KÜNYE
"Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/583 Esas - 2022/973
- Esas no
- 2020/583 Esas
- Karar no
- 2022/973
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ..., ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- ... - ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 28/09/2020
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.174 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 04/07/2020 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, 100,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ayrıca 04/11/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini toplam 12.711,13 TL arttırarak toplam 12.811,13 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli tebligat yapılmış ancak davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 04/07/2020 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan müvekkilinin maluliyeti nedeniyle maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlık dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır.
Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, elektrikli bisiklet sürücüsü ...' ın 2918 sayılı KTK' nın 57/1-c maddesini ihlal ettiği, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...' ın ise aynı kanunun 52/1-a maddesini ihlal ettiği belirtilmektedir.
Kusur bilirkişisi mahkememize verdiği 10/02/2021 havale tarihli raporunda, elektrikli bisiklet sürücüsü ...' ın kazanın oluşumunda etken davranışının daha fazla bulunduğunu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...' ın ise etken davranışının daha az bulunduğunu belirtmiştir.
Dosya tedavi evrakları ile birlikte ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 07/07/2022 tarih ve ... sayılı raporda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu beden gücünün % 2 'sini kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin de dört aya kadar olduğu belirtilmiştir.
Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu 03/10/2022 tarihli raporunda, olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı ve kusur oranları tüm belgeler ile birlikte değerlendirilerek, davalının sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde, mevcut belgelere ve TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Bilinmeyen Dönem İçin Her Yıl %10 Arttırım ve %10 İskonto Yapılmasını Öngören “...” tekniğine göre; geçici iş göremezlik tazminatının toplam 8.415,92 TL olarak hesaplandığı, kusur oranlarının belli olmaması sebebiyle hesaplanan tazminattan kusur indirimi yapılamadığı, sürekli iş göremezlik tazminatının 42.828,57 TL olarak hesaplandığı, kusur oranlarının belli olmaması sebebiyle hesaplanan tazminattan kusur indirimi yapılamadığı belirtilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmadan ötürü maddi tazminat talebine ilişkin olup, davacının 04/07/2020 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığı ve çalışma gücünün % 2'sini kaybettiği, yine geçici iş göremezlik süresinin de dört ay olduğu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nun 92. maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz talep etmiş olup, sigorta şirketinin tazminatın hesaplanmasına yarayacak belgelerin kendisine eksiksiz olarak teslim edilmesinden itibaren sekiz iş günü sonra ödeme yapmak zorunda olduğu, davadan önce sigorta şirketine başvuru tarihinin 28/08/2020 tarihi olduğu, buna göre alacak yönünden temerrütün 10/09/2020 tarihinde gerçekleştiği, sigortalı aracın ruhsatında kullanım şeklinin "hususi" olduğu belirtildiğinden talep edilebilecek faizin türünün de yasal faiz olması gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi olayda hatır taşıması bulunduğunu savunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsünün davacının eşi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
İlke olarak yakın akrabaların araç ile taşınması ücretsiz olsa dahi ahlaki bir görevin ifası niteliğinde olup, bu taşımada işletenin ve sürücünün de maddi ve manevi yararları bulunması nedeniyle hatır taşıması olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25.10.2010 tarih 2010/7629 esas 2010/8766 karar sayılı ilamı da aynı yönde olup, bu nedenle somut olay yönünden her hangi bir hatır taşıma indirimi yapılmasına gerek görülmemiştir.
Öte yandan davalı sigorta şirketi olay nedeniyle davacının müterafik kusuru bulunduğundan hükmedilecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. Davacının elektrikli bisiklette yolculuk yapmakta olduğu, dosyaya sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, rahatsızlığının ön kol kemiği kırığı nedenine dayandığından kask takılmamasının zararın artmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından müterafik kusur sebebiyle indirim yapılmamıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davanın TBK'nun 54. ve 55. maddeleri gereğince çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, davacının 04/07/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kalıcı ve geçici işgöremez şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde elektrikli bisiklet sürücüsü ...' ın kazanın oluşumunda etken davranışının daha fazla bulunduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...' ın ise etken davranışının daha az bulunduğu,
buna göre davacının yolculuk yaptığı aracın sürücüsünün % 75 oranında kusurlu, davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişisi tarafından davacının toplam zararının 12.811,13 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin talebini bedel arttırım dilekçesinde 12.811,13 TL belirttiği, davalı sigorta şirketinin, davacıda meydana gelen zarardan, TTK'nın 1409/1, 1473/1, 1478, 1484/1. maddeleri ve ZMMS poliçesi kapsamında poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, belirlenen zararın limit içinde kaldığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/583, K. 2022/973, 29 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama