KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2023
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/54 Esas - 2023/334
- Esas no
- 2022/54 Esas
- Karar no
- 2023/334 Karar
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- ...
- Davalılar
- 2- ...
Karar Metni
1.374 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
3- ... 4- ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 5- ... 6- ...
DAVA
Rücuen Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/01/2022
KARAR TARİHİ : 09/06/2023
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, dava dışı işçi ...'nin Tarsus İş Mahkemesinin 2015/... E sayılı dosyası ile müvekkiline karşı dava açtığını, mahkemenin açılan dava ile ilgili olarak verilen kararın Tarsus İcra Müdürlüğünün 2016/... E sayılı dosyasına konu edildiğini, müvekkilleri tarafından icra dosyasına 17.12.2020 tarihinde 15.210,10 TL ödeme yapıldığını, iş bu ödemenin davalılar sorumluluğunda olduğunu, davalılar ile müvekkilleri arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri ve eki olan şartnameler gereği işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç alınamadığının, bu sebeplerle 15.210,10 TL' nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacı taleplerinin tamamının zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin davacı asıl işverenliği bünyesinde çalıştığını, hak ve alacalar noktasında sorumluluğun da davacı da olduğunu, müvekkili tarafından sözleşme bitimi ile işyeri devrinin diğer alt işveren geçtiğini, işyeri devri gerçekleştiği için sorumluluğun 2 yıl geçerli olduğunu, müvekkillinin sadece maaş bordrolarını düzenlediğini, dava dışı işçinin çalışma koşullarının davacı kurum tarafından belirlendiğini, bu sebeple davacı kurumun tam sorumlu olduğunu,
Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilleri yönünden müşterek-müteselsil sorumluluk göz önüne alınarak dönemsel tutarların belirlenmesi gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin yersiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
Bilirkişi ...'in Mahkememize sunmuş olduğu 12/06/2022 tarihli raporunda, dava dışı işçi ...' nin asıl işveren davacı nezdinde alt işveren davalılar yanında çalıştığı, dava dışı işçiye yapılan Kıdem Tazminatı, Fazla Çalışma Ücreti ve ferilerine ilişkin ödeme çalışma dönemleri ile oranlandığında;
¸
tablodaki tutarların Rücuen Tazmininin talep edilebileceği, iş ortaklığı kuran şirketlerin davacı kuruma karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, davalılar ... şirketi, ... şirketi ve ... Güvenlik şirketi ile ilgili olarak dosya arasında hizmet sözleşmesi sureti bulunmadığı, davacı vekili tarafından sunulan sözleşme örnekleri dikkate alınarak düzenlenen 22/09/2022 tarihli ek raporda, dava dışı işçi ...'nin asıl işveren davacı nezdinde alt işveren davalılar yanında çalıştığı, dava dışı işçiye yapılan Kıdem Tazminatı, Fazla Çalışma Ücreti ve ferilerine ilişkin ödeme çalışma dönemleri ile oranlandığında;
¸
tablodaki tutarların Rücuen Tazmininin talep edilebileceği, İş Ortaklığı kuran şirketlerin davacı kuruma karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye yapılan ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır.
Gerek 4857 sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren- alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır.
818 sayılı BK'nun 146.(6098 sayılı yasanın 167.m)maddesinde; "Borcun niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerine almaya mecburdur. Hissesinden fazla ödemede bulunan fazla ödeme için diğerine rücu edebilir." hükmü getirilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine, 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen fıkralarda, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları bakımından idarenin sorumluluğu düzenlenmiş isede kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesi halen yürürlükte olup, anılan kanun hükmü gereğince, asıl işveren alt işveren ilişkisinde, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
Diğer taraftan sözkonusu değişiklik işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte bir hüküm değildir. Bu hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler.(Yargıtay 22. HD 2016/2167 E. 2016/23196 K, 2016/3047 E. 2016/23185 K. , 2016/15459 E. 2016/19014 K. Yargıtay 13. HD. 2016/7178 E. 2016/11227 K., 2014/45983 E. 2016/5853 K. , 2016/15019 E. 2018/7581 K. , 23. HD. 2016/4603 E. 2019/394 K.)
7166 sayılı Yasanın 11.maddesi ile, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112.
Maddesine eklenen 6. fıkrasında; " 4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez." hükmü bulunmaktadır.
7166 sy. Kanunun 12. Maddesi ile 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. Maddede ise. 112/6. fıkranın yürüyen davalara etkisi düzenlenmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin E: 2019/42, K: 2019/73 Sayılı Kararı ile, 4857 sy. Kanunun 112/6.
Fıkrası ve geçici 9. Maddesinin 1. cümlesi iptal kararıyla birlikte 7166 sayılı kanun ile getirilen değişiklikten önceki hukuki hale döndüğü, taraflar arasında 07/09/2015 tarihinden 14/02/2018 tarihine kadar fasılalı çalışan dava dışı işçi ... 'ın iş yerinin tasfiyesi nedeniyle iş sözleşmesine son verildiği ve dava dışı işçiye 21/09/2018 tarihinde 4.717,75-TL kıdem tazminatı ödendiği görülmüştür.
Şu halde, asıl işveren olan davacının işçi çalıştırmak üzere hizmet almak amacıyla sorumluluk alanındaki işin bir kısmını değişik zamanlarda farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin ihale edilen bu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin sona ermesinden dolayı asıl işverenin kıdem tazminatını ödediği, asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nın 2/6. maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçinin 29/09/2009-17/12/2020 tarihleri arasında toplam 3 yıl 7 ay 2 günlük çalışması bulunduğu,
toplam 15.210,10 TL kıdem tazminatından sözleşmede açık hüküm bulunması nedeniyle davalı şirketlerde çalıştığı süreler dikkate alınarak oranlama yapılmış ve davalının davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur
Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/54, K. 2023/334, 9 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama