KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/225 Esas - 2024/110
- Esas no
- 2022/225
- Karar no
- 2024/110
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
Karar Metni
2.536 kelime·13 dk okuma·13 bölüm
.... Mersis No: .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI :... .... Mersis No: ....
DAVA
Marka Hükümsüzlüğü, Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Maddi ve Manevi tazminat, İlan
DAVA TARİHİ : 17/06/2022
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü, Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Maddi ve Manevi tazminat, İlan davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının 1996 yılında kurulmuş bir ilaç şirketi olduğunu, farklı hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere ilaç, takviye edici gıda gibi yüzden fazla ürünü ile ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösterdiğini, davacının ürünlerinden birinin de “...” markalı ürün olduğunu, davacının “...” ibaresini ilk olarak 14.07.2020 tarihinde ... aldığı onay belgesinde kullandığını, anılan markayla 24.06.2021 tarihinde ilk parti ürünün ithal edildiğini, 22.12.2021 tarihinde yerli üretim olarak ... onay alındığını, bir markayı ilk defa kullananın, onu yaratan kişinin “gerçek hak sahibi” olduğunu,
davacının 2020 yılında bu markayı fiilen kullanmaya başladığını ve halen kullanmaya devam ettiğini, tescilin etkisinin açıklayıcı nitelikte olduğunu, tescil ile yaratılan hak sahipliği karinesinin gerçek hak sahibi tarafından çürütülmediği sürece geçerli olacağını, 22.12.2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.6/3 ve m.6/6 hükümlerine göre;
tescil tarihinden önce elde edilmiş olan hakkın korunacağının hükme bağlandığını, ayrıca 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) haksız rekabete ilişkin hükümlerinin de önceye dayalı kullanım hakkını koruduğunu, Davacının, kullanmakta olduğu “...” ibaresi için marka tescil başvurusunda bulunmak için araştırma yaptığında dava konusu markanın tescilli olduğunu tespit ettiğini, bunun üzerine davalıya gönderdiği ....
Noterliği aracılığıyla gönderdiği 14.02.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile marka başvurusunun geri çekilmesinin talep edildiğini, aynı zamanda davalıyla telefon görüşmesi yapılarak durum anlatılmasına rağmen davalının ek menfaat karşılığında marka başvurusunu geri çekeceğini bildirdiğini, bunun davacı tarafından kabul edilmediğini ve dava konusu markanın tescil edildiğini, dava konusu markanın kötü niyetli başvuru sonucu tescil edildiğini, markanın aynısının bir başkası tarafından kullanıldığını bilen veya bilmesi gerektiği hâlde tescil talebinde bulunan kişinin kötü niyetli olduğunu,
tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini ve davacının fiili markasal kullanımlarını bilmesi gerektiğini, dava konusu markanın davalı adına tescil edilmesinin tesadüf olamayacağını, davalının iki adet takviye edici gıda ürünü pazarladığını, bu ürünün satışı için ... onay alınması gerektiğini, bu nedenle de davacının markasından haberdar olduğunu, dava konusu marka henüz başvuru aşamasındayken davacı tarafından gönderilen ihtarnameyle de davalının durumdan haberdar olduğunu, dava konusu markanın SMK m.6/9 hükmü bağlamında da hükümsüz kılınması gerektiğini, Google arama motorunda yapılan aramada davacı ürünlerinin ilk sıralarda çıktığını,
süreç içerisinde davalının, dava konusu marka ile üretime başladığını, davalının internet sitesi ve Instagram hesabında da bu ürünlerin reklamını yaptığını, bu durumların davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu iddia ederek, ... sayılı ve “...” ibareli markanın 05. sınıftaki emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, hükümsüzlük kararının Türkiye’de tirajı en yüksek gazetesinde ilanına, haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davacının markalarına tecavüz eder nitelikteki ürünlere, bu ürünlerin üretiminde kullanılan makine ve araçlara, her türlü reklam ve tanıtım materyallerine el konulmasına, toplatılmasına, satışının durdurulmasına,
internet, radyo, tv, gazete ve sair mecralar üzerinden yapılan reklamların durdurulması, haksız rekabetin devamının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması, davalıların haksız rekabeti dolayısıyla ortaya çıkan zararlar için davacı şirketin fiili kaybı, davalıların elde ettiği kazanç miktarı, davacı şirketin yoksun kaldığı kazançlar ve itibar kaybı ile Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde ileride arttırılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi,
10.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylemin gerçekleşmeye başladığı tarihten itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... markasının haksız tesscili nedeniyle tescilli olduğu 05 tüm sınıfta hükümsüzlüğüne/iptaline karar verilmesi, İş bu markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğinde bu karara yönelik mahkeme ilamının Türkiye’de tirajı en yüksek gazetede ilanı, Haksız Rekabetin tespiti, önlenmesi, müvekkil şirketin haklarına tecavüz eder nitelikteki ürünlere, bu ürünlerin üretiminde kullanılan makine ve araçlara, her türlü reklam ve tanıtım materyallerine el konulması, toplatılması, satışının durdurulması, internet, radyo, tv, gazete ve sair mecralar üzerinden yapılan reklamların durdurulması,
haksız rekabetin devamının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasıDavalıların haksız rekabeti dolayısıyla ortaya çıkan zararlar için davacı şirketin fiili kaybı, davalıların elde ettiği kazanç miktarı, davacı şirketin yoksun kaldığı kazançlar ve itibar kaybı ile Sayın Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde ileride artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak 1000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın haksız eylemin gerçekleşmeye başladığı tarihten itibaren ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen RAPORDA VE EK RAPORDA özetle:
1)Dava konusu markanın SMK m.6/3 ve m.6/6 hükmü bağlamında hükümsüzlük koşulları oluşmadığı,
2)Dava konusu markanın SMK m.6/9 hükmü bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı konusunun salt hukuki bir değerlendirme olması sebebiyle bu konuda değerlendirme yapılamayacağı,
3)Davalı kullanımlarının ve marka tescilinin davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu,
4)Davacı adına tescilli bir marka bulunmadığından, davacının markasına tecavüzün var olamayacağı
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu ve ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
SMK m.7/1 hükmüne göre; SMK ile sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
TTK m.54/2 hükmüne göre; rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
TTK m.55/4 hükmüne göre; başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak haksız rekabet hallerinin başlıcaları arasında sayılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Hükümsüzlüğü Talep Edilen Davalı Markası ... ibareli marka
Tescil Kapsamı: 05. Sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.
Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.
İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları
Tüm dosya kapsamına göre:
Dava konusu markanın başvuru tarihi 07.10.2021 olduğu, SMK m.6/3 hükmü bağlamında hükümsüzlük koşullarının varlığı için bu tarihten önce davacının “...” ibaresi üzerinde hak elde etmiş olması gerektiği, bu nedenle davacının 07.10.2021 tarihinden sonraki bir tarihe ilişkin olan delillerinin SMK m.6/3 hükmü bağlamında incelemeye esas alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle sunulan delillerden sadece 07.10.2021 tarihinden önceki tarihe ilişkin deliller incelendiğinde, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden.
İstanbul Valiliği İl ... 14.07.2020 tarihli “Onay”ı ile davacı adına “...” markalı takviye edici gıda şase onayı verildiği.
2020 yılına üretici firma tarafından düzenlenmiş ürün içeriğine ilişkin belgeler olduğu, bu belgelerde davacının kullanımına ilişkin herhangi bir bilgi yer almadığı, söz konusu kullanımların, tescilsiz bir marka üzerinde hak elde etmeye elverişli yoğunlukta olmadığı, SMK m.6/3 hükmü bağlamında bir marka ya da işaret üzerinde hak elde edilebilmesi için anılan tescilsiz ibarenin, tüketici nezdinde kullanan kişi ile ilişkilendirilmesini sağlayacak yoğunluğa ulaşması gerektiği, Şase onay belgesinin, bu yoğunlukta bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, SMK m.6/3 hükmü bağlamında hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı.
SMK m.6/6 hükmü kapsamında tescil engelinin mevcudiyeti de dava konusu markanın başvuru tarihi olan 07.10.2021 tarihinin esas alınması gerektiği, belirtilen tarihten önceki deliller incelendiğinde, SMK m.6/6 hükmünde belirtilen hakları doğuracak “...” ibareli kullanım tespit edilemediği, açıklanan gerekçelerle SMK m.6/6 hükmü bağlamında hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı;
Kötü niyete ilişkin incelemelerin de dava konusu markanın başvuru tarihi olan 07.10.2021 esas alınarak yapıldığı ve başvuru tarihi itibarıyla davacının şase üretim onayına ilişkin belgeyi bilmesi gerektiği,
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, davalının, dava konusu .... sayılı markanın tescil işlemleri tamamlanmadan, anılan ibareli ürünler hakkında davacının şase ve tablet onayı aldığından, davacının bu ürüne ilişkin ithalat işlemi yürüttüğünden haberdar olduğu, bir tacir olan davalının anılan durumdan haberdar olmasına rağmen tescil işlemlerine devam etmesinin, markayı fiilen davacının faaliyet alanında kullanmasının, TTK m.54/2 ve m.55/4 hükmü bağlamında davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu; bu durumun da yine kötü niyete karine oluşturduğu, öte yandan davacının tescilli bir markası bulunmadığı için davacının markasına tecavüzden de söz edilemeyeceği anlaşılarak;
... markasının haksız tescili nedeniyle tescilli olduğu tüm sınıfta kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne, mahkeme karar özetinin Türkiye’de tirajı en yüksek gazetede ilanına, Haksız Rekabetin tespitine, önlenmesine, davacı şirketin haklarına tecavüz eder nitelikteki ürünlere, bu ürünlerin üretiminde kullanılan makine ve araçlara, her türlü reklam ve tanıtım materyallerine el konulmasına, toplatılmasına, satışının durdurulmasına, internet, radyo, tv, gazete ve sair mecralar üzerinden yapılan reklamların durdurulmasına, haksız rekabetin devamının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına,
takdiren hesaplanan 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :10.757,25-TL
TOPLAM :10.930,15-TL
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/225, K. 2024/110, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama