KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/470 Esas - 2025/532
- Esas no
- 2024/470 Esas
- Karar no
- 2025/532
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Vekilleri
- Av. .....
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Av. ..... Av. ..... Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ..... 'nun işletilmesi, onarım ve bakım işlerini üstlendiğini, davalıya ait ... plakalı aracın yolda seyrederken yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında yolun korkuluklarına zarar verdiğini, müvekkili şirket tarafından yaptırılan incelemede 143.561,73-TL zarar tespit edildiğini, davalının araç maliki olarak bu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu ancak müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını,
dava şartı olarak arabuluculuk kanun yoluna başvurduklarını ancak görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan şimdilik 32.612,11-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava temelinde haksız fiile dayanmakta olup kaza neticesinde uğranılan maddi zararın, kazaya sebebiyet veren aracın işleteninden tazminine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesine göre; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.''
Yukarıda anılan yasal düzenlemeye istinaden, Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenmiş, davacının dava dilekçesinde bildirdiği deliller ilgili kurumlara müzekkere yazılmak suretiyle toplanmış, hasar dosyası celp edilerek dava dosyası arasına eklenmiş, ön inceleme duruşma günü tayin edilerek taraflar duruşmaya davet edilmiştir.
Davaya konu kazaya karışan aracın trafik sicildeki ruhsat bilgileri müzekkere ile celp edilerek dava dosyası arasına eklenmiştir.
Davacının huzurdaki davayı açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslının dosyaya sunulduğu, dava şartlarının sağlandığı, huzurdaki dava için Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu görülmekle, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları tespit edilmiş, tarafların sulh olamaması üzerine ön inceleme duruşması tamamlanarak davanın esasına girilmiştir.
Mahkememizce dosya re'sen seçilen kusur ve inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan iki kişilik heyete tevdi edilerek rapor alınmıştır. Mahkememize sunulan raporda;
-Kusur Bilirkişisi, ... plakalı çekiciyi ve bu araca bağlı ... plakalı dorseyi kullanan dava dışı sürücü ...'nın ..... istikametine 150.km'ye geldiğinde sürücünün beyanına göre çekicinin sağ ön lastiğinin kaza öncesi patlaması sonucu sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, dosya kapsamından lastiğin kazadan önce mi sonra mı patladığının tespit edilemediği, eğer lastik kazadan önce patladıysa ve bu sebeple sürücü direksiyon hakimiyetini kaybettiyse sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, eğer çarpmanın etkisiyle lastik patladıysa bu durumda direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olacağı yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir.
-İnşaat mühendisi tarafından yapılan incelemeye göre; bilirkişi otoyolda kaza nedeniyle 84 metre kadar korkuluğun zarar gördüğü, piyasadaki rayiç bedele göre işçilik dahil toplam maliyetin, sovtaj değeri mahsup edilince davacı tarafından çıkarılan toplam 143.561,73-TL maliyet ve işçilik hesabının piyasa şartlarına uygun olduğu yönünde görüş ve tespit bildirmiştir.
Davalı tarafın kusurunun alınan rapor ile tespit edilememesi karşısında dosya ..... 'ne rapor tanzimi için gönderilmiş 3 kişilik heyet oluşturulmuştur. Dosyaya sunulan raporda; sürücü her ne kadar lastiğin patlaması sebebiyle kazanın meydana geldiğini beyan etmiş ise de aracın olay yerindeki görüntülerinde sağ ön lastikte herhangi bir patlama ibaresinin olmadığı, bu nedenle sürücü beyanına itibar edilemeyeceği, kaldı ki araç lastiğinin patlamasının aracın bakım ve onarım eksikliğinden kaynaklandığı ve bu hususun aracın işleteninin sorumluluğunda olduğu, sürücü ...'nın ve işleten ...'ın kazada %50 oranında eşit şekilde kusurlu oldukları yönünde görüş ve tespit bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlar taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır.
GEREKÇE VE KANAAT
Dava, haksız fiil kökenlidir. Dolayısıyla davalının hasarın meydana gelmesinde kusurunun tespiti çözülmesi gereken ilk husustur. ... heyeti tarafından düzenlenen raporda, davalıya aracın bakım ve onarımlarını eksik yaptırması nedeniyle %50 kusur verilmiştir. Ancak bu kaza tek taraflı kaza olup, bilirkişi heyeti sürücüye de %50 kusur vermiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesine göre;
'' Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar.''
Görüldüğü üzere, taraflara yüklenen %50 kusur sürücü ve işletenin kendi aralarındaki iç ilişkiye ilişkin bir husus olup davacı uğradığı zararın tamamını davalıdan isteyebilecektir. Dolayısıyla davacının bilirkişi raporunda hesaplanan fazlaya dair hakkının saklı tutulması gerekmiştir. Gelinen aşamada davacının tazminat talebi dosya kapsamıyla sübut bulmuştur.
Davacı vekilinin temerrüt faizine yönelik talebi değerlendirildiğinde ise, kaza tarihinden itibaren avans faize yönelik talebi haklı görülmüştür.
Dosya kapsamındaki tüm deliller, yukarıda anılan mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... · ¸e-imza Hakim ..... · ¸e-imza
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/470, K. 2025/532, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama