KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2022
- Esas no
- 2021/937 Esas
- Karar no
- 2022/163
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ....
- Dava
- Zayi Belgesi Verilmesi
- Dava tarihi
- 01/11/2021
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 29/11/2021 günü, saat 17:45 sularında kendisinin dışarda olduğunu, o sırada ... Mah. ... Sk. No:... .../ Adana adresinde hırsızlık olayı gerçekleştiğini, maddi varlıklarının ve şirketine ait yevmiye, defteri kebir, envanter, genel kurul karar defteri, ortaklara pay defteri, alış ve satış faturaları, koçanları, banka dekontlarının çalındığını, çalınan bu evraklar yönünden zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davanın TTK'nın 82/7. maddesine dayanan tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaı nedeni ile zayi belgesi verilmesi isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
6102 sy. TTK'nun 64 ve 65. maddelerinde; tacirlerin defter tutma yükümlülükleri, hangi defterleri nasıl tutmaları gerektiği düzenlenmiş, Aynı yasanın 82. maddesinde ise saklanması gereken defter ticari belgeler ile saklama süreleri belirlenmiştir. TTK nun 82/5 maddesi gereğince saklama süresi 10 yıldır. 253 sayılı VUK'nun 253. maddesinde ise; "Bu Kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar." düzenlemesi mevcuttur.
TTK'nın 82/7 maddesinde tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde zayi belgesi verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Tacir, basiretli bir tacir olarak ticari defter ve belgelerini özenle saklamak zorundadır. İlgili maddede ziya sebepleri tahdidi olarak sayılmamış olmakla birlikte tacirin kendisine kusur izafe edilemeyecek, irade dışında meydana gelen olay nedeniyle meydana gelmesi gerektiği, ziyanın tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklanmamış olması gerektiği açık olup, tacirin zayii sebebini hangi olaya dayandırırsa dayandırsın öncelikle zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın olağan akışına açıkça aykırı düşmemesi gerekir.(Yargıtay 11.HD'nin 2016/6084 Esas, 2018/155 Karar sayılı ve 10/01/2018 tarihli kararı)
6100 sayılı HMK 382/1-e,1 maddesinde yer alan “Ticari Defterlerin Zıyaı Halinde Belge Verilmesi”ne ilişkin davalarda zayi olayını ispat yükünün davacıda olduğu, davacının aynı zamanda zayi edilen belgelere ait bilgileri de açık bir şekilde sunması/ispatlaması gerektiği (6100 sayılı HMK madde 190) açıktır.
Tüm bu nedenlerle, somut olayda davacı tarafça; maddi varlıklarının ve şirketine ait yevmiye, defteri kebir, envanter, genel kurul karar defteri, ortaklara pay defteri, alış ve satış faturaları, koçanları, banka dekontlarının çalındığını belirtilerek , kaybolan evraklar için zayi olduğuna dair mahkemeden karar istenildiği anlaşılmış olup, davacının dava konusu ettiği maddi varlıklarının ve şirketine ait yevmiye, defteri kebir, envanter, genel kurul karar defteri, ortaklara pay defteri, alış ve satış faturaları, koçanları,
banka dekontlarının hırsızlık suçunun olduğu yerde bulunduğu ve bu belgelerin çalındığı yönünden dosyaya yalnızca 29/11/2021 tarihli tutanak dışında başkaca delil ibraz edilmediği gibi, tacirin gerekli dikkat ve özeni gösterdiği husunda mahkememizde yeterli kanaat da oluşmadığı anlaşıldığından TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen şartların oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/937, K. 2022/163, 22 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama