KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Asıl Davada;
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2023
- Esas no
- 2022/425 Esas
- Karar no
- 2023/503
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
2.250 kelime·11 dk okuma·16 bölüm
Av. ... - .... Av. ... - ... - .... DAVALI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 06/04/2012
KARAR TARİHİ : 18/09/2023
BİRLEŞEN DAVADA
(....) DAVACI :...
VEKİLİ
...- ... -.... DAVALI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ...-....
DAVA TARİHİ : 19/02/2013
KARAR TARİHİ :12/04/2013
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVADA
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ...
A.Ş.nin müvekkili kurama hitaben yazdığı 28.11.2011 tarihli ve 18579 sayılı yazı ve 02.12.2011 tarihli ve 18923 sayılı yazı ile 6111 sayılı kanunda yapılan düzenlemeler nedeniyle bankanın Tarifeler Yönetmeliğinin bazı maddelerinde ... kararı ile değişikliğe gidildiği ve Yönetmelikte belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarına sağlanan istisnaların kaldırılması nedeniyle ... ye ait işlemlerden doğacak komisyon, ücret, masraflar ile bunlar üzerinden doğacak ... nin 01.01.2012 tarihinden itibaren ... tahsil edileceği hususlarının ifade edildiğini,
14.12.2011 tarih ve 4387 sayılı yazı ile Fonun 5411 sayılı Bankacılık Kanunun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde görevini ifa eden, kamu tüzel kişiliğini haciz, idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum olması ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde görevini ifa eden, kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum olması ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140.maddesi kapsamında işlemlerinde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olması nedeniyle ... hesaplarında yapılacak işlemlerden komisyon,
ücret ve masraf alınması hususunun tekrar değerlendirilmesinin davalı bankadan talep edildiğini, akabinde 30.12.2011tarihli ve 4592 sayılı yazımız ile, bankadan yukarıda belirtilen gerekçeler nedeni ile oluşacak komisyon ve masraflar üzerinden ... olarak müvekkili kurumdan herhangi bir kesinti yapılmamasının talep edildiğini, 23.01.2012 tarih ve 1384 sayılı, müvekkiline 30.01.2012 tarihinde tebliğ edilen yazısı ile müvekkili adına yapılan hizmetler karşılığında tahsil edilecek gelirler üzerinden ... alınacağı hususunun bildirildiğini, müvekkilinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olmasına rağmen ... yi ödemekle sorumlu tutulması,
Ocak ve Şubat 2012 dönemine ait işlemlerine ilişkin olarak ... hesaplarından haksız olarak 6.692,53.-TL lik tahsilatın gerçekleştirildiğini, bu haksız tahsilatın .... tarafından iadesi talep edildiği halde iade edilmediğini, müvekkilinden ... nin tahsil edilmesinin ...
Kanununa ve Bankacılık Kanununa aykırı olduğunu beyanla, uğradıkları/uğrayacakları zararı bilahare talep etme hakkı saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin, banka nezdindeki hesaplarından haksız olarak davalı bankaca tahsil edilen Ocak ve Şubat 2012 dönemlerine ait toplam 6.692,53.-TL lik tutarın tahsil tarihinden, ödeme yapılıncaya kadar işleyecek olan yasal faiz ve tüm fer’ileriyle birlikte müvekkiline ödenmesine, davalı banka ile dava konusu olan işlemler devam etmekte olduğundan, daha sonraki aylara ilişkin olarak yapılacak haksız tahsilatları önlemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
TALEP
Davacı vekili, dava dilekçesi ile özetle; davalı tarafından bankaya yazılan yazı ile 6111 sayılı kanun ile yapılan düzenleme ile kamu kuruluşlarına sağlanan istisnaların kaldırıldığını, müvekkiline ait işlemlerden doğacak komisyon ücret, masraflar ile bunlar üzerinden doğacak ... nin 01.01.2012 tarihinden itibaren ... tahsil edileceğinin belirtildiği,
daha sonra da 6.692,53.-TL nin davacıdan tahsili amacıyla .... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, davacının Bankacılık Kanununa göre ... den muaf olduğunu, .... değişmesi ile Bankacılık Kanununun değiştirilemeyeceğini, Bankacılık Kanununda sağlanan istisnaların özel hüküm niteliğinde bulunduğunu belirterek davalı banka tarafından Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2012 dönemine ait toplam 20.005,02 TL miktarındaki kesintinin yasal faiz ve tüm ferileri ile birlikte davalıdan alınmasını, ayrıca haksız tahsilatları önlemek amacıyla tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili Asıl ve Birleşen davada cevap dilekçesinde özetle. 1211 sayılı müvekkili Banka Kanunun 41.maddesinin 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun ile değiştirildiğini, müvekkili Bankanın, ...’nin 04.10.2011 tarih ve ... sayılı kararı ile müvekkili Banka’nın “Tarifeler Yönetmeliği”nde değişiklikler yapıldığını, söz konusu değişikliklere ilişkin müvekkili Bankanın ... tarafından, müvekkili Bankanın ....
Şubesine gönderilen 24.09.2011 tarih ve 24317 sayılı yazıyla, davacının, kamu tüzel kişiliğine sahip ayrı bir kurum olduğu göz önüne alınarak yapacakları işlemlerden doğacak komisyon, ücret ve masrafların 01.01.2012 tarihinden itibaren tahsil edilmesi talimatı verildiğini, ....
Şubesince davacıya muhatap 02.12.2011 tarih ve 18923 sayılı yazı ile gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, davacının 14.12.2011 tarih ve 4387 sayılı yazısı ile 5411 sayılı kanun ile her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu belirtilerek,
banka nezdindeki hesaplardın gerçekleştirecekleri işlemlerden komisyon, ücret ve masraf alınması hususunun tekrar değerlendirilmesinin istendiğini, müvekkili ...’nin 27.12.2011 tarih ve 49378 sayılı kararıyla 01.01.2012 tarihinden itibaren komisyon, ücret ve masrafın tahsil edilmesinin kararlaştırıldığını ve bu hususun davacıya 03.01.2012 ve 283 sayılı yazı ile bildirdiklerini, 03.01.2012 ve 29.02.2012 tarihleri arasında müvekkil Banka ....
Şubesi nezdinde işlemler nedeniyle 6.692,56.-TL ... kesinti yapıldığını, 5411 sayılı Kanunun 140.maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere ... nin ... bankalarının ve tasfiyeleri ... eliyle yürütülen bankaların kendilerinin mükellef olduğu vergi, resim ve harçlarla ilgili bulunduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan yargı kararları da ... nin mükellef olduğu vergi, resim ve harçlar bakımından muafiyetine ilişkin olduğunu, dolayısıyla söz konusu hükmün davacıya mal ve hizmet sağlayanlar tarafından yansıtılan dolaylı vergilere etkisi bulunmadığını, bir başka deyişle verginin yansıtılmasını yasaklamadığını,
... nin müvekkili banmadan temin ettiği bankacılık hizmetleri nedeniyle hesaplanacak komisyon, ücret, masraf vb.ödemeler üzerinden tahsil olunan ... den muaf olmasını ön görmediğini beyanla, davacının hukuki dayanaktan yoksun iddiaları ile birlikte davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava ve Birleşen dava Alacak davasıdır. Mahkememizin 26/11/2013 tarih, .... sayılı ilamı ile Asıl dava ve Birleşen davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine ...., 12/01/2016 tarihli ilamı ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilmekle mahkememizin 2017/730 sayılı esasına kayıt yapılmıştır.
Mahkememizin ....17/12/2018 tarihli kararı ile Asıl ve Birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiş, .... 27/04/2021 tarihli ilamı ile "......Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Dairemiz, 12.01.2016 tarihli bozma ilamında, ...
Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca, banka ve sigorta şirketlerinin 10.06.1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu,
aynı Kanun'un 30. maddesinde de, banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerler ile sigorta şirketlerinin ödeyeceğinin belirlendiği belirtilerek bu hükümlere göre, dava konusu olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi mükellefinin davalı ... olduğu ve fakat mahkemece verginin mükellefi olan davalının, bu vergiyi işlem yaptıran davacıya ne sebeple yüklediğinin gerekçelerinin kararda açıklanmamış olmasını bozma sebebi yapılmıştır.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmuş ancak bozma kararı doğrultusunda yeterli bir inceleme yapılmadan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Dava konusu, banka ve sigorta muameleleri vergisinin (...) mükellefinin davalı ... olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki çekişme davalı ...’nin davacı ile arasında ...’nin davacıya yansıtılmasını öngören bir sözleşme olmadığı halde, kendi düzenlediği tarifeler uyarınca ...’yi davacıya yansıtıp yansıtamayacağı konusunda toplanmaktadır. Mahkemece, yapılan tahkikat sırasında ...'ndan alınan görüş yazısı ve bilirkişi raporunda, fiiliyatta ...’nin mükellefi olan bankalar ve sigorta şirketlerinin bu vergiyi müşterilerine yansıtabildikleri belirtilmişir.
Mahkemece de bu olabilirliğe mutlak bir sonuç bağlanarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde düzenlenen ..., banka ve sigorta şirketlerinin, Finansal Kiralama Kanunu'na göre yaptıkları işlemler haricinde, yapmış oldukları tüm işlemler sebebiyle kendi lehlerine aldıkları paralar nedeniyle ödemek zorunda oldukları vergilerdir.
Kanun'un 30. maddesinde ise bu verginin mükellefleri ve yüklenicileri banka ve sigorta şirketleridir. Bu vergi, banka ve sigorta şirketlerinden hizmet satın alan müşterilerin ödemek zorunda oldukları bir vergi olmamakla birlikte, kira vergilerinde olduğu gibi, yapılacak bir sözleşme ile ...'nin müşterilere yansıtılması mümkündür. Ancak bu sözleşme sadece tarafları arasında geçerli olup, banka ve sigorta hizmeti satın alan müşterileri vergi mükellefi yapmaz.
Somut olayda, taraflar arasında böyle bir sözleşme olmadığı da bellidir. Davalı, ...’yi davacıya yansıtma şeklindeki uygulamasını ... Kuruluş Kanunu 41. maddesinde yer alan kamu haznedarlığı ilişkisine ve bu maddedeki görevleri çerçevesinde ücret alma hakkına, ücrete ilişkin tarifeler yönetmeliğine dayandırmaktadır.
Şu açıktır ki, kamu haznedarlığı kapsamında verilen bankacılık hizmetlerin ücretleri ayrı bir kategori oluşturur. ... bir ücret olmadığından tarifeler yönetmeliğinde yer alsa bile arada bir sözleşme ilişkisi olmadığı müddetçe davacıya yansıtılması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacının sebepsiz olarak ödemiş olduğu ... tutarlarını davalıdan geri talep edebileceği kabul edilerek, miktarı yönünden hesaplama yaptırılarak işin esası hakkında karar vermek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilmekle iş bu esasa kayıt olmuştur.
Mahkememizce, ...
Dairesinin 27/04/2021 tarih, .... sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, bozma ilamı doğrultusunda ilamda belirtilen hususlarda tespit yapmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 05/12/2022 tarihli raporda; ..., Banka ve Sigorta Muameleleri vergisini, 5411 sayılı Bankacılık kanunun 140 maddesi ile ...na tanınan her türlü vergi, resim ve harç muafiyeti nedeni ile, yansıtılıp yansıtılamayacağı ile ilgili olarak,
Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisini ...na yansıtabileceği ve ..., ...na sağladığı bankacılık hizmeti nedeniyle nakden ve hesaben tahsil edilen paralar Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisine tabi olduğu, 5411 sayılı Kanunun 140. Maddesinde öngörülen muafiyet hükmünün ...nu Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinden muaf kılmayacağı rapor edilmiştir.
Mahkememizce, ... Bozma ilamı doğrultusunda Asıl ve Birleşen davalar yönünden ayrı ayrı olmak üzere ihtilaf konusu hususlarda tespit yapmak , bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirmek ve var ise yansıtılabilecek ... miktarlarının hesaplanabilmesi için yeni bir bilirkişi den ek rapor alınmasına karar verilmiş, yeni bilirkişi tarafından sunulan 17/04/2023 tarihli raporda;
... bozma ilamı, sunulan önceki raporlar, taraflar arasında ... 'nin davacıya yüklenmesine imkan veren bir sözleşme olmaması ve vergi mükellefiyetinin ancak kanunla doğabileceği, ...'nin mükellefinin de davacı ... olmadığı hususlarının da birlikte değerlendirildiğinde davacı ... hesaplarından yapılan kesintinin haksız olduğu ve iadesi gerektiği sonucuna varıldığını, iade edilecek tutarın hesaplanmasında davalı bankanın temerrüt tarihinin ve temerrüte esas tutarın belirlenmesi gerektiği,
davacı ... ile davalı banka arasında bankacılık işlemleri nedeniyle alınacak ücretler ve bu ücretler nedeniyle doğacak ...'ler hakkında dava tarihinden önce yapılan yazışmalardan, davalı bankaca fona hitaben yazılan 20/11/2011 tarihli yazı ile işlemlerden ücret, komisyon ve masraf alınacağı 02/12/2011 tarihli yazı ile alınacak masrafların tutar ve miktarlarının bildirildiği, ... tarafından ... sına hitaben yazılan 14/12/2011 tarihli yazı ile ... masraf, komisyon ve ücret alınmaması gerektiğinin bildirildiği,
23/01/2022 tarihli dava banka cevabı yazısı ile faiz, komisyon, ücret ve masraflar ile bunlara ait ... 'nin tahsil edilmesi gerektiğinin tekrar belirtilmesi üzerine davacı ... tarafından 09/02/2012 tarihli yazı ile Ocak 2012 ayına ait ... hesaplarından tahsil edilen 859,38-TL'sinin iadesinin talep edildiği, davalı kurumca ...'nin yansıtılmasının mevzuata uygun olduğu belirtilerek davalı fonun iade talebinin kabul edilmediği,
bu şartlarda tahsil edilen her bir ... tutarına tahsil edilen tarihten dava tarihine kadar işleyen faiz hesaplanarak davacı fonun dava tarihindeki alacağını tespit edilmesi gerektiğini, buna göre .... sayılı dosyada 6.692,53-TL asıl alacak (...) ile 70,95-TL işlemiş faiz olmak üzere dava tarihi itibari 6.763,48-TL; birleşen ....
Esas sayılı dosyada 20.005,02-TL asıl alacak (...) ile 824,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.829,93-TL davacının davalıdan alacaklı olduğu sonucuna varıldığı rapor edilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 17/04/2023 tarihli rapor mahkememizce hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilmiştir.
Asıl dava ve Birleşen dava yönünden; Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde;
Mahkememizin 26/11/2013 tarih, .... sayılı ve Asıl dava ve Birleşen davanın reddine dair verilen kararın yukarıda aktarılan ... 27/04/2021 tarihli bozma ilamından; Davalı Bankanın yaptığı bankacılık işlemleri sonucu lehine tahsil ettiği ücretler nedeniyle tahakkuk eden ... nin mükellefi olduğu bu yükümlülüğü 3.kişilere (Müşterilere) yükleyebilmek için davalı Banka ile davacı ... arasında bir sözleşme olması gerektiği, davalı ... Fonunun dava konusu verginin mükellefi olmadığı, banka hizmeti satın alan müşterilerin vergi mükellefiyetini doğurmayacağı şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Anılan bozma kararı doğrultusunda, konusunda uzman bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; dava konusu verginin dolaylı vergi niteliğinde olmayıp, verginin mükellefinin doğrudan davalı banka olduğu bu nedenle vergiden muaf olup olmadığı hususunun dava konusu uyuşmazlıkla ilgisinin bulunmadığı, dava konusu ...'nin mükellefinin de sorumlusunun da banka olduğu, davacı ...'nin bankacılık hizmetinden faydalandığı, söz konusu hizmetten faydalanmasının kendisini vergi mükellefi yapmayacağı, verginin yansıtılması hususunda ise;
fiili yansıtmanın tarafların karşılıklı kabul etmelerine bağlı olduğu, oysa ki davacı ...'un bu yansıtmayı kabul etmediği görülmekle yansıtmanın da söz konusu olmayacağı, davacı ...'un dava konusu verginin mükellefi olmadığı, mükellefin davalı ... olduğu, kendi mükellefiyetinin müşterilere yüklenebilmesi/yansıtabilmesi için müşterilerinin rızasının veya bu konuda aralarında sözleşmenin bulunması gerektiği oysa ki herhangi bir rıza ve mutabakata ilişkin sözleşmenin ve beyanın bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davasında haklı olduğu alacak miktarının tespitine ilişkin olarak,
davalı tarafından tahsil edilen her bir ... tutarına tahsil tarihinden dava tarihine kadar işleyecek taleple bağlı kalınarak yasal faiz hesaplanmak sureti ile Asıl dava yönünden davacının 6.692,53-TL asıl alacak (...) ile 70,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.763,48-TL, Birleşen ....
Esas sayılı dava yönünden 20.005,02-TL asıl alacak (...) ile 824,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.829,93-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/425, K. 2023/503, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama