KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/336 Esas - 2022/326
- Esas no
- 2021/336 Esas
- Karar no
- 2022/326
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
- Vekili
- Av.
Karar Metni
1.148 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
: 2-
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/04/2021
KARAR TARİHİ : 07/04/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/09/2006 günü Sürücüsü ’nın idaresindeki plakalı otomobil ile yanında müvekkilinin oğlu ... olduğu halde Tarsus-Adana arasındaki Tem otoyolunun Adana girişi kuzey turnike bağlantı yolu ile ... önüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek otomobilin devrilmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde müvekkilinin oğlu ... vefat ettiğini, davacının oğlunun desteğinden mahrum kaldığını beyan etmekle, 5.000 TL maddi tazminat her iki davalıdan 50.000 TL manevi tazminatı davalı ayhan Moralıdan tahsil italep edilmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta vekili savunmaları özetle Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkilleri nezdinde sigortalı olduğunu ve poliçe teminat tutarının 57.500,00 TL olduğunu, müteveffanın eşi ve annesinin destekten yoksun kaldığını, dava dışı eş ...” un Adana 2 ATM ... E sayılı dosya ile dava açtığını, mahkeme dosyası üzerinden alınan hesap raporunda dava dışı eş için 50.575,00 TL anne için 6.926 TL garame hesabı yapıldığını, dava dışı eşe ödenen tutar neticesinde arta kalan teminat tutarının 6.926 TL olduğunu, avans faizi talep edilemeyeceğini, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olamayacağını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmişlerdir.
DELİLLER
Kusur Durumu; Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26.07.2021 tarihli raporda 11.09.2006 günü saat 03:00 civarında meydana gelen trafik kazasının oluşumund: ... plakalı araç sürücüsü ...” nın % 100 oranında KUSURLU OLDUĞU, nüteveffa ...' in araçta yolcu olması nedeniyle kazaya etken kusurunun bulunmadığı, tespit edilmiştir.
Ekonomik ve Sosyal Durum Araştırmasında; Davacı ...' in; Çalışmadığı ve ev hanımı olduğu, iki torunları ile ikamet ettiği, herhangi bir gelirinin olmadığı, oğlu gelini ve ölen ...' in; Seyis olarak sigortasız çalıştığı, günlük yevmiye aldığı, bekar olduğu ve annesi kardeşleri ile birlikte yaşadığının bildirildiği, davalı ... sosyal ekonomik durum evli ve Üç cocuğunun olduğu, kiracı olarak oturduğu işsiz ailesinin yardımı ile geçindiği bildirilmiştir.
KABUL VE GEREKÇE
Maddi Tazminat Talebi Yönünden;
Davalı ... vekili dilekçesinde "...Davacı taraf ile sulhen anlaşmaya varılarak ödeme yapıldığından maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak şirketimiz hakkında dava konusuz kaldığından ‘’karar verilmesine mahal olmadığına’’ Şirketimizce yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden bu konuda lehimize hüküm kurulmasına yer olmadığına, Vekalet ücreti sulh dahilinde ödendiğinden karar verilmesine mahal olmadığına, dava masrafları da sulh dahilinde ödendiğinden yapılan dava harç ve masrafların davacı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini, saygılarımla arz, talep ve rica ederim..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin beyan dilekçesi ile "....mahkemeniz dosyasında davalı ...Sigortaya karşı taleplerimizden feragat etmekteyiz. Diğer davalı ... yönünden manevi tazminat talebimiz devam etmektedir..." şeklinde beyan dilekçesi sunmuştur.
Davacı vekili 07/04/2022 tarihli duruşmada imzalı beyanında "... biz dilekçemizi tekrar ederiz, maddi tazminatı gropama sigortadan aldık davalı ayhan moralıdan da maddi tazminat talebimiz yoktur, arabuluculuk ücretinin kim tarafından ödeneceğini mahkeme tarafından kim haksız çıkarsa ödeneceğine takdir edilsin., davalı ... karşı manevi tazminat talebimiz devam etmektedir..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nun 307. Maddesi gereğince, feragat talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçilmesidir. Aynı yasanın 309/2. Maddesinde; Feragatın hümük ifade etmesi için mahkemenin ya da karşı tarafın muvafatına ihtiyaç olmadığı belirtilmiştir. 311. Maddesi gereğince, feragat kesin hüküm gibi sonuç doğrur.
Açıklanan maddi tazminat davasının her iki davalı yönünden de feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi Tazminat Yönünden;
BK 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütülüğünün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerekir.
Doğaldır ki manevi tazminat için üzülme, elemin yoğunluk arz etmesi gerekir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır.
Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda; Davacı ölenin annesi olduğu, elem ve üzüntü duyduğu sabittir. Davacının duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/336, K. 2022/326, 7 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama