İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/940 K.2021/1082

... VEKİLİ : ... - ...

Esas2018/940Karar2021/1082Tarih21 Aralık 2021Okuma13 dk · 2.519 kelime

KÜNYE

T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
21 Aralık 2021
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2018/940 Esas - 2021/1082
Esas no
2018/940 Esas
Karar no
2021/1082
Hakim
...
Katip
...
Davacı
... - T.C.Kimlik No: ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.519 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

... VEKİLİ : ... - ...

DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ -

...

VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 09/11/ 2018

KARAR TARİHİ : 21/12/2021

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan ölüm ve cismani zarar nedeniyle tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle.

12/07/2016 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ...ne ait ... plakalı belediye otobüsü ile otobüs durağında yolcu indirme bindirme yaptığı esnada, davalı şirketin sigortalısı olan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile yolcu indirme bindirme yapan otobüs durağında bulunan ... plakalı belediye otobüsünün arka sol kısmına kendi aracının ön kısmı ile çarpması neticesinde çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkilleri ..., ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğunu, müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını,

yapılan müracaat üzerine müvekkiline 08/11/2018 tarihinde davalı tarafından 97.362,00- TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin yetersiz olduğunu, bu nedenle 3.200,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının toplam 3.300.00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinin ilk ödeme tarihi olan 08/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Maphre Sigortadan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekiline kazaya ilişkin 08.11.2018 tarihinde 97.362,47 TL ödeme yaptıklarını bu nedenle başkaca sorumluluklarının kalmadığını, davayı kabul manasında olmamakla beraber; eksik evrakla başvuru yapıldığı için başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini ,davayı kabul manasında olmamakla beraber; ceza dosyasının değerlendirilmesi gerektiğini , ceza dosyasında cmk 253 gereği uzlaşma sağlanmış ise davanın reddi gerektiğini, davacının kask-dizlik-emniyat kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur itirazının bulunduğunu, hatır taşıması indirimi talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmişlerdir.

YARGILAMA USULÜ

15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması,

dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da.

22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır.

DELİLLER VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, bakıcı tazminatı gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.

Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir.

12.07.2016 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ... plakalı yolcu otobüsüyle çarpışması sonucu davacının yaralandığı anlaşılmaktadır.

Araç sürücüleri hakkında taksirle yaralama suçundan ötürü Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/... E. 2017/... K. numarasıyla şikayet yokluğu nedeniyle KYOK kararı verilmiştir.

Olaya ilişkin kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Kusur bilirkişisi ... 14.05.2019 tarihli raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsünün önlerdindeki aracı güvenli mesafeden takip etmesi gerekirken bu kurala uymayarak önündeki ... plakalı belediye otobüsüne çarpması sebebiyle %100 kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunnan ...'in kafa bölgesinden yaralanması sebebiyle emniyet kemeri takmadığının düşünüldüğünü takdirin mahkemede olduğunu rapor etmiştir.

Davalı vekili kusur rapornu kabul etmediklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini yeniden rapor alınmasını talep etmiş; ilgili rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.

Kusur raporunun alınmasından sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 17.06.2021 tarihli raporuna göre; davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında ölçütlerine göre %30 kalıcı iş göremezliğinin bulunduğunu, 18 ay ise geçici iş göremezliğinin bulunduğunu rapor etmiştir.

Davacı vekili ile davalı vekili maluliyet raporuna itiraz etmiş; mevcut raporun hükme ve denetime elverişli görülmesi sebebiyle itirazların reddine karar verilmiştir.

Dosya aktüer hesabı için hesap bilirkişisine tevdii edilmiştir.Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ...

04/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 12.07.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanması neticesinde, sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 21.09.2018 tarihinde 97.362,47 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin rapor tarihi itibariyle güncellemesiyle beraber mahsubuyla beraber sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuruna isabet eden, TRH 2010 prograsif rant sistemi tablosu dikkate alınarak oluşturulan hayatta kalma ihtimalleri nazara alınarak hesaplanan %30 meslekte kazanma gücü kaybı zararının sigorta tavan miktarı dikkate alındığında davalı sigorta şirketinin;

rapor tarihi itibariyle 197.634,00 TL kalıcı iş göremezlik zararından, 18 aylık tedavi süresine isabet eden 24.776,00 TL geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğunun tespit edildiğini, sigorta temerrüt tarihinin 04.10.2018 olduğunu rapor etmiştir.

Davacı vekili talep arttırım dilekçesi sunmuş ve kalıcı iş göremezlik zararı taleplerini 194.434,00 TL olarak arttırdıklarını, geçici iş göremezlik zararı taleplerini ise 24.776,00 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.

Davalı vekili hesap raporu ile talep arttırım dilekçesine itiraz dilekçesi sunmuş; aktüer hesap raporu hükme ve denetime elverişli görüldüğünden; zamanaşımı itirazı ise davada uzamış ceza zamanaşımı geçerli olduğundan itirazların reddine karar verilmiştir.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin,

aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.

Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmakta olup; aşağıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılmıştır. A) Geçici İş Göremezlik Talebi Yönünden;

Taraflar arasındaki mahkememiz önüne getirilen kaza nedeni ile geçici iş göremezlik tazminat talebinin ise, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarından sonra düzenlenen poliçeler kapsamında sigortalı araç tarafından trafik kazaları neticesi 3.kişilerin uğradığı geçici iş göremezlik tazminatından sigortacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, 2918 sayılı KTK'nın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92. Maddesinin "...

Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler. ..." hükmünü yine 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı A.5 maddesinin "...

Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. A) (Değişik: RG-2/8/2016- 29789) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir.

Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır. b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır.

Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır.

Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. ..." hükmünü içermektedir.

Ancak.

Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı,dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı,

genel Şartlar"ın sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir.

Anayasa Mahkemesinin Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir.

Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama,yürütme ve yargı organları,idari makamlar,gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.” şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır. Nitekim.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir.

Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.

Bu kapsamda açılan davalarda TBK nın haksız fiile ilişkin hükümleri,KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümlerine göre uygulama yapılması gerekecek olup; davacı tarafın genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerekmiştir.

B) Kalıcı İş Göremezlik Talebi Yönünden;

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.Davacı tarafın kalıcı iş göremezlik zararı aktüer raporla tespit edilmiş olup, sigorta teminatında olduğu anlaşılmıştır.

C)Müterafik Kusur ve Hatır Taşıması İndirimi Talebi Yönünden;

TBK 52.maddesinde ; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.

Müterafik kusur iddiası; davacı yaralanmasının kafa travması ve kafa kırığından kaynaklanması, bu tip bir yaralanmanın gerçekleşmesi için davacının kafasını arabanın ön bölgeye vurması gerektiği, davacının bu nedenle emniyet kemeri takmadığı anlaşılmakla emniyet kemeri takılmaması ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu gözetilerek tazminattan Yargıtay'ın ( Yargıtay 17 H.D 2016/8136 E. 2019/3570 K., 2016/12470 E. , 2019/5805 K. , 2016/9418 E. 2019/3611 K. ) uygulamaları da gözetilerek %20 oranında indirim yapılması gerekmiştir.

Hatır taşıması iddiası ise; olay günü davacının dava dışı araç sürücüsünün kullandığı araç ile gezme amaçlı yola çıktıkları anlaşılmıştır. Kaza bu yolculuk sırasında meydana gelmiştir.Bu taşımadan ücret alınmadığı gibi sürücünün herhangi bir menfaati de bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkememizce müteveffanın hatır için taşındığı kabul edilmiş olup Yargıtay uygulamaları gereğince %20 hatır taşıması indirimi yapılması gerekmiştir. ( Yargıtay 17 HD' nin 2016/1725 E, 2018/5095 K. 2015/15247 E., 2017/7638 K. )

Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün asli kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacının yaralandığı, Yargıtay uygulamaları gereğince belirlenen zarardan hem müterafik hem de hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğinden toplam zarardan %40 indirim yapılması gerektiği ( Yargıtay 17 H.D 2017/3610 E. 2018/4373 K. , 2015/10239 E. 2018/4816 K. ), hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre kalıcı iş göremezlik zararın 197.634,00 TL olarak belirlendiği,

belirlenen zarardan %40 takdiri indirim yapıldığında tazminat bedelinin 118.580,40 TL olduğu ( 197.634,00 x 60 / 100 ), geçici iş göremezlik zararının ise 24.776,00 TL olarak belirlendiği, belirlenen zarardan %40 takdiri indirim yapıldığında tazminat bedelinin 14.865,60 TL olduğu (24.776,00 x 60 / 100 ), meydana gelen zarardan davalı sigorta 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince sorumlu olduğu,meydana gelen kalıcı iş göremezlik zararı,

geçici iş göremezlik zararından davalı sigorta şirketinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E. 2019/40 K. Sayılı kararı ile 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri ve Borçlar Kanunu genel hükümleri gereğince dava kapsamında sorumlu olduğu nazara alınarak sigorta temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş;

davacı zararından yapılan takdiri indirim sebebiyle reddedilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücretine takdir edilmemesi gerektiği ( Yargıtay 17. HD 2017/2928 E. 2019/10692 K.), aynı görüşün yargılama giderinin paylaştırılması hususunda da dikkate alınması gerektiğine takdir getirilerek aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 14.865,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 118.580,40 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 04/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 9.115,69 TL karar harcından, peşin alınan 35,90 TL harç, 807,68 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 8.272,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı lehine göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 16.627,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç ile 807,68 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 879,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından harcaması yapılan 19 tebligat gideri 123,00 TL, 7 müzekkere gideri 48,00 TL, atk dosya gönderme masrafı 99,35 TL ( 5 kez), atk fatura gideri 1.070,00 TL, 2 bilirkişi ücreti 1.050,00 TL olmak üzere toplam 2.390,35TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/940, K. 2021/1082, 21 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı : ... Anonim Şirketi -
  4. Dava Tarihi : 09/11/ 2018
  5. Karar Tarihi : 21/12/2021
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama Usulü
  11. Deliller Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/940
Karar No
2021/1082
Tarih
21 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/942 K.2021/1197
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/942 K.2021/872
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/945 K.2021/816
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/949 K.2021/907
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/950 K.2021/1081
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/950 K.2021/915

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.