019,25-TL iyileşme dönemine ait tazminat talep edebileceğinin hesaplandığı, davacı vekilinin 13.04.2022 tarihli dilekçesiyle talep artırımında bulunduğu ve talep arttırım dilekçesinin kabulüne karar verildiği,
sigortalı aracın hususi kullanıma mahsus olduğu davadan önce sigorta şirketine müracaat neticesinde temerrütün 09.01.2019 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, her ne kadar verilen karar kesin ise de kısa kararda sehven kanun yolu açılmış, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına hükmün kanun yolu kısmında düzeltme yoluna gidilmemiş olup aşağıdaki şekilde kesin hüküm kurulmuştur.
Katip · e- imzalıdır Hakim · e- imzalıdır
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/747, K. 2022/887, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama