KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2023
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/904 Esas - 2023/54
- Esas no
- 2021/904 Esas
- Karar no
- 2023/54 Karar
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- 1-... - ...
- Vekilleri
- ... - ...
Karar Metni
1.909 kelime·10 dk okuma·10 bölüm
... - ... DAVALI :2-... - ... VEKİLLERİ : ... - ...
DAVALI
3-... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 4-...- ... 5-...- ... 6-...- ... 7-...- ... 8-...- ... 9-... - ...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/11/2021
KARAR TARİHİ : 20/01/2023
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 18/11/2021 tarihli dava dilekçesinde, dava dışı ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili için müvekkil kurum aleyhinde Adana 4. İş Mahkemesine 2018/... esas sayılı dosyası ile alacak davası açmış olduğunu, Adana 4. İş Mahkemesinin 2018/... esas 2019/... karar sayılı ilamı ile davasının kabul olduğunu, Mahkeme kararına istinaden dava dışı işçinin Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyası ile müvekkil kurum aleyhinde takip başlattığını ve kurumun 05/11/2019 tarihinde icra dosyasına 210.224,48 TL ve 19/11/2019 tarihinde 4.948,10 TL olmak üzere toplam 215.172,58 TL ödediğini,
dava dışı işçiye müvekkil kurum tarafından yapılan tazminat ödemelerinin rücu edilebilmesi amacıyla TTK'nun ticari davalarda arabuluculuk dava şartı yerine getirildiğini ve ...
Müdürlüğü tarafından Arabuluculuk Dairesi Başkalığına başvuru yapıldığını 2020/... ve 2021/... sayılı dosyaları üzerinden yapılan arabuluculuk görüşmelerinde davalı şirketler ile anlaşmaya varılamadığını bu sebeple 25/06/2020 ve 04/08/2021 tarihli anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, müvekkil kurum ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince, davalı şirket elamanı olarak çalışan işçilere karşı SSK primleri ve tazminat gibi tüm sorumlulukların şirketlere ait olduğu, ...
Müdürlüğünün işçiye ödeme yapılan tazminat bedellerine ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkil kurumun davalı şirketlerden olan fazlaya ilişkin talepleri ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 215.172,58 TL alacak ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş.
Vekili tarafından Mahkememize sunulan 26/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde, dava dışı işçinin 01/11/2015-31/01/2016, 03/02/2016-02/04/2016, 03/04/2016-02/05/2016, 04/05/2016-03/05/2017 ve 04/05/2017-31/03/2018 tarihleri arasında sayaç okuma elemanı olarak çalışırken kamu işçiliğine geçmesi sebebiyle iş sözleşmesi kendisi tarafından tek taraflı olarak fes edildiğini ve müvekkil şirket tarafından işçinin tüm alacaklarının maaş hesabına yatırıldığını, şirketlerinin işçiye bir bakiye işçi alacağının kalmadığını, dava dışı işçinin esasen davacı kurumun işçisi olduğu kurum tarafından işe alındığını,
emir ve talimat vererek çalıştırdığını ve çıkarıldığını bu nedenle müvekkil şirketin çalışanı olmadığını, açılan davanın husumet yokluğundan reddini gerektiğini, işçinin talep ettiği kıdem tazminatı süresinin alt işveren olan müvekkilinin çalışanı olarak bulunduğu süreyi kapsamadığından rücu talebini kabul etmediklerini, 1475 sayılı kanunun 14. Maddesinde de belirtiliği üzere işçinin aynı işverene bağlı olarak 1 yıl çalışması gerektiğini ayrıca arabuluculuk dava şartının usulüne uygun ifa edilmediğini,
iş akdinin feshi tarihi itibariyle 1 aylık süre içerisinde arabulucuya başvuru yapılması ve son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde dava açma zorunluluğu getirildiğini davacının tarafından bu usule ve süreye uyulmadığını,
dava dışı işçinin müvekkil işverenin taahhüdü altında bulunan 696 sayılı KHK gereği diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından çalıştırılan personellerin idare şirketlerine daimi işçi statüsüne geçirilmesi gereğince davacı şirket kapsamında çalışmış olduğunu ve iş akdinin müvekkil işveren tarafından geçerli nedenlerle feshedildiğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş.
Vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 14/12/2021 tarihli cevap dilekçesinde, dava konusu alacağın dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, işçi hak ve alacaklarının tamamından davacı kurumu tek başına sorumlu olduğunu, dava dışı işçilinin çalıştırılması ve işten çıkarılması konusunda tek yetkili davacı kurumun olduğunu, işçinin pek çok taşeron bünyesinde aralıksız çalıştığını geçen süre zarfında taşeronların değişmesine rağmen değişmeyen tek hususun işçinin ... bünyesinde çalışmış olması olduğunu bu nedenle işçiye yapılan tüm ödemelerden davacı kurumun sorumlu olduğunu,
mahkeme aksi bir kanaate ise en azından müvekkil şirketin dönemsel ve müşterek-müteselsil sorumluluğu kapsamında karar verilmesinin gerektiğini, ayrıca iş mahkemesinin ilamına uygun ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, davacı kurum net tutar yerine brüt tutar üzerinde ödeme yapmış ise aradaki farktan müvekkilinin sorumlu olmadığını hususları ile birlikte davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu, 13/01/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde, davalı şirketin cevap dilekçesinde her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de bu iddianın hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, bu hususun Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/... esas 2017/... karar ilamı ile sabit olduğunu, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi,
sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmadığını, işveren ile yüklenicinin iş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olduğunu, davalı şirketlerin işçi alacaklarının tamamından sorumlu olduklarına dair emsal nitelikte güncel Yargıtay kararları mevcut olduğunu, taraflarca imzalanan sözleşme gereği işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğu imza altına alındığını,
bu sebeple de davalı tarafların sorumlu olduğu miktarın dava dışı işçiye kurumumuzca ödenmesi sebebiyle davalı şirketlere rücu haklarının bulunduğu bu nedenlerle davanın kabulüne kadar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce re'sen seçilen bilirkişi ...'nun sunmuş olduğu raporda; 05/11/2019 tarihli 210.224,48 TL ve 19/11/2019 tarih 4.948,10 TL'lik ödemeden kaynaklanan,
FİRMA
TAM NİSPETTE
YARI NİSPETTE
... A.Ş. 32.000,66 TL
... ŞTİ. 53,401,31 TL
... A.Ş. 18.508,22 TL 26.700,66 TL ... A.Ş./TAÇ. ELEKT. İŞ ORTK. 6.085,22 TL
... A.Ş. 13.079,54 TL
... ŞTİ. 9.416,23 TL
... ŞTİ. 1.552,79 TL 776,40 TL
... ŞTİ. 8.642,30 TL 4.321,15 TL
... A.Ş. 66.082,66 TL
TOPLAM
208.768,93 TL
Rücu hesaplama yapılmış olduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez.
Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Yıllık izinler de kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son işveren olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son işveren sorumlu olacaktır.
Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ve yıllık izin ücretini ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar.
Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler'' rücu davalarında hükme esas alınamaz.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Hizmet Alım Sözleşmesinin 22. maddesinde "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın ve bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirtilmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür." denilmektedir.
Şu halde, asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin bu sözlemelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin feshi nedeniyle işçinin asıl işverene karşı açtığı davada hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takip dosyasına davacı tarafından ödendiği,
asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun 2/6.maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde dava dışı işçiye yapılan ödemelerden yüklenicilerin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiği,
yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşıldığından, yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi raporu usule ve denetime uygun olduğu, yargıtay bozma ilamı sonrasında verilen hükümde belirtilen alacak miktarları yönünden kesinleşmiş mahkeme ilamına dayanılarak raporun ibraz edildiği değerlendirilerek hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı ... Bil Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan ibraname suretine göre 08/11/1999-31/07/2008 tarihleri arasındaki tazminatları aldığına dair ibraname imzalanmış, kıdem tazminatı ödeme bodrosu da sunulduğunda bu davalının dava dışı işçiye yapılan ödemeden sorumlu olmadığı anlaşılmış olup, Davalı ...A.Ş. Yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/904, K. 2023/54, 20 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama