KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 15 Mart 2024
- Esas-Karar No
- 2022/187 - 2024/539
- Esas no
- 2022/187
- Karar no
- 2024/539
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 11/10/2021
- Numarası
- 2020/362 E. - 2021/349 K.
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2021 tarih ve 2020/362 Esas - 2021/349 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2019/49848 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin 2015/110748 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kısmen kabul edildiğini ve başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf markaları arasında herhangi bir görsel ya da işitsel benzerlik bulunmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini,
her iki markanın da alıcı/hedef kitlesinin ortalama tüketiciden daha fazla dikkat ve özeni gösteren kitle içerisinde yer aldığını, dolayısıyla müvekkilinin markasıyla davalının markasının farklı olduğunu anlayabileceğini ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-7927 sayılı kararının iptaline, başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, davacı ile müvekkilinin faaliyet konularının ve hedef kitlesinin aynı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının "... " ibareli marka başvurusu ile davalı firmanın "Şekil ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında yüksek benzerlik nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği, SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkil şirketin başvuru markası ile davalının redde mesnet markası arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, müvekkili markasının, tüketici nezdinde davalı markasından ayırt edilebilir nitelikte olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira taraf markalarının aynı ibarelerden oluştuğu ve markalarda farklı olarak yer verilen görsel unsurların, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/187, K. 2024/539, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama