KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/480 Esas - 2022/541
- Esas no
- 2021/480 Esas
- Karar no
- 2022/541
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... LİMİTED ŞİRKETİ -
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ....LTD.ŞTİ. - ...
- Vekili
- ... - ...
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 30/06/2021
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- ...
Karar Metni
1.115 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan ticari satımdan kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketin bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkil şirkete vadesinde ödenmemiş 26.368,31 TL borcu bulunduğunu, Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2018/...
E. Sayılı dosya ile davalı şirket aleyhine 31/07/2018 günü icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazını müteakip icra takibinin durduğunu, itirazın iptali için müvekkil adına dava açılmış ise de iş bu dava müvekkilin o dönem ki vekilinin davayı takip etmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, itirazın iptali davası açmak da 1 yıllık süreye tabi bulunduğundan ve sürenin geçirilmiş olmasından dolayı alacak davasını açtıklarını, dava konusu alacağın iki taraf arasında gerçekleşen ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacak olduğunu,
05/07/2018 tarihli cari hesap ekstresindeki bakiye alacak miktarının 26.368,31 TL olduğunu, 26.368,31 TL alacağın ilk takip tarihi olan 31/072018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılamaya giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği davaya konu alacak zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı defi nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacının açılan işbu dava yoluyla talep ettiği alacak muaccel olmadığını, davacı tarafça cari hesap ödeme döneminden önce ilk olarak icra takibi yapıldığını, sonrasında itirazın iptali davası açıldığını ve dava takip edilmeyerek açılmamış sayılmasına karar verildiğini, daha sonra ise işbu davanı açıldığını,
Davacı tarafın açtığı itirzaın iptali davasında dava dilekçesinde iddia ettiği ve takibe ve işbu davaya dayanak olarak kullanmış olduğu mutabakat müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, TTK m.625 gereğince mutabakat imzalayacak kişi limited şirketin müdürü veya temsil yetkisine sahip biri olması gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde icra takibinin başlatıldığı tarihten itibaren haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı reeskont faizi istemiş olup taraflarınca kabulü mümkün olmadığından istenen faiz ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini,
tüm bu sebeplerle cari hesap ödeme döneminden önce muacceliyet gerçekleşmeden ve yetkisiz kimse tarafından imzalanan mutabakat dayanak gösterilerek açılan dava usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız, ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı, davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA USULÜ
Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan 26.368,31 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları hususun; cari hesap ilişkisi iddiasıyla davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.
Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının, davalı aleyhine 02.08.2018 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 26.368,31 TL asıl alacak, 197,22 TL faiz olmak üzere toplamda 26.565,53 TL alacağa takip tarihinden itibaren %10,50 ticari faiz uygulanarak tahsili talep edildiği, davalı tarafın işbu icra takibine borca itiraz ettiği, takibin itirazen durdurulduğu, davacı tarafın Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/... E. 2019/... K. sayılı itirazın iptali davası açtığı, davanın takipsiz bırakılması sebebiyle 10.09.2019 tarihli davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin zamanaşımı itirazı genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl dikkate alınarak reddedilmiştir.
Taraf vekillerine HMK 222 gereği ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla gerekli ihtarat yapılmış, taraf vekilleri ticari defterlerinin bulunduğu yerleri mahkemeye bildirmiştir.
Mahkememizce hesap yönünden davacı ve davalı defterleri hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından 01.04.2019 tarihli rapor ile; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin bulunduğunu, her iki taraf defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu ve bu haliyle delil niteliği taşıdığını, dosya kapsamına göre davacının davalıdan 26.136,60 TL alacaklı gözüküldüğünü, davalı hakkında icra takip tarihi olan 02.08.2018 tarihinin faiz başlangıcı kabul edilebileceğini, takdirin mahkemede olduğunu rapor etmiştir.
Davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Alacak davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Davalı tarafın mutabakat formundaki imzaya itiraz etmiş olsa da; bilirkişi tarafından yapılarak mahkememizin kabul gördüğü hesaplama tarafların ticari defterleri üzerindeki bakiye hesap olması sebebiyle itirazlar kabul görmemiş, davalı taraf ticari defterlerdeki bakiye alacağın ödemesine ilişkin ödeme yapıldığını ispatlayamamıştır. Davalı tarafa yemin deliline açıkça dayanmadığından yemin deliline başvurma hakkı hatrılatılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; dava konusu borcun ticari cari hesaptan kaynaklandığı, davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edilmesi, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda 26.136,60 TL alacağın tespit olunması, bilirkişi raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğu, faiz başlangıç tarihinin ilk icra takibi tarihi olması gerektiği, tarafların tacir olması nedeniyle bakiye bedele avans faiz uygulanmasına karar verilip davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/480, K. 2022/541, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama