KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2021
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/667 Esas - 2021/824
- Esas no
- 2021/667 Esas
- Karar no
- 2021/824
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/09/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/01/2022
Karar Metni
2.159 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkiline ait ... plakalı aracın 27/09/2016-217/09/2017 tarihleri arasında oluşacak zararlara karşı davalı ...
Sigorta A.Ş tarafından K-74012267-0-0 sayılı Tam Sigorta Kasko Poliçesi ile sigortalandığını, 23/06/2017 günü davalı ... yönetiminde ... plaka sayılı aracın müvekkilinin oğlu ... yönetimindeki ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, tarafların kendi arasında usulune uygun tespit tutanağı tuttuğunu, ... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı olduğunu ve davalı ...
Sigorta Şirketi'ne sigortalı olduğunu, aracın tamirat için servise çekildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş yetkilisi tarafından ...'ın aranarak aracın perte çıkacağının bildirildiğini, müvekkilinin aracın pert olacağını beklediğini ancak davalı ... Sigorta A.Ş tarafından zararının karşılanmayacağının bildirildiğini, bunun üzerine ...
Noterliğinin 14/08/2017 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtara cevap verilmediğini ve zararlarının karşılanmadığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araç rayiç değerine karşılık şimdilik 107.102,00-TL alacağın davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini, araçtan mahrum kalınmasıyla doğmuş olan zararın tazmini için şimdilik 3.000,00-TL'nin davalılardan müştereken alınarak müvekkiline verilmesini, noter masrafı olan 159.93-TL'nin ise davalı ...
Sigorta A.Ş'den alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta şirketi vekil cevap dilekçesinde özetle, davaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluk limitinin 33.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının sorumluluğu oranında olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle,müvekkili ...'a ait aracın ... Sigorta A.Ş tarafından kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, kasko poliçesi nedeniyle davanın ...
Sigorta A.Ş'ye ihbarını, davalı sigorta şirketlerinin davacının taleplerinin reddetmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili davalı ...'nın kanaatlerince tam kusurlu olduğunu, ancak mahkemenin kusur oranını tespit etmesini ve ardından hurda bedeli indirimden sonra tazmini gerekecek bedelin hesaplnasmı için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, kusur oranının tespitinden sonra müvekkili ...'nın tam kusurlu olduğu ortaya çıksa bile zarardan sigorta şirketlerinin sorumlu olduğunu, araçtan mahrum kalınması nedeniyle talep edilen tazminat talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıya ait aracın müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğunu, 23/06/2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının oğlu ...'ın karşı araç sürücüsü ile hiçbir fotoğraf çekmeden tutanağı tuttuğunu ve olaydan sonraki gün müvekkiline ihbarda bulunduğunu, müvekkillerine ait eksperin olay yerine geittiğini, kazaya şahit olan ....
Rezidance isimli sitenin güvenliği ile görüştüğünü ve iki tarafın da alkolllü olduğunu gördüklerini, bu nedenle sürücülerin aralarında tutanak tuttuğunu, kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiğini, davacının riziko sonrası beyan yükümlülüğünün ihlal ettiğini, davacının müvekkili şirketin rücu haklarını korumadığını, davacının gerçek zararını ispatlamakla yükümlü olduğunu, mahrumiyet zararının teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu kaza nedeniyle açılan hasar dosyalarının suretleri getirtilerek dosya içerisine alınmıştır.
Tarafların bildirmiş olduğu deliller toplandıktan sonra dosyanın üç kişilik kusur ve hasar bilirkişisi heyetine tevdi edildiği, söz konusu bilirkişi kurulu tarafındna hazırlanan 11/06/2018 tarihli rapora göre, davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin araç hurdası davacıda kaldığı gözetilerek 66.000,00-TL olduğu, araç mahrumiyet zararının ise 1.500,00-TL olduğu, davalı ...
Sigorta A.Ş'nin meydana gelen hasar bedeli olan 66.000,00-TL ile ihtarname gideri olan 159.93-TL'den ötürü sorumlu olduğunu, ancak araç mahrumiyetinden sorumlu olmadığını, davalı ...
Sigorta Şirketi'nin trafik sigorta poliçesine istinaden araç hasarı nedeniyle poliçe teminat tutarı olan 33.000,00-TL ile sorumlu olduğunu, ancak araç mahrumiyet zararından ötürü poliçe genel şartları gereğince sorumlu olmadığını, davalılar ... ve ...'ın araç mahrumiyet bedeli olan 1.500,00-TL'den müteselsilen sorumlu olduklarının rapor edildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, davacı tarafından davalılar aleyhine mevcut davanın açıldığı, davalı ... Sigorta tarafından söz konusu hasarın teminat dışı olduğu, araç sürücüsünün alkollü olduğu iddia edilmiş ise de bu iddialarını destekler mahiyette dosyaya delil sunulmadığı, bundan dolayı mahkememizce davalı ...
Sigorta'nın iddialarının yerinde olmadığı yönünde kanaatin oluştuğu sonrasında tarafların bildirmiş olduğu deliller toplandıktan sonra dosyanın üç kişilik kusur ve hasar bilirkişisi heyetine tevdi edildiği, söz konusu bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 11/06/2018 tarihli rapora göre, davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin araç hurdası davacıda kaldığı gözetilerek 66.000,00-TL olduğu, araç mahrumiyet zararının ise 1.500,00-TL olduğu, davalı ...
Sigorta A.Ş'nin meydana gelen hasar bedeli olan 66.000,00-TL ile ihtarname gideri olan 159.93-TL'den ötürü sorumlu olduğunu, ancak araç mahrumiyetinden sorumlu olmadığını, davalı ...
Sigorta Şirketi'nin trafik sigorta poliçesine istinaden araç hasarı nedeniyle poliçe teminat tutarı olan 33.000,00-TL ile sorumlu olduğunu, ancak araç mahrumiyet zararından ötürü poliçe genel şartları gereğince sorumlu olmadığını, davalılar ... ve ...'ın araç mahrumiyet bedeli olan 1.500,00-TL'den müteselsilen sorumlu olduklarının rapor edildiği, söz konusu raporun usul ve yasaya uygun olarak hazırlanması, denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce kabul görmüş olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ...
Sigorta arasında Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'nin bulunması, davaya konu aracın hususi araç olması, söz konusu K-74012267-0-0 nolu kasko poliçesinde davacının tüketici konumunda olması nedeniyle ... Sigorta yönünden açılan davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi kapsamında kaldığı, bundan dolayı ...
Sigorta yönünden açılan davaya görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği, yine davacının maddi tazminat talebinin 11/06/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre 66.000,00-TL yönünden kabulüne karar vermek gerektiği, söz konusu bedelin davalı ... ve Şafak'tan 23/06/2017 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise sigorta poliçesi limiti olan 33.000,00-TL ile sınırlı olmak koşuluyla 06/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsiline karar vermek gerektiği, yine davacının araç mahrumiyetine yönelik talebinin rapor doğrultusunda 1.500,00-TL yönünden kabulüne karar vermek gerektiği,
söz konusu bedelin davalı ... ve Şafak'tan söz konusu bedel yönünden temerrüt tarihi olan 06/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline karar vermek gerektiği anlaşılmış ve davanın kısmen kabulüne şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın Ankara Bölge Adliyesi 26.Hukuk Dairesi'nin 2019/830 Esas, 2021/1511 Karar sayılı ilamı ile ".....istinaf istemine konu karar incelendiğinde; Mahkeme tarafından, davalı ... Sigorta AŞ. yönünden, HMK'nın 114/1-c.ve 115/2.maddeleri uyarınca, davanın görev yönünden reddine dair karar, diğer davalılar yönünden kısmen kabule dair karar ile aynı anda verilmiştir. HMK 20.maddedeki düzenleme dikkate alındığında, davalı ... Sigorta AŞ yönünden verilen görevsizliğe dair kararın bu davalı yönünden dosya tefrik edildikten sonra verilmesi gerekirken, diğer davalılar yönünden verilen nihai karar ile aynı anda verilmesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yine, T.C. Anayasası'nın 36/1 maddesinde, "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" düzenlemesi yer almaktadır. 6100 Sayılı HMK'nun 27. maddesinde ise; "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür.
Adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulan yasal düzenlemelerden biri de, davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara tebliğine ilişkin düzenlemedir. 6100 sayılı HMK'nın 280/1. maddesi "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir" hükmünü içermektedir. Anılan tüm bu yasal düzenlemelerde, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup, tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, mahkemece yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.
Anayasanın 35. ve 36. maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca, taraflar dinlenilmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Aksi halde savunma hakkı kısıtlanmış olur. Yine, 6100 Sayılı HMK'nın 280. maddesi son cümlesi gereğince bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi, 281/1. maddesi hükmüne göre de; tarafların bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecek durumda olmalarının sağlanması gerekmektedir.
Somut olayda; kusur ve hasara ilişkin olarak üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 11/06/2018 tarihli bilirkişi raporu davalı ... Sigorta AŞ'ye tebliğ edilmemiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf isteminde, bu usulü eksiklik nedeni ile kararın kaldırılmasın talep etmektedir. Mahkemece, bu davalıya, kusur ve hasar raporunun usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek ve iki haftalık beyan süresinin dolması beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın savunma hakkını kısıtlayacak şekilde, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Bu gerekçeler ile; davacı vekili, davalı ... ve ... vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden yargılama yapıldıktan sonra bir karar verilmesi bakımından, HMK'nun 353/1-a-6.maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine....." şeklinde karar verildiği, dosyanın yeniden karar vermek üzere mahkememize gönderildiği, kaldırma sonrası mahkememizin yeni esasına kaydedildiği görülmüştür.
İstinaf'ın kaldırma kararı doğrultusunda mahkememizin 07/12/2021 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile davalı ... Sigorta yönünden açılan davanın mevcut dosyadan tefrik edildiği ve mahkememizin 2021/777 Esas, 2021/778 Karar sayılı dosyasına kaydedilerek görevsizlik kararı verildiği görülmüştür.
İstinaf'ın kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi raporu davalı ... Sigorta A.Ş'ye tebliğ olmuş, söz konusu sigorta şirketi tarafından rapora itiraz edilmiş, rapora itiraz mahkememizce yerinde görülmediğinden 28/12/2021 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereğince itirazı reddedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, mevcut tefrik kararından sonra dava değerimizin araç rayiç değeri olarak 107.102,00-TL ve araç mahrumiyet zararı olarak 3.000,00-TL olmak üzere toplam 110.102,00-TL olarak kaldığı, (Noter masrafı sadece ...
Sigorta A.Ş.'den istenildiğinden tefrik dosyasına gitmiştir.) bu çerçevede yapılan incelemede tarafların bildirmiş olduğu deliller toplandıktan sonra dosyanın üç kişilik kusur ve hasar bilirkişisi heyetine tevdi edildiği, söz konusu bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 11/06/2018 tarihli rapora göre, davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin araç hurdası davacıda kaldığı gözetilerek 66.000,00-TL olduğu, araç mahrumiyet zararının ise 1.500,00-TL olduğu, davalı ...
Sigorta Şirketi'nin trafik sigorta poliçesine istinaden araç hasarı nedeniyle poliçe teminat tutarı olan 33.000,00-TL ile sorumlu olduğunu, ancak araç mahrumiyet zararından ötürü poliçe genel şartları gereğince sorumlu olmadığı, davalılar ... ve ...'ın araç mahrumiyet bedeli olan 1.500,00-TL'den müteselsilen sorumlu olduklarının rapor edildiği, söz konusu raporun usul ve yasaya uygun olarak hazırlanması, denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce kabul görmüş olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde;
davacının maddi tazminat talebinin 11/06/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre 66.000,00-TL yönünden kabulüne karar vermek gerektiği, söz konusu bedelin davalı ... ve Şafak'tan 23/06/2017 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise sigorta poliçesi limiti olan 33.000,00-TL ile sınırlı olmak koşuluyla 06/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsiline karar vermek gerektiği, yine davacının araç mahrumiyetine yönelik talebinin rapor doğrultusunda 1.500,00-TL yönünden kabulüne karar vermek gerektiği,
söz konusu bedelin davalı ... ve Şafak'tan söz konusu bedel yönünden temerrüt tarihi olan 06/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline karar vermek gerektiği anlaşılmış ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/667, K. 2021/824, 28 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama