KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Esas no
- 2021/104
- Karar no
- 2023/204
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- 1- ... -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ... - Mersis No: ...
Karar Metni
2.652 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
... VEKİLİ : Av. ... ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 02/04/2021
KARAR TARİHİ : 30/11/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :11/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; ...’nun 1 Ocak 1985 tarihinde İngiltere’de kurulan ilk GSM operatörü olduğunu, ...
Türkiye’nin de, 30 Haziran 2012’de hizmet girdiğini, “...” ibaresinin yoğun emek ve etkin tanıtım aaliyetleri sonucu tüketiciler nezdinde müvekkili özdeşleştiğini, başvuru sahibinin usul ve yasaya aykırı olarak marka tescil talebinde bulunduğu “... ..." ibaresi ile müvekkil şirket adına tescilli “...” ibaresi taşıyan markanın görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa yol açtığını, markada yer alan “...” kelimesi markaya ayırt edicilik katmadığını, markaların esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu,
davaya konu “kalite ...” ibareli markanın müvekkiline ait “...” markalarıyla İLİNTİLİ hizmetleri kapsadığını, bu markaların hedef tüketici kitlesi tarafından arıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin markasının devamı, farklı bir versiyonu olarak algılanması ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin tescilli markasının seri markası olarak anlaşılma tehlikesi bulunmakta ve bu markaların seri marka imajı yaratmasından dolayı tüketiciler açısından iltibasın oluşacağını, bu durumlardan dolayı müvekkillerinin maddi ve manevi zarar görmesi,
haksız kazanç elde etmesinin söz konusu olacağını iddia ederek ... ...’nın 01.02.2021 tarih ve ...sayılı kararının iptaline, ... sayılı “... ...” ibareli markanın tescili halinde iptaline, hükümsüzlüğüne, sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer Davalı vekili cevap dilekçesiyle; dava konusu “... ...” markası bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının “... ...”, “... ...”, “...”ibaresini haiz itiraz gerekçesi markalarına benzerlik bulunmadığını, başvuruya konu marka ile iddialara mesnet markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığını, markalarla karşı karşıya kalan ortalama dikkat ve özen seviyesine sahip tüketici kitlesi açısından markaların kolayca ayırt edilebilir nitelikte olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ...’nın 01.02.2021 tarih ve ...sayılı kararının iptali ve ... sayılı “... ...” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Türk Patent'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı adına “... ...” ibaresinin 35. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanılmak üzere tescil başvurusu 06.12.2019 tarihinde yapılmış olup ... numaralı tescil başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 16. maddesi gereğince 27.01.2020 tarih ve 341 sayılı ... yayınlanmasına karar verildiği, yapılan yayın üzerine, davacı tarafından, ... ... nezdinde itirazda bulunulduğu, söz konusu Dairece yapılan inceleme neticesinde itirazın reddine karar verildiği, İlgili Dairenin almış olduğu karara itiraz sahibi vekili tarafından itiraz edildiği, itirazın ... (...)’nda görüşüldüğü;
ve dava konusu edilen ...’nın 01.02.2021 tarih ve ...sayılı kararıyla, “Karıştırılma, ilişkilendirilme olasılığı gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir.
İnceleme sonucunda, ilgili tüketicilerin "... ..." ibareli başvuru ile ... sayılı "...", "... ...", "... ..." ibareli itiraz gerekçesi markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. Son olarak, itiraz ekinde başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren kanıtlar sunulmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından, kötü niyet gerekçeli itiraz kabul edilmemiştir. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir..
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA özetle:davaya konu olan ... sayılı ''... ...'' marka ile davaya mesnet gösterilen davacının “...”, “... ” ibareli markalarla her ne kadar bir dizi hizmetler ilişikli olsa da taraf markalar arasında görsel ya da işitsel anlamda bir benzerlik söz konusu olmadığından SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas ihtimalinin oluşmayacağı, somut uyuşmazlıkta, davacı markasının 6769 S. SMK’nın 6/5 kapsamında “tanınmış marka” olduğunun kanıtlanamadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen EK RAPORDA özetle: davacı itirazları içerisinde kök raporda yer alan görüş ve değerlendirmeleri değiştirecek bir hususa rastlanmadığı, taraf markalar arasında görsel ya da işitsel anlamda bir benzerlik söz konusu olmadığından SMK 6/1. maddesi anlamında iltibas ihtimalinin oluşmayacağından davacı markasının 6769 S. SMK’nın 6/5 kapsamında “tanınmış marka” olduğunun kanıtlanamadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ... ... (35. sınıf) ... ... ... ... (09, 35, 38, 42. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu ... ... ibareli marka 35. Sınıfta yer alan tüm malları kapsadığı, davacının
mesnet markaları ise 09, 35, 38, ve 42. Sınıfta yer alan malları kapsadığı, itiraza mesnet
gösterilen diğer marka ise 09, 38, ve 42. Sınıfları kapsadığı, dava konusu marka ile mesnet markalardaki ''Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve
reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri;
alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri;
sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro
makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale
getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili
danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma,
personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel
görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi)
hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri . Müşterilerin
malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (...) Bilim, denizcilik,
topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test
cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler:
mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları.Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya
yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri,
televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet
bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başatakılan cihazlar), mikrofonlar,
hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep
telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar,
fotokopi makineleri.Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen
elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara
kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.Antenler, uydu antenler, yükselticiler
ve bunların parçaları.Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri.Makine ve cihazların elektroniğinde
kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar,
transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama
mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler).Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman
ayarlayıcıları.Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar.Gözlükler, güneş gözlükleri,
lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme,
depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar,
starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri.Ana
fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller.Trafikte kullanım amaçlı
sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları.Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın
söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları
dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve
cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar… mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen
hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile
sağlanabilir.) hizmetler davacının mesnet olan markaları ile birebir aynı olduğu, anlaşılmaktadır.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu ''... ...'' ibareli markanın standart yazı sitili ile baş harfleri büyük geri kalan harfleri küçük olacak şekilde siyah renkte dört kelimeden oluşan bir marka olduğu, herhangi bir şekil unsuru taşımadığı, slogan marka markası olduğu, markasının esas unsurunun bir bütün olarak ''... ...'' kelimesi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacıya ait
mesnet gösterilen markalarda da yine aynı şekilde figüratif bir unsur içermeden standart harf
karakteri ile “...”, “... ” birer kelime markasından
oluştuğu, anlaşılmaktadır.
Markalardaki ortak unsurun ''...'' ibaresi olduğu görülmektedir.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..., ..." esas ibareli markalar ile davalının ''... ...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının ''... ...'' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,
davalı yanın markası incelendiğinde de ''... ...'' şeklindeki sloganın
kelimelerin sahip oldukları anlamlardan bağımsızlaşmayan, mecazi bir anlam taşımadığı,
tüketiciye doğrudan sahip olduğu anlamı veren, yalın nitelikte bir slogan olduğu; dolayısıyla ayırt edici gücü yüksek olmayan böylesi bir sloganın, tescilli
olduğu müddetçe korunacak olmakla birlikte, nasıl ki zayıf ayırt edici unsurlardan oluşan
olağan markalar bakımından, bu markaların yapılacak ufak değişikliklerle oluşturulmuş
benzerlerinin, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğurmayacağı kabul edilmekte ise, aynı
şekilde slogan niteliğindeki bu markalar bakımından da yapılacak değişikliklerin karıştırılma
ihtimalini bertaraf edebileceği; her ne kadar uyuşmazlık konusu markadaki kullanım “...”
şeklinde değil ''... ...'' şeklinde ise de taraf markalarında yer alan bu sloganlar
arasında belirgin bir farklılık bulunması ve ortak olan “...” ibaresinin ayırt ediciliğin
düşük olduğu, bu ibarenin markanın işlevi olan kaynağa gönderme mevcudiyetinin olmaması
nedeniyle markaların görsel farklılıklarının yüksek olduğu, tüketici nezdinde karıştırılma
ihtimalinin oluşmayacağı, taraf markaları arasında iktisadi bir ilişki bulunmayacağı, davalı
markasının, davacı tarafça yaratılmış/kullanım izni verilmiş bir marka olarak algılanmasının
oluşmayacağı, karıştırılma ihtimali, karşılaştırılan iki işaretin içerdiği unsurlardan
birinin, bir kaçının veya hepsinin benzerliğinin varlığı ile ortaya çıkabilecek bir kavram olup,
benzer işareti gören ve duyan tüketiciler daha önce tanıdıkları markaların bıraktığı intibaı
hatırlayarak, yeni markanın daha önce görmüş oldukları markanın bir başka versiyonu, serisi,
uzantısı olduğunu veyahut da bildikleri marka sahibi tarafından verilmiş bir lisans ile söz
konusu ürünün üretildiğini düşünmelerinin oluşmayacağı; taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/104, K. 2023/204, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama