KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/942 Esas - 2022/529
- Esas no
- 2021/942
- Karar no
- 2022/529
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 01/12/2021
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;22/10/2020 tarihinde müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ve sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... Bulvarı üzerinde seyir halinde iken davalı ...
A.Ş.'ne ait ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkili tarafından sigortalı araçta maddi hasarın meydana geldiğini, sigortalı ... plakalı araç için 2.188,49 TL hasar bedelinin 12/11/2020 tarihinde ödendiğini, sigortalıya yapılan ödemeye ilişkin davalıya rücu etme hakkının bulunduğunu belirterek Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/...
E. sayılı dosyada davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'si oranında olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalının henüz savunması alınmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava Kasko Sigorta Poliçesine dayalı olarak sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle TTK'nın 1472. maddesi gereğince, zarar sorumlusuna rücu talebiyle başlatılan takibe itiraz nedeniyle itirazın iptali talebine ilişkindir.
Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında alacaklı davacı tarafından borçlu davalı hakkında 26/05/2021 tarihinde 2.188,49 TL asıl alacak 92,82TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.281,31 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibi durmuştur.
22/10/2020 tarihinde davacı şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... Bulvarı üzerinde seyir halinde iken davalı ... A.Ş.'ne ait ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç hasarlanmıştır.
Sigortalı ... plakalı araç 13/08/2020-13/08/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... Sigorta A.Ş. Tarafından Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalanmıştır. Bu araçta oluşan hasar nedeniyle davacı sigortacı 2.188,49 TL ödeme yapmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.
17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle: Davacının, ödemekle yükümlü olduğu zararı 3. kişiye ödediği ve bu 3. kişiye ödemek zorunda kaldığı bedeli davalıya rücu için icra takibine başladığı, takibe itiraz edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı,
görevli mahkemenin tayininde sigortalı (dava dışı şahıs) ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmasının gerektiği, yukarıda anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararı ile diğer Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi eldeki davada davalı şirket tacir ise de, sigortacının sigortalısı ... gerçek kişi olup, kazaya karışan aracın kullanım amacının hususi olduğu uyuşmazlığın haksız fiilden (TBK'nın 49. maddesi) kaynaklandığının sabit olduğu,
dava dışı sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasını, asliye hukuk mahkemesinde açacağı gözetilerek, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı, asliye hukuk mahkemesi olduğu değerlendirilerek görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Benzer Adana BAM 3. Hukuk Dairesi 2022/894 E.2022/670 K. Sayılı ilamı )
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/942, K. 2022/529, 18 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama