KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/209
- Karar No
- 2023/252
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/200
- Karar no
- 2023/225
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ....
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ... -....
- Davalılar
- 1- ... -....
- Vekili
- Av. ....
Karar Metni
2.485 kelime·12 dk okuma·10 bölüm
2- ... ... 3- ... ...
VEKİLİ
Av. ... -....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 02/06/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :17/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin 1927 yılından beri “Temizlik, Kişisel Bakım ve Kozmetik Ürünler” alanında faaliyet gösteren sektörünün büyük ve önde gelen şirketlerinden birisi olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin dünyanın pek çok ülkesinde tanındığını ve bilindiğini, özellikle “... ...” ibaleri markası müvekkil şirketin en bilinen ve tanınan markası olduğunu, davalının "... ..." şeklindeki markası ise tebliğin 3 ve 5 nci sınıf emtialar bakımından tescil edilmek istendiğini, bu emtiaların BİRE BİR AYNISI davalının tescil başvuru tarihinden yıllar evvel başta ... numaralı "... ..." markası olmak üzere ...
Nolu "... ..." , ... Nolu "... ..." ve ...
Nolu "... ..." marka tescil belgeleriyle müvekkil adına tescillinin olduğunu, “... ..." ibareli marka başvurusunun, müvekkilinin "... ..." markasını oluşturan harf ve kelimelerle aynı veya son derece yakın harflerden oluşturulduğunu, sadece tek harf farklılığı bulunduğunu, markaların son derece bir birine yakın olduğunu, markalar arasında bariz ve belirgin bir benzerlik bulunduğunu, markaların kapsamını oluşturan emtiaların da bire bir AYNI olduğunu, aynı tüketici kesimine yönelen ve aynı satış ve pazarlama noktalarında satışa arz edilen ürünlerden oluştuğunu,
ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamaları mümkün olmayacağını, başvuru kapsamındaki .... emtiaları üzerinde ''... ..." ibareli marka yer aldığında bu ürünleri gören veya satın almak isteyen ortalama tüketicinin bu kelimeyi gördüğünde daha önce tanıdığı, bildiği, aradığı ''... ...'' markasının aşağı yukarı net anısının tesiriyle ve hatırasında kalan izine dayanarak markayı ''... ...'' markasıyla karıştırabileceğini veya "... ..." markalarıyla yaratılan seri markalardan bir diğeri olabileceği algısına kapılabileceğini belirterek,
...’in 12.04.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline, dava konusu ... sayılı "... ... marka başvuru kapsamındaki 03. Sınıf: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).
Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç)." ve 05. Sınıf: "Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler." malları bakımından iptaline ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı cevap dilekçesiyle; müvekkilinin 2019 yılında “... ...” ve “...” markaları altında sattığı ürünler ile Türkiye çapında ve uluslar arası olarak üne kavuştuğunu, “... ...” ve “...” ibareli markalarıyla 32 farklı ülkeye ihracat yaptığını, davacı yanın iddialarının aksine taraf markaları arasında 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, emtialar arasında benzerlik bulunması tek başına 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas yaratma tehlikesinin varlığını kabul için yeterli olmadığını,
davacının “... ...” ve “...” ibareli markaları ile müvekkilinin “... ...” markaları arasında tek bir harf farklılığı bulunmakta olduğunu iddia edilmekte ise markaların farklı olduğunu, taraf markaları arasında ortak unsurun “...” ibaresi olsa da bu ibarenin zayıf bir ibare olduğunu markaların esas unsurunun “...” ibaresi ile davacı yana ait markaların esas unsurunu oluşturan “...” ibareleri üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkiline ait önceki tarihli “...” esas unsurlu tescilli markalar göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin “... ...” ibaresi üzerinde kazanılmış hak sahibi olduğunu,
davacı yanın davaya gerekçe olarak gösterdiği markaları tescil ettirdiği her bir emtia bakımından kanunun aradığı biçimde ciddi bir şekilde kullanmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalının 03.03.2021 tarih ve ... sayılı 03 / 05 / 10 / 16 / 35. sınıfa giren mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere yaptığı ... ... ibareli marka başvurusunu, başvuru kapsamında yer alan “Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” Malların 5/1-f kapsamında resen red edildiği kalan mal ve hizmetlerin ise ... tarafından 17.05.2021 tarihli ve 372 sayılı ...’nde ilanı üzerine davacının yukarıdaki tabloda detaylı bilgileri verilen tescilli markalarına ve 6769 sayılı SMK’nın m. 6/1, 6/5 ve 6/9 hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiği,
davacının bu itirazının ... tarafından red edildiği ve davacının bu red kararına karşı ... nezdinde itiraz yaptığı ve huzurda dava konusu edilen 12.04.2022 tarih ve ... sayılı kararı ile “(…) Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir.
Yapılan incelemede, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak lgılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Markalar benzer görülemdiğinden SMK m.6/4 itirazı da kabul edilmemiştir.
SMK m.6/5 hükmünün koşullarının varlığı ispatlanamadığından bu yöndeki itiraz da kabul edilmemiştir. Kötü niyet kavramı, "bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak veya başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu" olarak tanımlanabilir.
Marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı şekilde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız yarar elde etmek, markayı gerçekte kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti yapmak, gerçek hak sahibinin piyasaya girişini engellemek, gerçek hak sahibine maddi veya manevi zarar vermek vb. amaçları yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir.
Gerçek hak sahibi ile arasında sözleşme yahut ön sözleşme bulunan başvuru sahibinin, tescil yolu ile ve dürüstlük ilkelerine aykırı biçimde marka üzerinde hak temin etme girişimi de kötü niyet olarak kabul edilir. ....'nin 01/02/2012 tarihli ... sayılı kararının 90. paragrafında, inceleme konusu işaretlerin aynı olması, kötü niyete ilişkin diğer faktörlerin hiçbirisi mevcut değilken, tek başına kötü niyetin varlığını ortaya çıkarmaz tespiti yapılmıştır.
Bir diğer deyişle, kötü niyetle başvurusunun yapıldığı iddia edilen işaretle buna karşı öne sürülen itiraz gerekçesi markaların aynı (veya benzer) olması veya markaların benzer olduğu yönündeki iddia, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacaktır.
Kurul belirtilen tespiti paylaşmaktadır ve başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını, tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir. Yapılan incelemede, başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötü niyet iddiasına dayalı itiraz kabul edilmemiştir.
Öte yandan her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede işbu başvurudan farklı marka örneğini haiz ve farklı aşamalarda incelenmiş olan başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır.
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle: dava konusu ... sayılı marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen markaların dava konusu edilen mallar bakımından taraf markaların kapsamları aynı olsa da işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin SMK m. 6/1 düzenlemeleri uyarınca mevcut olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları ... ... ... (03,05,10,16,35. sınıf) ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... (01-(...)-45.sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacının mesnet gösterdiği markalarında yer alan ve davalı
markasının 03. Sınıftaki malların tamamı ile 05. Sınıftaki "Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman
malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler mallarının, davacı yanın mesnet olan
markalarındaki mallar ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; davaya konu .... ibareli markanın kelime markası olduğu, üstte İngilizce kökenli ve Türkçe karşılığı Bebek anlamına gelen
... ibaresi ile bu ibarenin altında ise ... ibaresinden bulunduğu; davaya konu olan markanın da esaslı unsurunun ise ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacının mesnet olan markaları ise kimisi şekil ve kelime unsurundan oluşmuş karma olup kimisi de sadece kelime unsurundan oluşan “...,.... ibaresinden meydana geldiği, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
....'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, öncelikle taraf markalarında ''...'' ibaresinin ortak olduğu, bunun dışında bir ortaklığın bulunmadığı, ... ibaresinin ise zayıf bir ibare olduğu, markaya bir ayırt edicilik kazandırmadığı;
davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... ...'' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,
taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır · ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/209, K. 2023/252, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama