KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas no
- 2021/432
- Karar no
- 2024/118
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
Karar Metni
2.376 kelime·12 dk okuma·11 bölüm
Mersis No - ...
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVALI
1- ... - T.C. Kimlik No: ... ... ... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
DAVA TARİHİ : 21/12/2021
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin 2015 yılından bu yana ... alan adı altında çevrimiçi (online) araç kiralama rezervasyon/aracılık hizmeti vermekte olduğunu; davalının dava konusu .... sayılı ... ... ibareli marka başvurusunun davacının markaları ile iltibas tehlikesi oluşturduğunu ancak bu durumun dava konusu ... kararında dikkate alınmadan hukuka aykırı bir karar verildiğini; davacının asıl faaliyet alanının 39.sınıf olmakla birlikte 35, 36, 42.sınıf emtialar alanında da faaliyette bulunmakta olduğunu;
.... . sayılı kararı ile davacının 39.sınıf hizmetlerde yolcu ... ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği olduğunun tespit edildiğini; ... ibaresinin günlük hayatta ve ticaret hayatında çokça kullanılan bir ibare olmadığını ve iltibas tehlikesi yarattığını; davacının markasının aynı zamanda tanınmış marka olduğunu ve sektör liderlerinden olduğunu; davalının marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ve dava konusu ... ...’nın ... sayı ve 13.10.2021 tarihli kararının iptali ile davalının .... sayılı marka tescil başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı tarafça 11.02.2020 tarihinde ... ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğu; başvurunun 35/1.sınıf hizmetlere yönelik olduğu; marka başvurusunun yayımına davacı şirket tarafından 31.08.2020 tarihinde adına tescilli .... sayılı markaları gerekçe gösterilerek SMK madde 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6,6/9 maddelerine dayalı olarak itiraz edildiği; itirazın ...’nın 15.03.2021 tarihli kararı ile ... sayılı markası benzer görülmediğinden, .... sayılı markalar ise hükümden düştüğünden reddine karar verildiği;
konunun bu sefer yeniden incelenme talebi ile davacı şirket tarafından 05.05.2021 tarihli dilekçe ile ...’ya taşındığı ve itiraz dilekçesinde davacının adına tescilli ....sayılı markalarına dayanıldığı; itiraz üzerine ... tarafından verilen ...’nın .... sayı ve 13.10.2021 tarihli kararı ile davacının itirazının reddine karar verildiği görülmüştür.
Dava konusu ... kararıyla; “ Yapılan değerlendirme sonucunda, öncelikle ... sayılı markaların Kurul kararı ile idari işlemlerinin son bulmuş olduğu tespit edilmiş ve belirtilen markalar karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraza dayanak görülmemiştir.
İnceleme, başvuru ile itiraz gerekçesi .... sayılı marka bakımından yapılmış, "ihtilaflı markaların "..." ibaresini ortak ihtiva ediyor oldukları ancak, ihtiva ettikleri diğer kelime unsuru ile bütünsel olarak birbirlerinden farklılaştıkları belirlenmiştir.
Sınıf Kodu 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.'nin niteliği de dikkate alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi marka arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ve tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz ...., 01/02/2012 tarih, ... sayılı kararı, para.
90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA/ EK RAPORDA özetle:
1.Davalının dava konusu ... sayılı marka başvurusunun davacının ... sayılı markası ile benzer olduğu;
2.Markaların kapsamında bulunan emtialar benzer bulunmadığından iltibas tehlikesinin oluşmadığı;
3.Gerçek hak sahipliği iddiasının davalının markasının başvurusu kapsamında bulunan 35.sınıf hizmetler yönünden ispat olunmadığı;
4.Tanınmışlığın ispat olunmadığı;
5.Haksız rekabetin ispat olunmadığı;
6.Kötü niyetin hukuki değerlendirme gerektirmekle mahkemeniz takdirinde olduğu;
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu ve ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Davacının itirazına mesnet .... sayılı markalarının müddet olduğu, ... sayılı markasının ise 26.06.2020 başvuru tarihli olup dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli olduğu için değerlendirmede dikkate alınmamıştır.
Değerlendirmeye alınan davacı markaları ile dava konusu marka tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
.... .... (35.sınıf) ... (38, 39, 42. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan hizmetlerin 35. Sınıf hizmetler olduğu ve davacının itirazına mesnet markalarının tescil kapsamlarının ise 38, 39 ve 42. Sınıf hizmetler olduğu, bu durumda dava konusu marka başvuru kapsamındaki hizmetlerin itiraza mesnet markaların tescil kapsamında bulunmadığı, dolayısı ile somut olayda emtia benzerliğinin oluşmadığı; şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan emtia benzerliğinin somut olayda oluşmadığı görülmektedir.
Devamla;
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu markanın kelime ve şekil markası olup markada yer alan kelime unsuru ... ... ibareler olduğu, söz konusu markada yer alan ibarelerden ... ibaresi standart yazım karakteri ile küçük harflerle ve siyah renk ile kaleme alınmış olduğu, davalının dava konusu marka başvurusunda yer alan ... ibaresi ise sıfır rakamında oluşturulmuş bir ok şekli ile yol sembolünden oluşmakta olduğu, davalının markasının her iki öğesi de (...-...) esaslı etki yaratmakta olup markanın bir bütün olarak marka fonksiyonu oluşturan öğeler olduğu, dolayısı ile markanın bir bütün olarak ... ... ibarelerinin esaslı unsur oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; .... sayılı markanın kelime ve şekil markası olduğu, ....sayılı markanın ise salt kelime markası olduğu, davacının .... sayılı markasında yer alan kelime unsuru yolcu ... (derece sembolü ile) ibareleri olup bu ibarelerden yolcu ibaresi standart küçük harflerle mavi renkle yazılı bulunmakta olduğu, ... ibaresi ise yine mavi renkle nispeten küçük punto ile yazılı olup söz konusu ibare turuncu yuvarlak bir ok ile çevrelenmiş olduğu, davacının diğer markası ise standart siyah renkli harfler ile kaleme alınmış ... ... ibarelerinden oluşmakta olduğu, bu ibareler markada bitişik konumda bulunmakta olduğu,
davacının markasında yer alan ... ibaresi İngilizce kökenli bir kelime olup Türkçede yolcu anlamına gelmekte olduğu, davacının markalarına bakıldığında her ne kadar .... ayılı markada yer alan ... (derece göstergesi ile birlikte) ibaresi nispeten küçük punto ile yazılı bulunmakta ise de davacının markalarının da bir bütün olarak yolcu ... ve ... ... ibarelerinin esaslı unsur olduğu markalar olduğu, Zira markalarda yer alan ibareler diğerinden gerek vurgu gerekse ayırt edicilik anlamında ön plana çıkarılmış olmadığı anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...
Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "yolcu ...'' ve '' ...'' esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; tarafların markalarında yer alan ''...'' ibaresinin ortak olduğu,
markaların bu ibare kaynaklı olarak birbirine yakınlaştığı; davacının... sayılı markasında yer alan ''...'' ibaresinin çevrelendiği şekil unsurunun davalının dava konusu marka başvurusu ile benzer olduğu, her ne kadar markaların ilk kelimeleri olan ... ve yolcu ibareleri birbirinden farklı ibareler olsa da markalarda yer alan ''...'' ibareleri markaları yakınlaştırmakta ve birbirinin serisi izlenimi yarattığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının markalarından ... sayılı markasının şekil unsuru ile birlikte bir bütün olarak davalının marka başvurusu ile benzer olduğu;
davacının diğer markası olan ''... ...'' markasının yabancı kökenli bir kelime ile başlamış olması markanın şekil unsurunun bulunmaması da dikkate alındığında anılan markalar benzer bulunmadığı; tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapıldığında; davalının dava konusu ...sayılı "... ..." marka başvurusunun davacının ... sayılı ''yolcu ...'' markası ile işaretler açısından benzer olduğu ancak markaların kapsamında bulunan emtialar benzer bulunmadığı için SMK 6/1 kapsamında iltibas tehlikesinin oluşmadığı, zira iltibas tehlikesi madde metninde belirtilen koşulların kümülatif olarak gerçekleşmesine bağlı olduğu,
emtiaların benzer bulunmadığı somut olayda iltibas tehlikesinin oluşmadığı, davalının davacının faaliyet alanı, müşteri çevresini haksız rekabet oluşturacak şekilde etkileyecek eylemlerde bulunduğuna dair bir tespit, bir ispat bulunmadığı, diğer yandan tarafların markalarının kapsamında bulunan emtiaların da tamamen farklı olduğu, davacı taraf dosyaya sunduğu deliller incelendiğinde, davacının markasının araç kiralama hizmetleri alanında faaliyette bulunması ve buna bağlı çalışma ve ortaklıkların, reklamların yapıldığı,
eldeki davada, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan emtialar 35.sınıf ''Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri;
alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.'' olup anılan hizmetler alanında davacının markasının tanınmış olduğuna veyahut davacının markasının yoğun bir şekilde kullanıldığını iddia ettiği ''araç kiralama hizmetleri'' ile davalının marka başvurusunun kapsamında yer alan hizmetler arasında haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin oluştuğuna dair bir ispat bulunmadığı,
iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı, ayrıca dosya kapsamındaki delillerden kötü niyet iddiasını destekler bir delile rastlanılmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/432, K. 2024/118, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama