KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/952 Esas - 2022/914
- Esas no
- 2021/952
- Karar no
- 2022/914
- Hakim
- ..
- Katip
- ...
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ..
Karar Metni
1.142 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
..
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2021
KARAR TARİHİ : 19/10/2022
YAZIM TARİHİ :..
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketin tacir olduğunu, aralarında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili firma tarafından davalı firmaya satılan mallar karşılığında faturalar kesilerek davalıya teslim edildiğini, davalının fatura bedellerini süresinde ödemediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Adana Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 24/08/2021 tarihinde, 3adet fatura dayanak gösterilmek sureti ile toplam 12.031,56 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.
Taraflara ait mal ve hizmet alımlarına ilişkin BA ve BS formları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... 09/09/2022 tarihli raporunda: davacı ve davalı firmanın arasında mal/hizmet tedarikinden dolayı faturaya dayalı cari hesap ilişkisi olduğunu, davacı şirketi defterlerinin HMK'nın 22/2.maddesinde yer alan şartları sağladığı, delil olarak değerlendirilebileceğini, dava konusu faturanın ticari defterlere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun hükümlerine usulüne uygun olarak kaydedildiğini, davacının defter ve kayıtlarına göre cari hesap ilişkisine dayanarak alacağının takip tarihi itibari ile 12.031,53 TL asıl alacak, 822,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.853,77 TL olduğunu belirtmiştir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir.
Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.
2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir.
Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur.
Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK )
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda.
Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana Genel İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının 7.679,58 TL, 1.568,80 TL ve 2.783,18 TL tutarlı faturalar olduğu, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı,
taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin olduğu, ticari ilişkinin taraflarca inkar edilmediği, davacı tarafça takibe konu fatura bedellerinin ödenmediğinin iddia edildiği, somut uyuşmazlıkta davacı ticari ilişkiye konu mal veya hizmeti davalıya verdiğini/ teslim ettiğini, davalı ise buna istinaden ödeme yaptığını ispatla yükümlü olduğu taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği,
taraf defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 09/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda: .." davacı ve davalı firmanın arasında mal/hizmet tedarikinden dolayı faturaya dayalı cari hesap ilişkisi olduğunu, davacı şirketi defterlerinin HMK'nın 22/2.maddesinde yer alan şartları sağladığı,
delil olarak değerlendirilebileceğini, dava konusu faturanın ticari defterlere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun hükümlerine usulüne uygun olarak kaydedildiğini, davacının defter ve kayıtlarına göre cari hesap ilişkisine dayanarak alacağının takip tarihi itibari ile 12.031,53 TL asıl alacak, 822,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.853,77 TL olduğunun" tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu oluşa ve usule uygun olduğu gözetilerek hükme esas alındığı,
vergi dairesi tarafından gönderilen 16.12.2021 tarihli yazı cevabında davalı tarafından davaya konu faturaların vergi dairesine bildirildiği ve bu faturaların vergi dairesinde kaydının bulunduğunun bildirildiği, yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle hizmet ilişkisinin varlığının sabit olduğu, işin yapıldığının ve teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda, ödeme yapıldığına ilişkin ispat yükünün ise davalıda bulunduğu, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, usulüne uygun tutulmuş defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu,
bilirkişi raporunda belirtilen alacak miktarının davacı defteri ve dosya kapsamındaki mevcut deliller değerlendirilerek tespit edildiği, ve faturaların davalının bilgisinde olduğu anlaşıldığından açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davalıdan 12.031,56 TL asıl alacağının bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/952, K. 2022/914, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama