KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/248 Esas - 2022/471
- Esas no
- 2021/248 Esas
- Karar no
- 2022/471
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- ... - ...
- Dava
- İtrazın İptali
- Dava tarihi
- 23/03/2021
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- ...
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itrazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl borçlu ... Ltd. Şti ile 08.12.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını, bu kredi sözleşmesine davalının müteselsil kefil olduğunu, borcun vadesinde ödenmediği için hesabın kat edilerek davalılara ihtar gönderildiğini, borcun ihtara rağmen ödenmemesi sebebiyle Adana 9. İc. Müd. 2019-... sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz ettiklerini, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmedikleri, kat edilen kredi borcunun kefalet imza tarihinden sonraki yıl olan 2015 yıllarına ait olduğunu, yeni çekilen kredilerde müvekkilinin kefalete dair imzasının bulunmadığını, davanın reddi ile davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA USULÜ
Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan 21.404,81 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; banka kredi sözleşmesine dayalı olarak açılan Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 07.01.2019 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 7.882,47 TL asıl alacak, 12.878,42 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 643,92 TL BSMV alacağına yıllık % 72,00 oranında, faiziyle tahsili talep edildiği, davalının işbu icra takibine itiraz ettiği, takibin itarezen durdurulduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur.
İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları hususun; takibe konu kredi miktarları kadar borcun bulunup bulunmadığı borç var ise miktarı hususunda toplandığı görülmüştür.
Genel Kredi Sözleşmesi, hesap özetleri, gönderilen ihtarname, asıl borçlu şirkete dair özlüm dosyası dosyaya celp edilmiştir.
Davacı banka ile dava dışı ... .. Ltd. Şti arasında 08.10.2012 tarihinde 300.000,00 TL'lik genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmeye davalı ... ise müteselsil kefil olarak imza atmıştır. Bu sözleşmeler gereğince davalı asıl borçluya çek kredisi kullandırılmıştır. Davacı banka 25.05.2015 tarihi itibariyle hesapları kat ederek 1 gün içerisinde borcun ödenmesini talep etmiştir. Asıl borçlu şirkete yapılan ihtar sonuçsuz kaldığından ve ifada gecikildiğinden bankanın davalı kefile başvurma hakkı doğmuştur.
Bankacı bilirkişi ... ile nitelikli hesap uzmanı Prof. Dr. ...'ın mahkememiz için verdiği raporunda özetle; davacı banka ile dava dışı ... .. Ltd.
Şti arasında 08.10.2012 tarihinde 300.000,00 TL'lik genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye davalı...'nun ise müteselsil kefil olarak imza attığını, bu sözleşmeler gereğince asıl borçluya davalının sorumluluğunda olan çek kredisi kullandırıldığını, davacı banka 25.05.2015 tarihi itibariyle hesapları kat ederek 1 gün içerisinde borcun ödenmesini talep ettiğini, kefaletlerin esasen ve limit olarak geçerli olduğunu, kat ihtarnemelerinin iade dönmesi sebebiyle davalı kefilin temerrüdünün icra takibi tarihi ile başladığını,
davalı kefilin aynı zamanda şirket ortağı olduğunu ve şirketten ayrılma tarihinin 10.07.2014 olduğunu ancak dava konusu edilen çek basım tarihlerinin ise 03.10.2013 ve 20.02.2014 olduğunu, dava dışı icra takibinin 18.09.2019 tarihinde başladığını, yapılan hesaplamalara göre davalının 7.840,00 TL asıl alacak, 6.868,15 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 343,41 TL BSMV alacağına yıllık %72,00 oranında temerrüt faiziyle borcun bulunduğunu rapor etmiştir.
Hazırlanan rapor taraflara tebliğ edilmiş; taraf vekilleri bilirkişi heyet raporuna itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... .. Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığı, davalınında işbu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiği, ihtarnamede verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine nakdi kredi alacaklarının tahsili için icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun dosya içerisindeki belgelerle uyumlu olduğu, kefalet sözleşmesinin ve kefaletin geçerli olduğu gözetilerek davanın kısmen kabulü ile alacağın likit olması da gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/248, K. 2022/471, 17 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama