KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/529 Esas - 2022/726
- Esas no
- 2022/529 Esas
- Karar no
- 2022/726
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 22/07/2022
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan haksız fiilinden kaynaklanan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davalıya ait .... plakalı küreme aracının, gerçek kişi davacıya ait araca çarparak zarar verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000’00 şer TL hasar ve değer kayıpları ile 500,00 TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, bunun kabul edilmemesi halinde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Türkiye Noterler Birliğinin yazılarının içeriğinden, .... plakalı aracın davalı belediyeye ait olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları", "Ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri" ve "Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinden sayılan davalar ticari dava sayılır.
Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Yukarıda açıklandığı üzere, davalının tacir olmaması, dava konusunun da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmemesi nedeniyle 6102 sayılı TTK’nin 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticari mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir. Haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri davaya bakmakla görevlidir.
TTK'nin 6335 sayılı Kanun ile değişik 5/3. maddesi uyarınca 01.07.2012 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline dönüştürülmüştür. Mahkemenin görevli olması ise HMK'nin 114/1-c. maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca da davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Hal böyle olunca, davacının haksız eylem nedeni ile açtığı davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/529, K. 2022/726, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama