KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas no
- 2022/193
- Karar no
- 2024/137
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
Karar Metni
3.091 kelime·15 dk okuma·9 bölüm
Mersis No - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- .... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ve davalı cevabına cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilleri ...’nın 1961 yılından bu yana faaliyet gösterdiği alanda birçok ürünün tanıtımı ve geliştirilmesini sağlayarak bir kalite sembolü olduğunu, “...” markasının ... tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkillerinin “...” ibaresini ilk olarak 1986 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, davalının ... sayılı “...” ibareli marka için 29, 30 ve 35. Sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil başvurusunun ilanına yapılan itirazın ... ve ... tarafından red edildiğini,
müvekkillerine ait “...” markalarının yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını ve tanınmış marka hale geldiğini, müvekkillerinin 16.12.1986 tarihinde ... sayı ile tescil ettirdiği “... ...” markasını taşıyan ürünlerini piyasaya sürdüğünü, o zamandan beri bu ana markaya dayalı birçok marka başvurusu yaptığını, bu ürünün pazarlanmasını sağlamak amacıyla ciddi yatırımlar yaparak büyük bir reklam bütçesi sağladığını, gıda ürünleri sektöründe bu anlamda bir ilki gerçekleştiren “...” ibareli markalarını uzun yıllardır nizasız ve fasılasız bir şekilde kullandığını ve bu surette tanınmış bir marka haline getirdiğini,
“... ...” ibareli markalarına, ciddi maddi yatırım yaptığını, müvekkilinin tescilli “...” ibareli markaları ile davalı tarafından tescil ettirilmek istenen “...” markasının bulunduğu mal ve hizmet sınıfının aynı olduğunu, bu durumun iltibas ihtimalini kuvvetle muhtemel kıldığını, davalının müvekkillerine ait tanınmış “...” markalarına benzer marka başvurusunda bulunmasının kötü niyetli bir davranış olduğunu, “...” ibareli markalar ile davalı şirket tarafından tescil ettirilmek istenen “...” ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturacağını, “...” ibareli markaların,
tanınmış marka niteliğine haiz olup bu durumun iltibas ihtimalini arttırdığını, davalı şirkete ait “...” ibareli markaların tesciline cevaz verildiği takdirde bu durumun müvekkillerine ait “...” ibareli tanınmış markalarının ayırt edici karakterine zarar verecek ve davalının müvekkilleri markalarından haksız yarar sağlamasına sebep olabileceğini, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu belirterek;
...’in 29.03.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline, ... sayı ile tescil başvurusu yapılan “...” ibareli markanın 29. ve 30. SINIFIN tamamı ile 32. Sınıf: Maden Suları, Kaynak Suları, Sofra Suları, Sodalar, Sebze ve Meyve Suları Bunların Konsantreleri ve özleri, meşrubatlar malları ile 35. Sınıfın ilgili alt grubunda bulunan 29 ve 30. Sınıfın tamamı ile 35. Sınıfın ilgili alt sınıfında yer alan 29 ve 30. Sınıfların tamamı ile 32. Sınıf: Maden Suları, Kaynak Suları, Sofra Suları, Sodalar, Sebze ve Meyve Suları Bunların Konsantreleri ve özlerine ilişkin mal veya hizmetler yönünden iptaline,
tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalının 26/02/2021 tarih ve ... sayılı 29, 30, 32 ve 35. sınıfa giren mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere yaptığı "..." marka başvurusunu, ... ... tarafından 14/04/2021 tarihli ve 370 sayılı ...’nde ilanı üzerine davacının tescilli markalarına ve 6769 sayılı SMK’nın m. 6/1, 6/4 ve 6/5 hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiği, davacının bu itirazının ... tarafından red edildiği ve davacının bu red kararına karşı ... nezdinde itiraz yaptığı ve huzurda dava konusu edilen 29.03.2022 tarih ve .... sayılı kararı ile;
''Yapılan incelemede, "..." ibaresinden başvuru ile itiraz gerekçesi markaların "..." unsurunu ortak içerdikleri görülmüşse de, başvuru konusu markanın "..." şeklinde kavramsal bir bütün oluşturacak şekilde okunup algılanması, markaların -tüketicilerin dikkatinin yoğunlaştığı- başlangıç kısımlarının birbirinden farklı olması,
başvuru konusu markada herhangi bir unsurun ön plana çıkarılmamış olmasından dolayı tüketicinin başvuru konusu markayı bir bütün olarak algılayacağı hususları birlikte göz önüne alındığında başvuru konusu işaret ile itiraz gerekçesi markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıkları, itiraz sahibinin ... sayılı tanınmış markasının da bu sonucu değiştirmeyeceği görüşüne varılmıştır.
Dolayısıyla, başvuru ile itiraz gerekçesi marka arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varıldığından karıştırılma gerekçeli itiraz haksız bulunmuştur. Başvuru ile itiraz gerekçesi markalar benzer bulunmadığından muterizin, 6/4 gerekçeli itirazları da kabul edilmemiştir.
Diğer yandan, markalar arasında iltibasa yol açabilecek düzeyde benzerlik bulunmadığı gibi, başvuru konusu markanın tescili veya kullanımı halinde 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak da, itirazda, muterizin markalarına verilecek zararın ya da markalarının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası olduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından,
başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı görüşüne varılmış ve bu yöndeki itiraz da kabul edilmemiştir.
Sonuç olarak; yayına itiraz hakkında ... verilen karar yerinde görülmüş ve itirazın reddi gerekmiştir..” gerekçesine yer verilmek suretiyle, itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:
-Davaya konu olan ... ''...'' markası ile davacının mesnet markalarının kapsamlarındaki 29., 30. sınıftaki malların tamamı, 32. sınıfta yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” malları ile 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29. SINIFTAKİ: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.
Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.
30. SINIFTAKİ: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları.
Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. 32. SINIFTAKİ: Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.
Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetlerinin aynı / aynı tür veya benzer nitelikte oldukları tespit edilmişse de taraf markalar görsel ve işitsel olarak benzer olmaması nedeniyle 6769 S. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı,
-Davaya mesnet gösterilen markaların tüketici nezdinde bir farkındalığının olduğu ancak uyuşmazlığın çözümü zaten SMK 6/1 maddesi anlamında yapılmış olup 6/4 ve 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ... (29, 30, 32, 35.Sınıf) .... ... .... .... ... (05, 29, 30, 32. Sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacının mesnet gösterdiği markalarının tüm mallarının davalı markasının 29, 30. Sınıfı tamamı ile 32. Sınıfta yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.
Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” mallarının, davacı yanın mesnet olan markalarındaki mallar ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, bununla birlikte belirtilmesi gereken husus, somut olayda dava konusu markada yer alan 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” genel olarak satış hizmetlerine yönelik olduğu,
35. sınıfın ilgili alt grubunun diğer mal sınıflarına benzer olup olmadığına karar verilirken somut olayın özelliklerine göre, yani mallarla birlikte markalar da aynı değerlendirmenin içine alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiği, aksi halde, sadece bu hizmet grubunu tescil ettirerek 35.sınıftaki malların tamamına engel olunabileceği, ki bu durum da marka ruhuna aykırı olacağı, Sınıflandırma Tebliği idari amaçlı olduğundan, farklı sınıflarda yer alan mal ve/veya hizmetlerin farklı olduğu doğrudan söylenemeyeceği, ancak bir malın, bir hizmetin sunumu sırasında veya hizmetin sunulduğu yerde kullanılıyor olması,
o mal ile hizmetin benzer olduğunu gösteren bir durum olarak da doğrudan kabulüne neden olmayacağı, benzerliğin kabulü için, mal ve/veya hizmetin doğası, kullanım amacı, satış ve dağıtım kanalları, tüketici kitlesi gibi birçok ayrıntının göz önünde bulundurulması gerektiği, davacının markası kapsamında çekişme konusu malların bulunduğu da göz önüne alındığında, davacının sunacağı bu hizmetin tüketicilerce dava konusu olan 1-34 sınıfta yer alan malların pazarlanması” olarak algılanacağı, diğer taraftan, mal üreten kişiler, ayrıca hizmet markası almalarına gerek olmaksızın,
ürettikleri malları emtia markaları ile “mal satım hizmeti” ile satabildikleri, Bu tip satış biçimi her ne kadar farklı mal ve markaların bir araya getirilmesi yolu ile gerçekleştirilen perakende satış hizmeti olmasa da bu tür bir satış hizmetinin söz konusu olduğu durumlarda hizmet sınıfında tescilli marka ile davacının markasının tescilli olduğu mallar karıştırılabileceği, ayrıca, aynı/ayniyet derecesinde benzer markalar söz konusu olduğunda ve bu işyerinde tüketicinin tanıdığı markanın ürünü ile aynı/benzer ürünlerin satışı ile karşılaştığında markaları ve dolayısıyla firmaları birbirleri ile ilişkilendirebileceklerini,
belirtilen nedenlerle davalının 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” ile davalının markasının kapsadığı. 29. SINIFTAKİ: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar.
Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30. SINIFTAKİ: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.
Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. 32. SINIFTAKİ: Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.
Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) hizmetler yönünden 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi hükmünün uygulama koşullarından olan mal ve hizmetlerin benzerliği koşulunu gerçekleşmiş olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; herhangi bir figüratif unsur içermeyen, standart düz yazı stili beyaz zemin üzerine büyük harflerle siyah renkle bir bütün olarak oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; çeşitli renk ve şekil kombinasyonları ile hem de düz yazı içerecek şekilde farklı kelimelerden oluştuğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde;
hem görsel, hem işitsel hem de anlamsal açıdan ortalama tüketici nezdinde bir benzerlik kurulamayacağı, taraf markalarında ortak olan tek unsur ... ibaresi olmakla birlikte davalının Türkçe’de iki ayrı anlamı olan “...” ibareli başvurusunun, davacının tek başına bir anlamı olmayan, Türkçe’de yapım eki olarak bilinen ve kullanılan “...” ibareli markalarıyla karışacağına ilişkin bir değerlendirme yapılamayacağı ve ziyadesiyle farklılık yarattığı, başka bir ifade ile davaya konu olan markanın bir bütün olarak ayırt edici unsurunun ... olduğu,
... ibaresinin markanın bir parçası olarak değerlendirileceği, markanın “...” kelimesinden yola çıkarak “gevrek ya da kızartılmış ekmek”, tazeyi çağrıştırması ya da çağrıştırma olasılığı taşıması tek başına bu işaretin gıda emtiaları yönünden herkesçe kullanılabilecek bir kelime olduğu sonucunu doğurmayacağı, markanın, üzerinde kullanılacağı emtiaya dair bir mesaj vermesi, o emtianın niteliğine ilişkin dolaylı telkinde bulunması mümkün olacağı, burada ayrım noktası söz konusu telkinin, tüketiciler nezdinde ürünü doğrudan tanımlayan bir ibare yoluyla yaratılmadığı, taraf markaları arasında benzerlik kurulmasının mümkün olmadığı,
markaların hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markanın farklı işletmelere ait, ilişkisiz markalar olduğunu anlayacak ve markalar arasında bağlantı kurmayacağını, somut olay da ise, taraf markaları arasında görsel, duyusal ve anlamsal benzerlikler bulunmadığından, 6769 sayılı SMK’nın 6/(1) maddesi anlamında karıştırılma olasılığının da bulunmadığı; iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/193, K. 2024/137, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama