KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/182 Esas - 2024/94
- Esas no
- 2022/182
- Karar no
- 2024/94
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
- Dava tarihi
- 20/05/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 11/03/2024
Karar Metni
2.067 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; .... başvuru numarası ile marka başvurusunda bulunduğunu, davalı kurumca başvuru konusu sınıflardan bir kısmının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 5/1-b ve 5/1-c hükümleri gereğince kısmen reddedilmesine karar verildiğini, ...’ya yapılan itirazın reddedildiğini, spor ile ilgili her türlü eşyanın satışı alanında faaliyet göstermekle birlikte, bu ürünlerin toptan şekilde tedariki ile tüketicilere perakende olarak satışı ve aynı zamanda kendi markasına ait ürünlerin üretimi ve tüketiciye perakende satışı konusunda kendi sektörünün en önemli isimlerinden birisi olduğunu,
“...” ibareli markasını kullanarak ürettirdiği ve tedarik ettiği ürünlerin satışını yaptığını, fiziki bayilerde ve internette satışı yaptığını, müvekkilinin kurulduğu tarihten bugüne “...” markasının tanınmışlığını artırmak ve sektörde bilinen bir marka haline getirmek için kapsamlı bir şekilde reklam ve promosyon faaliyetlerinde bulunduğunu bu sayede markanın sektörde önemli bir paya sahip olmasını sağladığını, müvekkilinin ... ibareli ...başvuru numaralı markaları bulunduğunu, “...” markalarının müvekkili tarafından uzun yıllardır aktif şekilde kullanılmakta olduğundan, markanın hem Türkiye hem de dünya çapında bilinirliği artmış olduğunu,
Müvekkilinin, sosyal paylaşım ağı olan ve Türkiye'de milyonlarca aktif kullanıcısı bulunan ...'a markanın doğduğu ve aktif şekilde kullanılmaya başlandığı tarih olan 2020 yılından bugüne kadar reklamlar vermiş olduğunu, sporcu sponsorlukları yaptığını, tüketici gözünde artık bu markanın müvekkiline ait ürünleri çağrıştırmakta olduğunu, GOOGLE’da son 1 yılda aylık ortalama 1000 adet aranma olduğunu, “...” markasında, markanın kelime olarak varlığının yanında şekil olarak “...” kelimesini destekler ve ön plana çıkarır şekilde ... şekli bulunmakta olduğunu, bu özelliği ve yazım şekli ile tek başına dahi ayırt edici niteliğe sahip olduğunu,
müvekkilin uzun yıllar boyunca yaptığı yatırımlar ve promosyon çalışmaları doğrultusunda markanın kazandığı tanınmışlık da göz önüne alınarak dava konusu markanın ... kararı ile reddedilen mal ve hizmetler bakımından reddinin yerinde olmadığını, ... markasının tanımlayıcı olmadığını, bu ibarenin "battal boy" anlamını taşımamakta olduğunu, markanın tanımlayıcı olması için hiçbir zihinsel çabaya gerek kalmaksızın anılan mal/hizmetleri tanımlaması gerektiğini beyanla ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusunun 6769 sayılı SMK 5/1-b ve c maddesi gereğince mutlak red nedenine bağlı olarak kısmen reddi ile ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı tarafından .... başvuru numarası ile marka başvurusunda bulunduğu, davalı kurumca başvuru konusu sınıflardan bir kısmının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 5/1-b ve 5/1-c hükümleri gereğince kısmen reddedilmesine karar verildiği, başvuru sahibi davacı tarafından ... nezdinde itiraz edildiği ve ...’nın ... sayılı kararı ile;
“... başvuru numaralı "kingsize" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın 6769 s. SMK’nın 5/1-b ve c bentleri uyarınca ayırtedici nitelikten yoksunluk ve tanımlayıcık gerekçesiyle SINIF KODU 18: Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. SINIF KODU 24: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar.
Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri.Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. SINIF KODU 25: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.
SINIF KODU 28: Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. SINIF KODU 35: Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.
Müşterilerin malları everişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya jkösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Ev tekstil ürünleri:perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Kampçılar için uyku tulumları.
Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandalatler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar.
Malların biraraya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katolog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) bakımından kısmen reddedilmesi kararına karşı başvuru sahibi adına kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (…) Başvuruda yer alan şekil unsurunun altın renkli ... şekli olduğu ve başvuruya ek bir ayırt edici nitelik katmadığı düşünüldüğünden, başvurunun esas-baskın unsuru “ ... nutrition” ibaresi olarak değerlendirilmiş ve inceleme bu husus dikkate alınarak yapılmıştır.
Başvurunun kısmi ret kapsamındaki mallar/hizmetler dikkate alınarak bir değerlendirme yapıldığınd, “...” kelimesinin Türkçe anlamı “battal boy/büyük boy” olduğu tespit ve başvurunun Türk tüketicilerde oluşturacağı başlıca ve birincil algının “battal/büyükboy” olacağı bu nedenle iş bu işareti taşıyan ürünlerin veya bu ibare ile sağlanan hizmetlerin olması durumunda, ... ibaresinin ürünün veya hizmetin boyutuna işaret eder olarak algılanacağı kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar iş bu başvuruda ayrıca şekil unsuru bulunsa da şekil unsurun kelime unsuruna göre geri planda konumlandırılması, kelime ve şekil unsurlarının kombinasyonundan oluşan markalarda tüketicilerin kelime unsuruna odaklandığı, kelime unsurunun tüketicilerin zihninde şekil unsuruna nazaran öncelikli olarak yer bulup anımsandığı, tüketicilerin ret gerekçesi markayı figüratig unsurunu tarif ederek değil kelime unsuru ile akıllarında tutacakları nedenleriyle varılan sonuç değişmemiştr.
Bu haliyele kısmi ret gerekçesi mal ve hizmetler bakımından başvuru hakkında 5/1-b ve c bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk ve tanımlayıcılık gerekçeleriyle verilen karar yerinde görülmüştür.
Başvuru sahibinin işbu ibareyi kullanıyor olması, kısmi redde konu mal vehizmetler bakımından işbu başvuruya kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandırıldığı kanaatine varılmadığından varılan sonuç değişmemiştir.'' gerekçesiyle ''İtirazın reddedilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen RAPORDA/EK RAPORDA özetle: 1. SMK’nın 5/1-b. maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğu, 2. SMK’nın 5/1-c. maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğu, 3. ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
6769 sayılı SMK 5/1-b maddesinde "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği" mutlak ret nedenlerinden sayılmıştır. Sicilde gösterilebilir olmasına rağmen herhangi bir mal veya hizmet için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretler tescil edilemeyecektir.
Bir marka, bir işletmenin mal ve hizmetlerini, başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilebilmesi koşuluyla, özellikle kişi adları da dâhil olmak üzere sözcükler, harfler, rakamlar, malların, seslerin veya ambalajların şekli gibi işaretlerin, kaynak gösterme vasfı o işaretin markanın soyut ayırt edici niteliğine sahip olduğunu göstermektedir.
Buna karşılık bir işaretin somut ayırt edici niteliği incelenirken, tescili talep edilen işaretin tescile konu mal veya hizmetleri diğer mal veya hizmetlerden ayırt etmeye elverişli olup olmamasına bakılır. Söz konusu işaretin tescile konu mal ve hizmetler açısından ayırt edicilik fonksiyonu yoksa aksine bu mal veya hizmetlerin bir özelliğini veya kullanım amacını belirtiyorsa ya da mal veya hizmet hakkında bilgi veriyorsa, somut ayırt edici niteliğe sahip değildir . Bu nedenle bir işaret soyut ayırt edici niteliğe, dolayısıyla, marka olma özelliğine sahip olabilir, ancak bu işaret belli mal ve hizmetler için ayırt edici niteliği bulunmadığından tescil edilemez. Dolayısıyla, soyut ayırt edici nitelik somut ayırt edici niteliğe göre daha geniş kapsamlıdır.
Bu bağlamda asgari düzeyde ayırt edici niteliği olması kaydıyla, her türlü işaret marka olabilmektedir. Ayırt edici nitelik başlangıçtan itibaren olabileceği gibi sonradan kullanıma bağlı olarak da zaman içinde kazanılabilir. Ayırt edici niteliğin tespitinde temel alınan husus, markanın tescil edilmek istendiği mal ve hizmet sınıflarıdır.
Dolayısıyla soyut anlamda ayırt edicilik değerlendirmesi yapılırken mal ve hizmet sınıfı temelinde bir değerlendirme yapılmaması gerekir.
6769 Sayılı SMK’nın 5/1-c maddesine göre ise “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler” in marka olarak tescil edilmesi mümkün değildir.
Bir işaretin SMK m. 5/1-c kapsamında değerlendirilebilmesi için, işaret ile mal veya hizmet arasında doğrudan ve özellikli bir ilişkinin bulunması, işaretin mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini, vasfını, amacını hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan, mal veya hizmet ile sıkı ilişkisi sebebiyle bir özelliğini derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir.
Somut ayırt edicilik değerlendirmesi tescil edilmek istenilen mal ve hizmet gözetilerek ilgili tüketici nazarında yapılmalıdır. Bu değerlendirme kapsamında tüketici nezdinde ilgili markanın farklı bir kaynaktan geldiği ve ayırt ediciliğe haiz olduğunun kabulü gerekmektedir. Eğer bu ölçüde bir ayırt edicilik mevcut değilse aksine tanımlayıcılık mevzubahis olursa söz konusu markanın tescili mümkün olamayacaktır.
6769 s. SMK’nın 5/1-c bendine göre bir ibarenin tasviri işaretlerden sayılabilmesi için benimsenen temel kriter, işaretin, tescil edilmek istenilen emtia sınıflarında, hiçbir özel zihni çabaya gerek olmaksızın, doğrudan doğruya, mal ve hizmet ile sıkı ilişkisi nedeniyle malın veya hizmetin bir özelliğini veya kompozisyonunu derhal düşündürmesi ve akla getirmesidir. Bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesi mümkün değildir. Tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescili mümkündür.
Görüleceği üzere işaretin 6769 s. SMK 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı hususu, başvuru kapsamındaki işaretin tüketici nezdinde öncelikle markasal bir algı yaratıp yaratmadığı, sonrasında ise tescili talep edilen işaretin kaynak gösterme fonksiyonuna sahip olup olmadığı ya da ilgili mal ya da hizmetin bir özelliğini ifade edip etmediği noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; davaya konu marka ele alındığında dava konusu markanın tek başına beyaz zemin üzerinde siyah renkte ve büyük fontta “...” ibaresi ve üstünde “...” figürü şeklinde kompozisyon olarak kullanıldığı; markanın esaslı unsurunun ise söz görünümden yüksek konuşur ilkesi de gözetilerek ... ibaresi olduğu; söz konusu ibarenin “ kral boyu “ anlamına da gelmekle redde konu mal ve hizmetler yönünden “büyüklük tarifi” niteliğinde olması, nitelik bildirmek için ve ölçü amaçlı kullanılan bir ibare olması, davacının söz konusu ibarenin kendisine ait olduğunu kabul ettirme gücünün bulunmaması,
davacının sunduğu belgeler üzerinden yapılan bir değerlendirme ile de tüketici nezdinde markanın kaynağına dair algı oluşturmaması, işletme bağlantısı kurmasının mümkün olmaması, alışılmışın dışında bir kullanımının veya kombinasyonunun bulunmaması karşısında marka başvurusuna konu çıkartılmasına karar verilen mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşük olduğu; söz konusu kelimenin anlamı genel olarak bilinen ve kullanılan sıkça kullanılan İngilizce kelimelerden oluşmakla tüketiciler tarafından da bilinebilecek nitelikte olduğu,
söz konusu markanın esas unsurlu bu ibaresinin ihtiva ettiği anlamın ötesine geçen bir anlam da barındırmamakta olup, anılan kelime anlamını da muhafaza edilmiş durumda olduğu, dolayısıyla, başvuru konusu marka, ilgili tüketici kesimi tarafından herhangi bir zihni çaba gerektirmeksizin, doğrudan doğruya, kral boyu, en büyük boy, battal boy, çok geniş şeklinde algılanacağı, dolayısıyla davaya konu marka, anılan anlamıyla redde konu sınıflar bakımından hizmetin/ürünün amacına ve niteliğine doğrudan atıf yapan bir anlamda kullanılmış olup anılan hizmetler bakımından marka olarak algılanmayacağı;
tüm bu sebeplerle SMK 5/1-b ve 5/1-c kapsamında tescil engeli bulunduğu; davacı tarafça söz konusu marka ile ilgili kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasında bulunulmuş ise de , dosya kapsamında bu kapsamda herhangi bir somut delil de bulunmadığı; sonuç olarak ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı anlaşılmış açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/182, K. 2024/94, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama