KÜNYE
"Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2023
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/770 Esas - 2023/352
- Esas no
- 2021/770 Esas
- Karar no
- 2023/352
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- ... - ...
- Davalı
- 1- ... - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalılar
- 2- ... - ...
Karar Metni
1.805 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
3- ... - ... 4- ... - ... 5- TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... 6- .... A.Ş. - TASFİYE MEMURU: ... - ...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/10/2021
KARAR TARİHİ : 18/07/2023
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi ... için 04/12/2019 tarihinde 55.768,29 TL tazminat ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 35.198,36 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını,
taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması,
asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 35.198,36 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususlar, deliller, olaylar yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı taraf, iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olduğunu, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, delillerinin toplanmasına karar verilerek ilgili yerlere müzekkere yazılmasını ve keza haksız ve mesnetsiz açılan davanın müvekkili şirket yönünden reddi ile yargılama giderleri ve davacı üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekâlet ücretine karar verilmesini arz ve talep ederim
Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edilmiş olduğu, bu davalıların dosyaya cevap dilekçesi sunmamış oldukları görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'ın davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 35.198,36 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 20/05/2022 tarihli raporunda; Dava dosyası ve ekleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 04/12/2019 tarihinde yapılan 55.768,29 TI.'lik ödemeye ilişkin olarak ... Ltd. Şti.7.815,37 tam nispette, .... Ltd Şti. 1.815,69 TL tam nispette, .../... 2.407,77 tam nispette olduğu, .../... 7.203,56 TL tam nispette, ... 11.999,36 TL tam nispette, 5.998,68 TL yarı nispette, ... 1.736,75 TL tam nispette olmak üzere toplamda 32.978,50 TL olduğunu belirtmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları üzerine dosya ek rapor aldırılmak üzere yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen 09/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Dava dosyası ve ekleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 04/12/2019 tarihinde yapılan 55.768,29 TL'lik ödemeye ilişkin olarak ... Ltd. Şti. 7.387,59 tam nispette, .... Ltd Şti. 1.716,31 TL tam nispette, .../... 2.275,97 tam nispette olduğu, .../ ... 6.809,27 TL tam nispette, ... 11.342,56 TL tam nispette, 5.671,28 TL yarı nispette, ... 1.641,69 TL tam nispette olmak üzere toplamda 31.173,39 TL olduğunu belirtmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması,
asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı,dosya içerisinde davacı kurum ile davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu,
yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını iş bu yüklenicilere rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmıştır.
Kaldı ki; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında yapılan sözleşmede sorumluluğun yarı yarıya olacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmuyorsa, bu durumda da tam sorumluluk hususunun geçerli olacağı mahkememizce kabul edilmiş.
(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933 Esas, 2021/2926 Karar sayılı ilamı, Adana BAM 9.H.D'nin 2020/327 Esas, 2022/583 Karar sayılı ilamı vb.) dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli 09/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının 04/12/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle; ... Ltd. Şti. 7.387,59 tam nispette, .... Ltd Şti. 1.716,31 TL tam nispette, .../... 2.275,97 tam nispette olduğu, .../... 6.809,27 TL tam nispette, ...
11.342,56 TL tam nispette, 5.671,28 TL yarı nispette, ... 1.641,69 TL tam nispette olmak üzere toplamda 31.173,39 TL davacı idarenin davalılardan alacağının olduğu kanaatine varılmış, buna göre açılan davanın kısmen kabulü ile. 6.809,27 TL'nin 04/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... A.Ş 'den alınarak davacıya verilmesine, 11.342,56 TL'nin 04/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...
Ltd.Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 1.641,69 TL'nin 04/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 1.716,31 TL'nin 04/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Ltd.Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 7.387,59 TL'nin 04/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...
Ltd.Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 2.219,86 TL'nin 04/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
5070 SAYILI YASA HÜKÜMLERİ UYARINCA ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/770, K. 2023/352, 18 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama