KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/193 Esas - 2025/440
- Esas no
- 2024/193 Esas
- Karar no
- 2025/440
- Hakim
- .......
- Katip
- .......
- Davacı
- .......
- Vekili
- Av. .......
- Davalı
- .......
- Vekilleri
- Av........
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 19/03/2024
- Kr.yzl. tarihi
- 07/07/2025
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
21/11/2022 tarihinde müteveffa...’in içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ....... ilçesi istikametine D-200 karayolu üzerinde seyir halinde iken hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinİN desteği...'in vefat ettiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davacı müvekkilinin ve dahi müteveffanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ...
A.Ş.’nin sigorta teminatı kapsamında olduğunu, 21.11.2022 tarihli trafik kazası sebebiyle hayatını kaybeden...'in müvekkili ...’ın annesi olduğunu, müvekkili ...'ın engelli olup annesinin ömür boyu bakımına muhtaç bir kişi olduğunu, destek...'in sağlığında ailesine sağladığı manevi desteğinin yanı sıra müvekkilinin her türlü maddi ihtiyaçlarına ve giderlerine yardımcı olduğunu, müvekkili başvuranın müteveffanın acı ve beklenmedik ölümü sonucu telafisi son derece güç manevi zarara uğradığını, bunun yanı sıra sürekli bakıma muhtaç olan müvekkili ...'ın annesinin vefatı nedeniyle maddi olarak da desteğinden yoksun kaldığını,
21.11.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında...'in vefat etmiş olması sebebiyle destekten yoksun kalan müvekkil ... için şimdilik 120.000,-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, beyanlarının ve adli yardım taleplerinin kabulü ile davacı müvekkilinin dava ile ilgili her türlü harç ve yargılama gideri bakımından adli yardımdan faydalanmasına karar verilmesine, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 76. Maddesi uyarınca;
yeniden talep etme hakkımız ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1200.000,-TL geçici ödemenin davalı yandan tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete, 20.11.2022-2023 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 1.000.000,00.-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını,
müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün alkollü olup olmadığının tespiti gerektiğini, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını, müteveffanın davacılara gerçekten destek olduğunun ispatı gerektiğini, nitekim davacı kızının destek yaşını geçtiğini, müteveffaya ait güncel nüfus kayıt örneğinin dosyaya kazandırılarak başkaca destekçisi olup olmadığı ile destekçilikten çıkanların tespiti gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken vergilendirilmiş kazancın esas alınması gerektiğini,huzurda ki davada,
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları ve eki olan TRH 2010 tablosunun uygulanması gerektiğini, davacı yanın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 20/06/2025 tarihli dilekçesinde, tarafların anlaşması sonucu davadan feragat ettiklerini bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 20/06/2025 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile sulh olduklarını, dosya kapsamında davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Dosyaya sunulan vekaletnameler incelendiğinde feragat yetkisini içerdikleri görülmüştür.
Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi Mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığından, davadan feragatin aynı zamanda davaya konu haktan da feragat anlamına geldiğinden, usule uygun yapılmış feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesine gelince, HMK'nın ''Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri'' başlıklı 311/1. maddesine göre; ''Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir.'' düzenlemesi ışığında davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmemesine göre yargılama giderleri davacıya yüklenmiş, davalı yararına vekalet ücretine takdir olunmamıştır.
Dosya kapsamına göre aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip....... ✍ e-imzalı Hakim ....... · ✍ e-imzalı
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/193, K. 2025/440, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama