KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/901
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - 2022/1130
- Esas no
- ...
- Karar no
- 2022/1130
- Hakim
- ...
- Katip
- ..
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2021
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 07/12/2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken davalı ... A.Ş.
Tarafından sigortalı, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza sonrası müvekkilinin uzun süre çalışamadığını, evde bakım hizmeti aldığını, bu süreçte iş bulamadığını, işsiz kaldığını, ailesini geçindiremediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL geçici, 100 TL sürekli işgücü kaybından ve 10 TL bakıcı giderinden kaynaklanan 210 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden,
davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 40.000 TL manevi tazminatın davalı ...'ten olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08/12/2022 havale tarihli dilekçesinde, davalı ... A.Ş. İle sulh olduklarından dolayı sigorta şirketi ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı ... mahkememize sunmuş olduğu 07/01/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda kendisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının başkasına ait bir motosikleti kullandığını, bu yönde fazla tecrübesinin olmadığını, kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin zenginleşmeye sebebiyet verecek kadar yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından mahkememizin 2021/1011 E. Sayılı dosyasına sunulan 08/12/2022 tarihli dilekçe ile davalılardan ... A.Ş. yönünden sulh olunması nedeniyle sigorta şirketi ve davalı ... yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, davalı ... açısından manevi tazminat talebi yönünden davaya devam ettiklerinin bildirildiği görüldü.
Mahkememizin .... E. Sayılı dosyasında manevi tazminat talepleri yönünden dosyanın tefrik edilerek iş bu (... E. Sayılı) esasa kaydedildiği, maddi tazminat talepleri yönünden mahkememizin ...E. Sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edilerek feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.)
TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5-3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Trafik kazaları dayanağını, 2918 sayılı KTK'den alan haksız fiillerdir. 6098 sayılı TBK.nin 49 ve devamı maddelerinde haksız fiillere ilişkin hükümler düzenlenmiştir.
Davacı gerçek kişi olup davasını davalı sürücü ile birlikte sigorta şirketine karşı ikame etmiş iken davalı sigorta şirketi ve diğer davalı yönünden maddi tazminat talepleri açısından davadan feragat edildiği anlaşılmakla mahkememizin 2021/1011 Esas sayılı dosyası üzerinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, manevi tazminat talepleri yönünden dosyanın tefrik edilerek iş bu dosya esasına kaydedildiği, bu dosyada sigorta şirketinin davada taraf ehliyetinin kalmadığı,
işleten/sürücü yönünden talep edilen manevi tazminatın TBK'nin 58 maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiği bu bakımdan manevi tazminat taleplerinin mahkememizin görev alanı kapsamında bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, açılan davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davaya bakmak görevinin HMK'nin 2. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılarak, Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/901, K. 2022/1130, 16 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama