KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara
- Karar tarihi
- 4 Ağustos 2025
- Esas no
- 2025/552 Esas
- Karar no
- 2025/495
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - .....
- Vekili
- Av. ... -.....
- Davalı
- .....
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- Dava tarihi
- 01/08/2025
- Gr.kr.yzm.tarihi
- 04/08/2025
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin hamili olduğu ... A.Ş. .....
Şubesi, 26.07.2024 basım, 31.07.2025 keşide tarihli, 430.000,00 TL Miktar, Keşidesi ... olan çeki çaldırdığını, söz konusu hususa ve şüpheli şahsa ilişkin bilgileri de içeren ifade tutanağın dilekçe ekinde yer aldığını, söz konusu çekin müvekkilinin yedinde bulunduğu sırada çalınmış bulunduğundan tahsilatı mümkün olmamakta bu durumda müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, çek bedelinin talep edilebilmesi bakımından çekin iptaline karar verilmesi ve müvekkilinin zarara uğramaması için söz konusu çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesi bakımından iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu beyan ederek;
müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğramasının önlenmesi bakımından elinden rızası hilafına çıkan dökümü yapılan çekin; ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasına kararının muhatap bankaya bildirilmesine, yargılama neticesinde çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kıymetli evrak iptali davası niteliğindedir. Dava konusu çekin incelenmesinde davacının, keşidecinin ve lehtarın aynı kişi olduğu görülmüştür. Davacı, çeki şahıs şirketi olarak keşide ettiğini ancak şahıs olarak lehtar olduğunu iddia etmiştir. 6102 sy TTK'nın 651/2. maddesinde yer alan "Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." düzenlemesi gereği çek iptali davası açma hakkı senet üzerinde hak sahibi olan hamile aittir, keşidecinin böyle bir hakkı yoktur.
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 711/3. Maddesinde “Keşideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsenin elinden rızası olmaksızın çıkmış olduğu iddiasında ise muhatabı çeki ödemekten menedebilir.” şeklinde düzenleme mevcut iken yürürlükte bulunan 6102 sy TTK'ya bu hüküm alınmamış, mülga 6762 sy kanunun 711. maddesinin 6102 sy TTK'daki karşılığı olarak 799. Madde düzenlenmiştir ve madde metni "(1) Çekten cayma ancak ibraz süresi geçtikten sonra hüküm ifade eder.
(2) Çekten cayılmamışsa, muhatap, ibraz süresinin geçmesinden sonra da çeki ödeyebilir." hükmünü içermektedir. 6102 sy kanunun 799. maddesi gerekçesinde de "... 6762 sayılı Kanun, maddenin üçüncü fıkrasını İsv.BK. m. 1119 (3) hükmünden aynen aktarmıştır.
Kaynak öğretide de tartışmalara yol açan, amaç ve faydası pek belirlenemeyen bu hüküm, Türkiye’de yanlış anlamalara neden olmuş ve çekin niteliğiyle bağdaştırılması mümkün olmayan bir uygulamanın yerleşmesine de sebebiyet vermiştir. Karışıklık yaratmaktan başka hiçbir yarar sağlamayan ve çekin değerini düşüren bu hüküm kaldırılmıştır." denilmiştir.
Kanun, açık bir şekilde ibraz süresi içerisinde keşideciye çekin ödenmesinin durdurulması hakkı vermemiş olup dava konusu çekte olduğu gibi keşidecinin kendisini lehtar olarak gösterip düzenlediği çeklerde lehtar sıfatına dayalı olarak çek iptali ve ödeme yasağı talep etmesi kanunun amacına aykırı olacaktır.
Huzurdaki dava dosyası bu esaslara göre incelendiğinde; davacı, her ne kadar lehtar sıfatıyla bu davayı açmış ise de, kendisinin aynı zamanda keşideci olduğu, kendi lehine çek keşide ettiği, keşidecinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmadığı, ayrıca keşidecinin lehtar sıfatıyla bu davayı açabileceğinin kabul edilmesinin kanunun yukarıda açıklanan amacıyla bağdaşmadığı anlaşıldığından davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/552, K. 2025/495, 4 Ağustos 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama