KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2021
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/168 Esas - 2021/1059
- Esas no
- 2020/168 Esas
- Karar no
- 2021/1059
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/02/2020
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- ...
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı hakkında müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik kullanımının tespit edildiğini, davalının borca itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulduğunu, arabulucuya başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, kaçak elektrik kullanılan yerin ticarethane olduğunu, davalı tarafın kesilen elektriği izin şekilde tekrar açarak kullandığını, davalının bu şekilde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve sayacın mühürlendiğini, bu sebeplerle yapılan itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi verilmemiştir.
YARGILAMA USULÜ
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü gereğince , mahkememizde açılan 17.965,30 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki ihtilafın; usulsüz elektrik kullanılmasından kaynaklı olarak başlatılan Adana 14. İcra Müdürlüğü 2017/... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Adana 14. İcra Müdürlüğü 2017/... sayılı sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 05.09.2017 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 16.840,30 TL asıl alacak , 953,39 TL işlemiş faiz ile 171,61 TL KDV alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği % 16,80 oranından az olmamak üzere faiziyle tahsili talep edildiği, davalının işbu icra takibine itiraz ettiği, takibin itirazen durdurulduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur.
İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları hususun; takibe konu alacak miktarı kadar borcun bulunup bulunmadığı ile davacının usulsüz elektrik kullanımının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Taraflar arasındaki elektrik aboneliği sözleşmesinin ... Mah. ... Sok. No:39 B Blok ... / ... adresindeki işyerine ait olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu elektrik faturaları, usulsüz elektrik kullanımına dair tutanaklar dosyamız arasında celp edilerek davacının davalıya kaçak elektrik kullanım iddiası ile icra takibinde belirtildiği şekilde borcunun bulunup bulunmadığı hususunun tespiti amacıyla elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişi 13.09.2019 tarihli raporunda özetle; davalının dava konusu işyerini ...'dan 01.03.2016 tarihinde kiraladığını, her ne kadar imzalanan abonelik sözleşmesinde endeks "0" olarak yazılmışsa da kira kontrat tarihi ile kaçak kullanım tarihi olan 31.01.2017 tarihleri arasında 336 gün olduğunu, 336 gün üzerinden 14,91 kw kullanım gücü ve 8 saatlik mesai dikkate alındığında 14,91x8=119,28 kw günlük tüketim çıktığını, topam tüketim bu değere bölündüğünde 27.483,781/119,28=230 gün gibi bir süre çıktığını, tatil,
haftasonu vb. Günler göz önünde bulundurulduğunda yukarıdaki teknik analiz çerçevesinde tüketimin 01.03.2016-31.01.2017 tarihlerinde olduğunun anlaşıldığını, dava konusu taşınmazda kayıtsız sayaç kullanıldığınıldığından bahisle yapılan hesaplamalara göre dava şirket alacağının 16.840,29 TL asıl alacak 953,39 TL işlemiş faiz , 171,61 TL %18 KDV alacağının bulunuduğunu rapor etmiştir.
Davacı şirket vekili bilirkişi rapora itiraz dilekçesinde; yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu, bu nedenle yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Davacı taraf, usulsüz elektrik kullanım nedeniyle kısmen alacaklı olduğunu ispat etmiş, davalı taraf bakiye borç bedelinin ödendiğini ispat edememiştir. Tüm bu hususlar ile dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; dava konusu ilişkinin usulsüz elektrik kullanımından kaynaklandığı, bilirkişi raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğuna takdir getirilerek davanın kısmen kabülüne, alacak likid olduğundan davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/168, K. 2021/1059, 16 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama