KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2023
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/798 Esas - 2023/450
- Esas no
- 2022/798 Esas
- Karar no
- 2023/450
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 18/11/2022
Karar Metni
975 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan rücuen tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı şirketler tarafından çalıştırılan dava dışı işçiye davacı şirketçe ödenen meblağa ilişkin ödemede bulunmak istemeyen davalıların sorumluluğunda olan 36.128,75 TL’nin ödeme tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Yapı San. ve Tic. Ltd Şti vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşmede rücuya ilişkin bir hükmün bulunmadığını, davacı şirketin alt işverenlik sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun ... iş müfettişlerince tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; dava dışı ...’ın kıdem tazinatını ödediğini, kendisinden bir alacağının kalmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat talebine ilişkindir.
Dava dışı işçiye ödenen alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı hususunun tespiti amacıyla dosyanın tevdi edildiği nitelikli hesap uzmanı tarafından düzenlenen 25.05.2023 tarihli raporda; kıdem tazminatı yönünden davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yapılan hesaplamada, ...’ın 7.476,05 TL’den, ...
Limited şirketinin 1.316,32 TL’den, ... şirketinin ise 307,15 TL’den sorumlu olduğu, yıllık ücretli izin alacağı (2.437,06 TL) ile ihbar tazminatı (2.087,02 TL) bakımından ise son alt işveren olarak ... şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, dava dışı işçi tarafından açılan ...
Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından diğer davalılara ihbarda bulunulmasına rağmen davalı ...’a davanın ihbar edilmediği, bu halde asıl alacağın ferileri ile yargılama giderleri ve icra masrafları yönünden iş mahkemesi davası ihbar edilmeyen ...’ın sorumluluğunun olmayacağı, davalı ...’in sorumlu olacağı toplam tutarın 7.476,05 TL olduğu, ancak mahkemenin aksi kanaatte olması halinde adı geçenin sorumluluğundaki miktarın 19.825,92 TL olacağı, ... şirketinin 3.490,78 TL, ... şirketinin ise 12.812,05 TL tutarında sorumluluğunun bulunduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır.
Bu bilgiler ışığında somut olayda; işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin yüklenicilerin işçisi olması, sözleşmelerde belirlenen ücretlere, işçinin ücret ve sosyal haklarının dâhil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmelerde bir hüküm bulunmaması nedenleri ile davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkının bulunduğu, yıllık ücretli izin alacağı ve ihbar tazminatından son alt işveren olarak davalı ... şirketinin sorumlu olduğu,
rücuya dayanak davanın ihbar edilmemesinin tek başına rücu hakkını ortadan kaldırmayacağı, davayı kaybetmesinde davacı tarafın kusurunun ileri sürülüp ispatlanmadığı ve davacının ihbar yükümlülüğü bulunmadığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen meblağdan, 19.825,92 TL’nin ...’dan, 3.490,78 TL’nin ... ...Limited şirketinden, 12.812,05 TL’nin ...
Yapı Sanayi Ltd şirketinden 15.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/798, K. 2023/450, 11 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama