KÜNYE
"Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/430 Esas - 2022/780
- Esas no
- 2022/430 Esas
- Karar no
- 2022/780
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
2.659 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
: 2- ... - ... : 3- ... ... : 4- ... - ...
: 5- ... - ... VEKİLLERİ : ... - ...
DAVALI
... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 24/12/2020
KARAR TARİHİ : 29/09/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonucunda verilen 25/11/2021 tarih 2021/... Esas 2021/... Karar Sayılı kararın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 04/02/2022 tarih 2022/... Esas-2022/... karar sayılı ilamı ile mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesi sonucunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin ... TC Kimlik numaralı ...' ün ateşli silah ile öldürülerek 21/07/2016 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin murisi ...' ün sağlığında aynı zamanda davalı şirket acentesi olan ... Adana ... Şubesi'nden, ... ve ... Bankalarından krediler kullandığını, ... ve ... Bankalarından kullanılan krediler için düzenlenen sigorta teminatlarının ... A.Ş. İle ...
A.Ş. tarafından 2006 yılında bankaya ve müvekkili mirasçılara ödendiğini, müvekkilleri tarafından aynı zamanda şirket acentesi olan ... Adana ...
Şubesi' ne müracaat ile murisin diğer bankalardan çekmiş olduğu krediler nedeniyle sigortaları olduğunu, diğer bankalardaki kredi borçlarının sigorta poliçelerinden karşılandığı belirtilerek murisin sigorta poliçeleri olup olmadığı sorulmuş ise de sigorta poliçelerinin varlığının müvekkilinden gizlendiğini, davalı şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açılarak ... poliçe numaralı poliçeden kaynaklı müvekkillerine varis ödeme ibranamesi gönderildiğini, poliçenin ellerinde olmadığından bahisle gönderilemediğinin ibranamede belirtildiğini, poliçeyi göremeyen müvekkillerinin ibranameyi imzaladıklarını ve ödemeyi almadıklarını,
murisin eşi ... tarafından 14/08/2020 tarihli dilekçe ile ... Adana ... Şubesi' ne müracaat edilerek kredi teminatı sigorta poliçelerinin birer sureti talep edilmiş ise de başvuruya cevap verilmediğini, davacı müvekkilleri murisin ... müşteri numaralı ... ile davalı şirket arasında davalı şirket acentesi ... Adana ...
Şubesi vasıtası ile murisin vefat tarihinde yürürlükte bulunan ..., ..., poliçe numaralı iki adet hayat sigortası ..., ..., ..., ... ve ... poliçe numaralı 5 adet kaza sigortası poliçeleri düzenlendiğinin öğrenildiğini,
murisin ölümü nedeniyle sigorta sözleşmeleri ile teminat altına alınan rizikonun gerçekleşmiş olduğundan poliçe numaraları belirtilen ve bilmedikleri diğer sigorta poliçelerinden kaynaklı vefat teminatların davacı mirasçıların veraset ilamındaki payları oranında davalıdan tahsili için dava açmak gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkillerinin murisi ...' ün vefat tarihinde yürürlükte bulunan ..., ..., poliçe numaralı iki adet hayat sigortası, ..., ..., ...,
... ve ... poliçe numaralı 5 adet kaza sigortası poliçesi olmak üzere toplam 7 adet poliçeden kaynaklı ve tarafınca tespit edilemeyen yargılama sırasında tespit edilecek poliçelerden kaynaklı şimdilik 112.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile mirasçılık belgesindeki payları oranında davacı müvekkillerine ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca davacı vekili tarafından 10/08/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile ıslah talebinin kabulüne ve müddeabinin birleştirilmesi sonucu davanın kabulüyle; (davacı eş ... için 130.750,00 TL, davacı müvekkil çocukların her biri yönünden 49.031,25'şer TL) olmak üzere toplam 473.968,75 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkillerine ödenmesine;
yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... numaralı Üretici Kart Hayat Sigortası Poliçesi, ... numaralı Çiftçim Güvende Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi, ... numaralı ... Güvende Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi, ... numaralı Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi, ... numaralı Ferdi Kaza Sigortası poliçesinde ... ...
Şubesi’nin dain-i mürtehin kaydı bulunmakta olup, teminata hak kazanılması halinde sigorta bedelinden öncelikli olarak yararlanacak olan dain-i mürtehin alacaklısının ... A.Ş. olduğunu, buna göre; anılan tazminata ilişkin hak sahibi bankanın muvafakati olmaksızın sigortalının doğrudan doğruya poliçeden doğan hakları talep hakkı bulunmadığını, somut olayda poliçede ... A.Ş. ...
Şubesi’nin dain-i mürtehin kaydı bulunduğundan, davacının açmış olduğu iş bu davaya, poliçelerde hak sahibi olan bankanın (...
A.Ş.) muvafakat edip etmediğinin sorulmasını, ilgili bankanın tazminatın başvuru sahibine ödenmesine açık ve yazılı muvafakati bulunmaması halinde, davanın bu poliçeler kapsamında reddedilmesini talep ettiğini, davacılardan ...'ün davacı vekiline vermiş olduğu vekaletname tarihinin 15.12.2020 tarihli olup, arabuluculuk başvuru tarihinin 13.11.2020 olup son görüşmesi ise 04.12.2020 tarihinde yapıldığını, bu sebeple ... adına arabuluculuğa başvurma yetkisi yok iken başvuru yapıldığını, ... tarafından bir başvuru yapılmadığı gibi görüşmelere de katılmadığından ... açısından arabuluculuk şartının sağlanmadığının açık olduğunu,
bu sebeple ... açısından dava şartı sağlanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın müteveffaya ait ..., ..., ..., ... ve ... poliçe numaralı 5 adet kaza sigortası poliçelerinin teminat bedellerinin ödenmesini talep ettiğini, ancak müteveffanın söz konusu poliçelerin teminat bedellerine hak kazanmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından söz konusu poliçelere ilişkin varislere ödeme yapılmak istenilmiş olup ödeme yapılamadığını,
davacılar tarafından müvekkili şirkete ilgili poliçelerin teminat bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından ilgili değerlendirmeler yapıldıktan sonra banka borcu olmaması sebebiyle ödeme ibranameleri hazırlanarak varislere gönderildiğini, gönderilen ibranamelerde de görüleceği üzere ödemenin yapılması için ibranamelerin imzalanması, ödemenin yapılması istenilen banka ve IBAN numarasının yazılması,
kimlik fotokopilerine ihtiyaç duyulduğunu, ayrıca hayat sigortası tazminatlarının veraset ve intikal vergisine tabi olması nedeniyle, ibranameler ile beraber vergi borcu yoktur yazısının da alınması gerektiğini, ancak varisler tarafından ödemenin yapılacağı banka hesap bilgisi ve vergi borcu yoktur yazıları gönderilmediği için müvekkili şirket tarafından ödeme yapılamadığını, davacı tarafın sonuç ve talep kısmında temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talep ettiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşebilmesi için, başvuru ile tüm belge ve delillerin müvekkili şirkete gönderilmesi,
yapılacak incelemenin tamamlanması ve buna rağmen ödemenin yapılmamış olması gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan başvuruya bakıldığında ise sadece ... ve ..., ... ve ... adına yapılmış olup bu başvuru üzerine de istenilen evrakların müvekkili şirkete gönderilmediğini, bu sebeple ..., ..., ... ve ... için temerrüt oluşmamış olduğunu, diğer davacıların ise müvekkili şirkete başvuru yapmadıkları için müvekkili şirketi temerrüte düşürmediğini beyan ederek müteveffa ...'ün vefat ettiği olay yerine silah getirttiği,
oğluna hedef gözetmek suretiyle ateş ettirdiği ve kendisinin de silahla öldürmek kastıyla ateş ettiğinin mahkemece tespit olması nedeniyle, ferdi kaza sigortasında kapsam dışı kabul edilen "cürüm ve cinayet işlemek veya bunlara teşebbüste" bulunması sebebiyle ferdi kaza sigortası teminatlarından yararlanamayacağını, yine müvekkili şirketin müteveffanın hayat sigortası poliçeleri teminatlarının ödeme niyeti bulunmasına rağmen ve defalarca ödeme yapabilmek için banka hesap bilgisi ve vergi dairesinden alınan yazıyı istemesine rağmen, davacıların gerekli bilgi ve belgeleri vermemeleri ve hatta imtina etmeleri nedeniyle ödeme yapılamadığından,
hayat sigortaları teminatları için dava açılmasına sebebiyet verilmemesi nedeniyle müvekkili şirket aleyhinde faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Açılan davanın, hayat sigortası ve ferdi kaza sigorta poliçelerine dayalı alacak talebine ilişkin olduğu, davacıların murisi ...'ün vefat tarihinde yürürlükte bulunan ..., ... poliçe numaralı iki adet hayat sigortası ile ..., ..., ..., ... ve ... poliçe numaralı 5 adet kaza sigortası poliçesi olmak üzere toplam 7 adet poliçeden kaynaklı tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talebi ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama neticesinde Mahkememizce her ne kadar dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Adana Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna, Adana 3. Tüketici Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı meydana geldiğinden, mahkememizin kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi' ne gönderilmesine dair hüküm kurulmuş ise de;
davacı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine dosya Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 26/04/2022 tarih 2022/... esas 2022/... karar sayılı kararı ile "uyuşmazlığın Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekeceğinden yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerektiği, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemesi" nedeni ile hükmün istinaf eden davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile mahkememizce verilen karar kaldırılmış, dosya mahkememize gönderilmiş, yargılamaya devam olunmuştur.
Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/... Esas, 2019/... Karar sayılı, 18/10/2019 Tarihli ilamı dosya içine celp edilerek, dosya incelenmiştir.
Davacı tanığı ... duruşmada alınan beyanında aynen; "..davacıların murisi ablamın eşi olur, murisin vefatında sonra resmi işlemlerin takibi açısından ablam ...'ten vekalet alarak resmi işlemleri bizzat ben yaptım. Bunla ilgili vergi dairesi yazışmaları olsun, veraset ilamı olsun, Bankalarla ilgili resmi işlemlerle ablamla biz yürüttük, bireysel emeklilik ile ilgili ödemeleri de aldık, ... ile ilgili işlemleri de ablam ... ile birlikte yürüttük, ben muhasebeci olduğum için bankaların sigorta yapmadan kredi kullandırtmadıkların bildiğim için, ...'ta ilgiliden bu durumu sordum, o da hayat sigortasının da kredisinin de olmadığını söyledi" şeklinde beyanda bulunmuş,
Davacı tanığı ... duruşmada alınan beyanında aynen; "..davacıların murisinin ağbisi ...'ün fabrikasında mali müşavir olarak çalışıyordum. Davacıları bu sebeple tanırım. Murisin vefatından sonra ...'tan bizi aradılar, murisin bir kısım borçlarının ve ipoteğinin olduğunu söylediler, murisin başka bankalara olan bir kısım borçları da vardı onları sigortaları aracılığıyla ödedik, ancak ...'tan bizi devamlı aradıkları için ...
Bey benim gidip banka ile görüşmemi istedi. ...'a gidip müdür beyle görüştüm. Kendisi bana murisin sigortasının masraf olmasın diye yapılmadığı, bu nedenle borçları bizim ödememizi söyledi.
Sonrasında borçlar için bankanın avukatı aracılığı ile yapılandırma yaptık, bir dönem ekonomik sıkıntılarla bir kısmını ödeyemediğimiz için yapılandırma yenilendi, sonrasında borcun tamamını ödeyip kapattık, parayı ... adına yatırıyorduk, ordan kesiliyordu, borcun tamamı kapandıktan sonra, bankadan beni aradılar, 620 küsür bin lira sigortadan size para geliyor dediler, bankaya gelmeniz gerekiyor dediler, ben de bankaya gittim, paranın ...'ün sigorta parası olduğunu söylediler, banka bana yanlışlık olduğunu, bu paranın ödeneceğini söylediler, ben de bu hususta bana belge vermelerini söyledim.
Belge veremeyeceklerini ancak mesaj atacaklarını söylediler, telefonumun Watsap bölümüne İstanbul'dan direk ... ... şubesine gelen mesajı bana gönderdiler, gelen mesaj tahminimce bir, bir buçuk yıl önce gelmişti" şeklinde beyanda bulunmuş,
Davacı tanığı ... ... duruşmada alınan beyanında aynen; "davacıların murisi ... benim arkadaşımdı, rahmetli olmadan önce ticari bir ortaklık konusunda da anlaşmıştık, olay günü sabah onda murisi evinden aldım. Olay anına kadar birlikteydik, buna ilişkin Ceza dosyasında da tanıklık yapmıştım, oradaki beyanlarım geçerlidir, biz ortaklıktan dolayı kırmızı lahana ekmek için tohum alacaktık , o sebeple buluştuk, tohumcuyu da aradık, biz çay bahçesinde otururken saat dört , dört buçuk gibi kendisi beni adanaya bırak dedi. Her işimizi halletmiştik, beni köye bırak dedi, tam köye bırakırken ...'ta geldi. Birlikte gittik, murisin ne bu olaydan haberi vardı, ne de herhangi bir hazırlığı vardı, tamamen habersiz bir şekilde gerçekleşti" şeklinde beyanda bulunmuş,
Davacı tanığı ... duruşmada alınan beyanında aynen; "davacıların murisi ... kirvem olur, bu nedenle davacıları da tanırım. Olay günü ben ...nin yanındaydım. ... beyle çay bahçesinde oturuyorlardı. Beni de aradı , ben de gittim. Birlikte çay içtik eve gitmek için kalktık, evnini yanındaki kavşakta ...yi bıraktık, biz 500 m. kadar ilerde bulunan kavşağı tekrar dönüp gelirken bir kalabalık gördük, kaza mı oldu diye sorduğumuzda ...'nin vurulduğunu söylediler, Olayın üzerine ilk giden biz idik, ceza dosyasındaki beyanlarımı aynen tekrar ederim. ... olay yerine giderken hiçbir şeyden haberi yoktu, herhangi bir önleyici silah ve başka bir teçhizatı yoktur, olay birden bire gelişti" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyaya ibraz edilen hükme esas almaya elverişli bilirkişi heyetinin 29/07/2022 tarihli raporunda; dava konusu vefatın ferdi kaza poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı hususundaki hukuki nitelendirmenin münhasıran mahkemeye ait olduğunu, eğer teminat kapsamında kaldığına kanaat getirilir ise mirasçılardan sağ kalan eş ... için 102.750 TL, sağ kalan her bir çocuk için 38.531,25 TL ödenmesi gerekeceğini, Hayat sigortaları açısından alacağın muacceliyeti hususunda takdir mahkemede olmakla birlikte,
davacıların ibraname imzalamaktan imtina etmesinin muacceliyete etki etmediği düşünülmekte ise dikkate alınmak üzere ... numaralı ... yıllık Hayat Sigortası Poliçesi nedeni ile davacılardan ... için 25.000 TL diğer davacı çocukların her biri için 9.375 TL ödenmesi gerekeceğini, ... numaralı Üretici Kart Hayat Sigortası Poliçesi nedeni ile davacılardan ... için 3.000 TL, diğer davacı çocukların her biri için 1.125 TL ödenmesi gerekeceğini, temerrüt tarihinin 22.06.2020 olarak dikkate alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Dava, ferdi kaza ve kredi hayat sigortasından kaynaklanan alacak davası olup, davacı taraf rizikonun gerçekleştiğini ve teminat kapsamında olduğunu iddia etmekte, davalı taraf ise ferdi kaza sigortaları açısından olayın rizikonun teminat kapsamında olmadığını savunmaktadır.
Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 2.maddesinde; "..bu poliçedeki Kaza tabirinden maksat ani ve harici bir hadisenin tesirile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalmasıdır" şeklinde düzenleme mevcut olup, 5.maddesinde ise; sigortadan hariç haller sayılmış olup; c) bendinde; "cürüm ve cinayet işlemek veya bunlara teşebbüs" düzenlenmiştir. Poliçe özel şartlarının ilgili hükmü ise şu şekilde düzenlenmiş olup; Sigorta Teminatı Dışında Kalan Durumlar; Savaş, cinayet veya teşebbüsü, sigortalının isteyerek kendini tehlikeye atması... sonucunda vefat veya bedenen zarar görmesi halleri teminat kapsamı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamı, toplanan deliller ve ceza dosyası içeriği incelendiğinde; mahkeme kararında üzerinde silah bulunmadığı ve herhangi bir ateşli silah kullanmadığı ifade edilen müteveffa ..., azmettiren olarak nitelendirilebilse ve bu anlamda kusurlu olsa da "cürüm ve cinayet işleyen veya bunlara teşebbüs eden kişi" olarak değerlendirilemeyeceği, buna göre teminat dışında kalan bir durumdan bahsedilemeyeceği mahkememizce kabul edilmiştir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2018/4897 Esas, 2020/4750 Karar sayılı, 13/07/2020 Tarihli ilamı vb.)
Tüm dosya kapsamından, davacıların murisi ... ile ...
A.Ş. arasında ... müşteri numarası ile Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacıların murisi ...' e kredi kullandırıldığı, müteveffa ...' ün mirasçıları olan davacıların söz konusu kredi kullanımı sebebi ile düzenlenen ferdi kaza ve hayat sigortaları poliçelerinden doğan alacaklar için iş bu davanın açıldığı, dosyaya ibraz edilen tüm deliller ve belgeler ile bunlara dayanılarak alınan hükme esas almaya elverişli bilirkişilerin heyet raporunda; eğer teminat kapsamında kaldığına kanaat getirilir ise mirasçılardan sağ kalan eş ...
İçin 102.750 TL, sağ kalan her bir çocuk için 38.531,25 TL ödenmesi gerekeceği, hayat sigortaları açısından alacağın muacceliyeti hususunda takdir mahkemede olmakla birlikte, ... numaralı sigorta poliçesi nedeni ile davacılardan ... için 25.000 TL diğer davacı çocukların her biri için 9.375 TL ödenmesi gerekeceği, ... numaralı üretici kart hayat sigortası poliçesi nedeni ile davacılardan ... için 3.000 TL, diğer davacı çocukların her biri için 1.125 TL ödenmesi gerekeceği belirtilmiş olup rapor hükme esas alınarak açılan davanın kısmen kabulü ile, davacılardan ... dışındaki diğer davacılar yönünden açılan davanın kabulü ile;
davacılardan ... lehine (8/32 miras payına karşılık) 130.750,00 TL, diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... lehine (3/32 miras paylarına karşılık) ayrı ayrı 49.031,25'er TL olmak üzere toplam 424.937,50 TL'nin temerrüt tarihi olan 22/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114.maddesinin 1.fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2.fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Yasal düzenlemeden dava şartlarının, bir davada bulunması gereken olumlu dava şartları ile bulunmaması gereken olumsuz dava şartları olarak ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamının davacı vekilinin dava dilekçesi ile yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda dava tarihi olan 24/12/2020 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, alacak davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı ... tarafından usulüne uygun olarak arabuluculuk kurumuna başvurulmaksızın eldeki davanın açıldığı, bu itibarla eldeki davada bu davacı yönünden dava şartının gerçekleşmediği,
anılan dava şartının dava açıldıktan sonra giderilebilecek dava şartı niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 115/1. ve 114/2.maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi hükümleri gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince iş bu davacı yönünden dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/430, K. 2022/780, 29 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama