KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/749 Esas - 2022/1099
- Esas no
- 2021/749
- Karar no
- 2022/1099
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Tasfiye memuru
- ...
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 07/10/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi...'e işçi alacaklarının tahsili için davacı kuruma müracaat edildiğini, dava dışı işçi ile yapılan anlaşma sonucu işçilik alacaklarının işçiye müvekkili kurum tarafından 19.08.2019 tarihinde 10.000,00-TL ve 25.07.2019 tarihinde 3.882,31-TL olmak üzere toplam 13.882,31-TL ödendiğini, müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında asıl işveren, alt işveren ilişkisinin mevcut olduğunu, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak iş kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olduklarını,
müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince müteselsil borçlunun ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceğini, edilmelidir, müvekkili kurum ile taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, düzenlenen sözleşmeye göre,
sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların yükleniciye ait olduğu sözleşme ve şartnamelerle hüküm altına alındığını, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapmış olduklarını, her alt işveren kendi çalıştırdığı dönemde oluşan, kıdem tazminatı, fazla çalışma alacağı gibi işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, müvekkili kurum ile davalılar arasında ihale yoluyla “Hizmet Almalarına İlişkin Sözleşme” imzalanmış olduğunu,
davalıların belirli sürelerle bu işi almış olduğunu ve söz konusu işleri yürütmek üzere personel çalıştırdığını, sözleşmeye göre sözleşme konusu iş ile ilgili çalışan personele ilişkin sorumlulukların tamamının yüklenici (davalılara) ait olduğunu, dolayısı ile davalıların sözleşmesi fesih edilen personelin kıdem tazminatlarını (her bir davalının çalıştırdığı süre ile sınırlı) yerine getirmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 4.755,08 TL” nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... ...... Tic. Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça talep edilen alacağın tamamen yersiz olduğunu, müvekkilinin yapılan ödeme ile ilgili herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, Müvekkili şirketin, 4734 Sayılı kanun uyarınca kamu ihalesi ile davacı kurumun alt işverenliğini üstlendiğini, ve müvekkili şirket ile davacı kurum arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde de işçilere üst işveren tarafından ödenecek tazminatlardan dolayı alt işveren rücu edileceğine ilişkin bir madde bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı ancak duruşmalara gelmemiş ve herhangi bir beyanda da bulunmamışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet alım sözleşmesi gereğince dava dışı işçi için yapılan ödemenin taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı alt işverenlere rücu talebine ilişkindir. Bilirkişi 16.06.2022 tarihli raporunda; dava dışı işçi... ile ilgili olarak davacı kurum ve bağlı alt işverenler nezdinde yapılan çalışma süreleri karşılığı olarak yapılan Kıdem Tazminatı hesaplaması sonucunda;
Şirket Çalışma Dönemine Denk Gelen Kıdem Tazminatı Sorumluluk/Tam Turizm ... Ltd.Şti 3.927,96-TL 3.927,96-TL ... ... .... Ltd.Şti 850,70-TL 850,70-TL ... Personel .... A.Ş 4.757,64-TL Husumet Yöneltilmemiştir
TOPLAM
9.536,30-TL 4.778,66-TL
Tabloda yazılı tutarın rücuen tazminatının talep edilebileceği, Dosya arasında davalılardan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olabileceği yönünde rapor sunmuştur.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir (Yargıtay Hukuk 15.Dairesi'nin 31.05.2021 Tarih ve 2021/1521 E.-2021/2333 K.).
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; dava dışı...'in davacının alt iş verenleri davalılar nezdinde çalıştığı, hizmet alım sözleşmeleri nedeniyle açılan rücu davalarında verilen kararlara bakan Yargıtay Hukuk 23. Dairesinin uygulamalarında sözleşmede açıkça hangi tarafın sorumlu olduğuna ilişkin bir hükmün bulunmaması halinde hizmet alım sözleşmelerinin mahiyeti gereği tüm ücret ve sosyal hakların alt iş veren tarafından yapılması gerektiği belirtilmiş olup, dava dışı işçinin çalıştığı kıdeminden 374 günlük çalışmasının davalılardan ...
Turizm .... Ltd.Şti'de, 81 günlük çalışmasının davalılardan .. ... .... Ltd.Şti, 453 günlük çalışmasının davalılardan ... Personel A.Ş'de olduğu, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinden sorumluluğun son alt işverende olduğu, kıdem tazminatından sorumluluğun ise işçinin çalıştığı günlere göre yapılan oranlama neticesinde davalılardan ... Turizm .... Ltd.Şti'nin 3.927,96-TL'den, .. ... ...... Ltd.Şti'den 850,70-TL'den, ...
Personel A.Ş'den 4.757,64-TL'den sorumlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerden işçi alacaklarından alt işverenin sorumluluğunu kısıtlayan herhangi bir hükmün bulunmadığı, dava tarihinden önce davacı tarafından yapılan ödemeye ilişkin davalılara gönderilmiş herhangi bir ihtarın bulunmadığı, faiz talebinin dava tarihinden itibaren yerinde olduğu, tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari davaya sebebiyet verdiği ve davacının avans faiz talebinin uygun olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip Hakim e- imzalıdır e- imzalıdır
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/749, K. 2022/1099, 9 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama