KÜNYE
T.C. Adana
- Mercii
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2023
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/525 Esas - 2023/380
- Esas no
- 2021/525 Esas
- Karar no
- 2023/380
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... A.Ş. - ...
- Vekilleri
- ... - ...
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 03/12/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesi özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu ...
Ltd Şti 'deki 125.000,00 TL sermaye karşılığı 2500 adet payını hukuki ve mali yükümlülüklerini ...'e devrettiğini,24/01/2018 tarihli Genel Kurul kararında ortaklar kurulunca devre yönelik karar verildiğini, Kayseri 1. Noterlik Makamı'nca hisse devrinin belgelendiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde bu durumun ilan edildiğini, tüm bu devir işleri neticesinde şirket ile bağlantısının kesildiğini,söz konusu borcun şirketin ortağı olduğu dönemlerde şirket ana sözleşmesi gereğince şirketin çektiği kredilerde ortak ların kefil olarak gösterildiği borçlar olduğunu,
davalı banka tarafından müvekkilinin icra tehditi altında olduğunu bu nedenlerle müvekkili aleyhine icra takibine başlanılmaması için İİK 72/2 madde gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ile 05/12/2016 tarihinde 300.000,00 TL limitli ve 26/04/2017 tarihinde 410.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmelerinde müteselsil kefil sıfatı bulunduğunu, noter tasdikli hisse devir sözleşmesi ile şirketteki payını devrederek ortaklıktan ayrıldığını, bu sebeple şirketin kullanacağı kredilerde kefil olarak sorumlu olmaması gerektiğinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, genel kredi ve teminat sözleşmesi ile Adana mahkemelerinin yetkili kılındığını, davanın reddi gerektiğini, davacının menfi tespit açmakta hukuki yararının bulunmadığını,
davacının icra tehdidi altında bulunmadığını ayrıca müteselsil kefaletinin hukuken geçerli olduğunu, davacının pay devrinden önce akdedilmiş genel kredi ve teminat sözleşmesinden doğan sorumluluğunun devam ettiğini, aksi yönündeki iddialarının kabul edilemez olduğunu, davacının kefalet sözleşmeleri tahtında çek risklerinin devam ettiğini, GKTS tahtında verilen ... karttan kefaleten sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenlerle davanın ilk olarak usulden reddine, aksi halde hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 08/04/2021 tarih, 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilmiş olup, dosya mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacıların şirket hisse devri yapmaları sebebiyle şirket banka kredilerinden ötürü davalı bankaya karşı borçlu olunmadığına dair açılan menfi tespit davası olduğu anlaşıldı.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Kefaletin sona ermesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 599 hükmünde düzenlenmiş olup, bir şirketteki hisselerin devredilmiş olmasının kefaleti sona erdiren bir durum değildir.
Davacı ...'in kefil sıfatıyla imzası bulunan 13.05.2014, 29.04.2016, 05.12.2016 ve 25.04.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılmış olan krediler sebebiyle borçlu olmaya devam edeceği ancak kefaleti olmayan 20.06.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan krediler sebebiyle sorumlu olmayacağı kanaatine varılmıştır.
Davacı ...'in kefil sıfatıyla imzası bulunan 13.05.2014, 29.04.2016, 05.12.2016 ve 25.04.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılmış kredi borçlarının ödenmiş olduğu tespit edilmiştir.
07.02.2019 tarihinde kullandırılan kredinin davacının kefaleti olmayan 20.06.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullanıldığı, 07.12.2021 tarihli itibariyle kredi riskinin 35.809,30 TL olmakla birlikte davacının bu krediden dolayı kefil sıfatıyla sorumlu olmayacağı anlaşılmıştır.
... nolu 2.225 TL sorumluluk bedelli çekin sorumluluk süresinin 26.04.2021 tarihinde sona erdiği, davalı bankanın sorumluluğu sona erdiğinden davacı kefilin de sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır.
Ticari kredi kartı için ayrı kredi sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmelerde davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı, bu sebeple ticari kredi kartı borcu sebebiyle de davacının kefil sıfatıyla sorumlu olmayacağı kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla dava tarihi itibariyle herhangi bir icra tehdidi altında olmayan davacının eldeki davaya açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/525, K. 2023/380, 19 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama