KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2022
- Esas no
- 2020/678 Esas
- Karar no
- 2022/1003
- Hakim
- ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ..
- Davalı
- ... - ....
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/10/2020
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- ..
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sinemacılık faaliyetleriyle uğraştığını ve kendi işlettiği sinemalarında reklam hizmeti verdiğini, davalı ile aralarında hizmet alım-satımı sağlanması amacıyla ticari ilişki kurulduğunu ve bu ilişkiye istinaden müvekkili şirketin sinema salonlarında davalı şirketin ...'ya ait reklam filmlerinin gösterime sunulduğunu, davalının oluşan ticari ilişki neticesinde borçluya gönderilen faturaların vadesinde ödenmediğini, bu nedenle bakiye 10.000,00 TL
tutarındaki borcu derhal ödemesi gerektiğini defalarca sözlü ve yazılı olarak ihtar ettiklerini, Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden cari hesaba istinaden ilamsız takibe geçildiğini, takibe itiraz edildiğini davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafından ileri sürülen itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilileri tarafından davacıya bu miktarda herhangi bir borcu olmadığını, Adana 13. İcra Müd. ... Es.
Sayılı dosyasından açılan ilamsız icra takibine borcun bulunmadığından takibe itiraz ettiklerini, ödeme emrine karşı yapılan itiraz sonucunda takibin durdurulduğunu, alacağın likit olduğunu, müvekkili şirketin takibe ilişkin haklı itirazlarına karşı kötü niyetli olarak açıldığını, davanın reddine karar verilmesini, davacı şirketin %20 den aşa+ğı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, takipte talep edilen faiz oranının çok yüksek şekilde belirtilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından açılmış olan icra takibinde yapılan hesaplamalar, faiz ve faiz oranları, gecikmiş taksit miktarlarının yanlış olduğunu,
müvekkili aleyhine gerçeği yansıtmayan gerçek olmayan bir alacak nedeniyle başlatılan icra takibi nedeniyle davacı şirketin %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki ihtilafın; cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak başlatılan Adana 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Davacı vekili icra takibine konu borç için dava öncesinde davalı ile yaptığı e mail yazışmalarını dosyaya ibraz etmiştir. Elektronik ortamda yazılan ve itiraza uğramayan mesajlar yazılı delil durumundadır. Bu elektronik ortamda gönderilen e maillerde, 23.10.2019 tarihli yazışmada, 14.160,00 TL lik ödememizi piyasanın malum durumu nedeni ile gerçekleştiremedik, açıklamasına yer verilmiştir.05.11.2019 tarihli yazışmada söz verdiğimiz halde ödememizi gerçekleştiremedik, 08.11.2019 tarihinde 14.160,00 TL lik faturamızın 4.160,00 TL sini aktardık şeklinde mesajlar yazılmıştır. Bu mesajlar borç ikrarı niteliğindedir. Davalı tarafın bu e maillere bir itirazı bulunmamıştır.
Davalı şirket her ne kadar icra takibine bildirdiği itirazlarında herhangi bir borcu olmadığını belirtmiş ise de, e maillerde borçlu olduğunu açıkça kabul etmiştir. İkrar niteliğinde bu beyanlar davalı taraf için bağlayıcıdır ve kesin delil niteliğindedir. Yine yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 28.09.2021 gün ve yine 16.09.2022 tarihli raporda, dava konusu faturanın davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğunu ve borç miktarının 10.000,00 TL olduğunu belirtmişlerdir. Davacı taraf 19.10.2021 tarihli dilekçesinin 2. Sayfasında takip sonrası davalının kendisine ödeme yaptığını belirtmiştir. Bu durum dahi davalının itirazlarının haksız olduğunu göstermektedir.
İtirazın iptali davasında, takip tarihi itibariyle davalının borçlu olup olmadığı ve bu tarih itibariyle itirazların haklı olup olmadığı konusunda karar verilmektedir. Takip tarihinden sonra yapılan ödemeler itirazın iptali davasının konusu değildir. Dava alacak davası olmadığı için davanın konusuz kalması da söz konusu değildir. Takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin dosyanın kapak hesabının çıkarılması konusunda icra müdürlüğünce dikkate alınması gerekmektedir. ( Yargıtay 19. Hukuk dairesinin 2011/ 977 E 2011/10973 K sayılı ilamı ve 2011/ 965 E 2011/ 10972 K saylı ilamları )
Takibe konu alacak davacı ve davalı taraf için likid olduğundan, inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu şartlarda davalının icra takibine yönelen itirazlarının haksız olduğu, daha sonra yapılan ödemelerin inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesine engel olmadığı, yapılan ödemelerin dosyanın icra müdürlüğünce infazı sırasında dikkate alınması gerektiği göz önünde bulundurularak davanın kabulüne ve inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/678, K. 2022/1003, 2 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama