KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/226 Esas - 2024/140
- Esas no
- 2022/226 Esas
- Karar no
- 2024/140
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı - karşı davalı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı - karşı davacı
- ...
- Vekili
- Av.
- Dava
- Markaların Hükümsüzlüğü / Marka Hakkı İhlali
- Dava tarihi
- 22/06/2022
- Karşı dava
- Markaların Kullanılmaması Nedeniyle Kısmen İptali
- Karşı dava tarihi
- 31/08/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 20/04/2024
Karar Metni
4.527 kelime·23 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Asıl dava; Markaların Hükümsüzlüğü / Marka Hakkı İhlali, Karşı dava; Markaların Kullanılmaması Nedeniyle Kısmen İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı-Karşı Davalı ... ... Şirketi vekili 22/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili adına tescilli “...+...” ibareli ... ve “...” ibareli ... numaralı markalar ile davalı adına tescilli “...” ibareli ... ve “...+...” ibareli ... numaralı markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi uyarınca mutlak ret nedeni sayılabilecek mahiyette görsel, işitsel, anlamsal ve genel intiba açısından ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, taraf markalarında yer alan “...” ibaresinin asli unsur olduğunu, davalı markalarında yer alan “...” ibaresinin “rüzgar ya da motor gücü ile hareket eden gezinti teknesi” anlamına gelen tanımlayıcı bir ifade olduğunu ve markanın bütünü içerisinde zayıf (tali) unsur olduğunu,
müvekkili şirket ile davalı şirketin kurucu ortaklarından dava dışı ... TUR. SAN. TİC.
A.Ş. arasında “...” ibareli markalar yönünden altı ayrı dava görüldüğünü, bu davalardan kesinleşmiş ilamlarda “...” ibaresinin her iki tarafın markalarında da asli unsur, sair ... ve ifadelerin ise tali (zayıf) olduğuna ve markaların mutlak ret sebebi teşkil edecek mahiyette görsel, işitsel, anlamsal ve genel intiba açısından ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarına hükmedildiğini, dava dışı şirket ile davalı şirketin organik bağ içerisinde olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli ... ve ... numaralı markaları bertaraf etmek maksadı ile müvekkili şirkete karşı birlikte hareket ettiklerini,
davalı adına tescilli ... ve ... numaralı markaların tescil süreçlerinin müvekkilinin bilgisi dışında cereyan ettiğini, müvekkili şirketin tescilden sonradan haberdar olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı şirketin “...” ibareli marka kullanımına hiçbir zaman sessiz kalmadığını, dava dışı şirketin kötü niyetinin davalı şirket ile birlikte ele alınması gerektiğini, dava dışı şirketin müvekkiline ait "...+..." ibareli 37, 39 ve 43. sınıf hizmetleri içeren ... ve ... kod numaralı markalara 2007 yılından beri tecavüz ettiğinin ....
E. sayılı dosyasında 15 yıl süren yargılama sonucu tespit edildiğini, müvekkiline ait ... ve ... numaralı markaların "kara taşımacılığı" açısından tescilli olduğu 39. sınıfa davalıya ait ... ve ... numaralı markalarda da yer verildiğini, davalı markalarının müvekkili markalarına tecavüz ettiğini, müvekkili şirketin dava dışı şirket ile 2009 yılından beri davalaştığını, sessiz kalmadığını, davalı şirket ile ... arasında görülen davalardan müvekkilinin haberdar olmadığını beyanla müvekkili şirketin marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, ortadan kaldırılmasına,
kararın ilanına, davalı şirket adına tescilli ... ve ... numaralı markaların tescil edildiği tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP - KARŞI DAVA
Davalı-Karşı Davacı ... ... Şirketi vekili 31/08/2022 havale tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin 2009 yılından beri faaliyet gösterdiğini, lüks ... üretimi, satışı ve kiralanması, taşımacılık hizmeti verdiğini, müvekkili şirketin “...” markasını çok yoğun bir şekilde uzun yıllardır kullandığını, ... nezdinde “...” ibareli birçok tescilli markası bulunduğunu, müvekkiline ait “...” markasının yapılan yatırımlar neticesinde tescil tarihinden önce tanınmış ve ayırt edici hale geldiğini, davacının dava dışı firma ile aralarındaki davaları iş bu davaya emsal göstermesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili markaları ile davacı markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerlik teşkil etmediğini, markaların kelime,
... unsuru, logo, renk ve yazı karakteri bakımından ayrıştığını, müvekkili şirkete ait markalar ile davacıya ait markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararları ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketin ağırlıklı olarak “yatçılık” sektöründe hizmet verdiğini, markaların hitap ettiği ortalama tüketici kesiminin dikkat düzeyinin üst seviyede olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin davacı markalarına tecavüz teşkil eden eylemi olmadığını, müvekkilinin hizmet verdiği alanda yeterli tanınmışlığa ulaştığını, başkasının markasından faydalanmaya ihtiyacı olmadığını,
müvekkili şirketin tescilli markalarını hukuka uygun şekilde kullandığını, davacı şirket ile müvekkili şirketin hizmet alanlarının tamamen farklı olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, dava dışı ... TUR. SAN. TİC.
A.Ş.’nin müvekkili şirketin ortağı olduğunu, davacı ile dava dışı bu şirket arasında yıllardır husumet bulunduğunu, davacının dava dışı şirketi zor durumda bırakmak için ve sebepsiz zenginleşme maksadıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkilinin davaya konu ... sayılı “... ...” ibareli marka başvurusuna davacının davaya konu markaları gerekçe gösterilerek reddedilmesi üzerine 2012 yılında dava açıldığını, dava sonucu müvekkili markasının tescil edildiğini, davacının müvekkil şirketin ortağı olduğunu beyan ettiği ...
San. ve Tic.
A.Ş'yi çok iyi bilmesine rağmen ve bahse konu şirket ile çok uzun yıllardır karşılıklı davaları mevcutken davacının aynı markayı kullanan müvekkili şirketten ve markalarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirketi ve markalarını bildiği halde uzun yıllardır hiçbir işlem yapmaması sebebiyle davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, davacının taleplerinin hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini beyanla davanın reddine, davacı-karşı davalıya ait ... sayılı markanın "Kara taşımacılığı hizmetleri, Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri,
Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri." bakımından, ... sayılı markanın "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri. Deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)." hizmetleri bakımından kullanılmadığını belirterek, söz konusu markaların söz konusu hizmetler bakımından kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluştuğu tarihten itibaren iptal edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı-Karşı Davalı ... Şirketi vekili 05/09/2022 tarihli karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... sayılı “...+...” ibareli markayı 2000-2003 yılları arasında “... ... " ibareli ticaret unvanı ile ticari faaliyette bulunan dava dışı ...’ın kullandığını ve 21.03.2003 tarihinde kendi adına tescil ettirdiğini, dava dışı şahsın 06.08.2004 tarihinde diğer ortakları ile birlikte ... ŞİRKETİ'ni kurduğunu, dava dışı ...’ın 26.08.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı ... ile kendi adına tescilli ... numaralı markayı ve müddeabihi müvekkili ... ... Şirketine devrettiğini, müvekkilinin "..." ibareli ... ve ... numaralı markalarını kesintisiz kullandığını beyanla karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Asıl dava, Markaların Hükümsüzlüğü - Marka Hakkı İhlali istemine ilişkindir.
Karşı dava, Markaların Kullanılmaması Nedeniyle Kısmen İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
Asıl Dava Bakımından; Davalı-karşı davacıya ait ... ve ... sayılı markalar ile davacı-karşı davalıya ait ... ve ... sayılı markalar arasında SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunup bulunmadığı, davalı-karşı davacının marka tescil başvuruları esnasında SMK m.6/9 hükmü uyarınca kötü niyetli olup olmadığı, davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalıya ait markalara tecavüz oluşturan eylemlerde bulunup bulunmadığı, sessiz kalma suretiyle hak kaybı koşulunun oluşup oluşmadığı, bunlara bağlı olarak; marka hakkına tecavüz eylemlerinin durdurulması, ortadan kaldırılması, hükmün ilanı, markaların hükümsüzlüğü istemlerinin yerinde olup olmadığı,
Karşı Dava Bakımından. Davacı-karşı davalıya ait ... sayılı markanın "Kara taşımacılığı hizmetleri, Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri, Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri." bakımından, ... sayılı markanın "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri. Deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.
Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)." hizmetleri bakımından tescil oldukları tarihten itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra ciddi surette kullanılıp kullanılmadıkları, bu markaların ciddi surette kullanımı bulunmuyorsa hangi tarihten itibaren kullanmama nedeniyle iptali koşullarının oluştuğu hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescili ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlar bakımından bilirkişi incelemeleri yapılmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I-Karşı Dava Bakımından Yapılan Değerlendirme:
6769 sayılı SMK m.9 hükmüne göre; Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.
Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.
Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir.
SMK m.26/1-a hükmüne göre; 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hâllerin mevcut olması halinde ... tarafından markanın iptaline karar verillir.
SMK m.27/2 hükmüne göre; 26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir.
SMK Geçici 4.madde hükmüne göre; 26 ncı madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır.
SMK m.192/1-a hükmü uyarınca, dava tarihi itibariyle SMK m.26 hükmü henüz yürürlüğe girmediğinden, markanın kullanmama nedeniyle iptali istemleri SMK Geçici 4.madde hükmüne göre mahkemelerce değerlendirilecektir.
Belirtilen nedenlerle eldeki davayı görmeye kanunen mahkememiz görevlidir.
Dava, davacı-karşı davalı markalarının kullanılmamaları sebebiyle kısmen iptal edilmeleri istemine ilişkindir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9/1.maddesinde yer alan “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucunun Markalar Sicili'ni kullanılmayan markalardan arındırma amacını güttüğü anlaşılmaktadır.
Anılan yasal düzenlemeden önce, mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 42/1-c ve 14.maddesinde de en az beş yıldır kullanılmayan markaların, hükümsüzlük/iptal davaları ile sona erdirilmesinin hedeflendiği anlaşılmaktadır.
Mülga 556 sayılı KHK henüz yürürlükte iken, 42/1-c maddesinin ... ’nin 09.04.2014 ve .... sayılı, 14.maddesinin ise 14.12.2016 tarih ve 2016/148 – 189 sayılı kararıyla iptal edildiği, ikincisinin Resmi Gazete’de yayın tarihinin 06.01.2017 olduğu ve bu tarih itibariyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük/iptal davalarına ilişkin mülga KHK’da yer alan yasal dayanak ortadan kalkmış ise de markanın son beş yıllık süre içerisinde kullanılmaması bu tarihten önce .... tarafından kabul edilen 22.12.2016 tarihli 6769 sayılı SMK’nın 9, 19, 25, 26 ve 27.maddelerinde, iptal ve def’i sebebi olarak kabul edilmiştir.
Kural olarak kanunlar geriye yürümez ve ileriye etkili olarak sonuç doğurur ise de, ...’nin geçmişe etkili olacak şekilde kanun çıkarmasına da bir engel bulunmamaktadır.
Her ne kadar 6769 sayılı SMK’da kullanmama nedeniyle iptal ve def’i haklarını düzenleyen Kanun maddelerinin yürürlük tarihi konusunda özel bir düzenleme yapılmadığı için Resmi Gazete'de yayını tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği anlaşılmakta ise de, Kanunun Resmi Gazetede yayın tarihinin 10.01.2017, kabul tarihinin ise 22.12.2016 olduğu dikkate alındığında, mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 14.maddesinin iptaline dair ... kararının 06.01.2017 tarihinde .... .’de yayınlanması ve bu tarihte yürürlüğe girmesi nedeniyle, 14.maddenin bu tarihe kadar hukuki varlığını sürdürüyor olması karşısında,
SMK’nin kabul tarihi konusunda kanun koyucunun iradesi 22.16.2016 tarihinde ortaya çıktığından, Kanun Koyucunun asıl amacının geçmişe etkili olacak şekilde kullanmama sebebiyle markanın iptalini öngördüğünün kabulünün gerektiği, Kanunun kabulünden sonra ve henüz yürürlüğe girmesinden önce, yürürlük konusunda öngörülemeyen ... kararı ile ortaya çıkan kanun boşluğunun bu şekilde doldurulması gerektiği kabul edilmelidir. (.....)
Tarafların iddia ve savunmaları, marka tescil belgeleri, taraflarca ibraz edilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı-karşı davalıya ait ... sayılı markanın "39.SINIF: Kara taşımacılığı hizmetleri, Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri,Kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri...Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri..." hizmetleri bakımından 30/11/2004 tarihinde tescil edildiği, ancak söz konusu markanın yenilenmemesi nedeniyle dava aşamasında geçerliliğini yitirdiği müşahede edilmiştir.
Davacı-karşı davalıya ait ... sayılı markanın "39. Sınıf: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)." hizmetleri bakımından 01/11/2011 tarihinde tescil edildiği, dava tarihi itibariyle söz konusu markanın 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu müşahede edilmiştir.
Davacı-karşı davalının varsa markasal kullanımlarının tespiti için mahkememizin 25/11/2022 tarihli duruşmasında verilen 6 nolu ara karar gereği; davacı-karşı davalı vekiline müvekkilinin ticari defterlerinin bulunduğu adresi mahkememize bildirmek üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde HMK m.220/3 hükmü uyarınca duruma göre ticari kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın beyanlarının kabul edilebileceğinin kendisine ihtarına karar verilmiş ve ihtarat yapılmışsa da, davacı-karşı davalı vekili müvekkilinin ticari defterlerinin bulunduğu yer hakkında beyanda bulunmaktan imtina ettiğinden, davacı-karşı davalının ticari defterleri incelenememiş, mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmıştır.
Buna göre; dava konusu edilen davacı-karşı davalıya ait ... numaralı markanın tescil tarihi 01/11/2011, ... sayılı markanın tescil tarihi ise 30/11/2004’tür. Bir diğer deyişle, dava konusu markaların tescil tarihleri üzerinden 5 yıl geçmiştir. Dolayısıyla, süre bakımından iş bu davanın açılması mümkündür.
Kural olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190’a göre, ispat yükü davacıdadır. Ancak, iptal davasında, ispat yükü yer değiştirir ve davalıya yani, marka sahibine geçer. Bu sebeple, marka sahibine karşı açılan kullanmama sebebiyle iptal davalarında, marka sahibi, markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığını ispatla yükümlüdür.
Davacı-karşı davalı, karşı davaya cevap dilekçesinde, aşağıdaki belgeleri dosyaya ibraz etmiştir:
• 2004 tarihli şirket ana sözleşmesi,
• Oda Kayıt Belgesi (Oda kayıt tarihi 06.08.2004’tür.),
• .... ’nün düzenlediği 2010-2015 tarih aralığına ilişkin yetki belgesi (Belge, yurtiçi eşya taşımacılığı için verilmiştir.),
• ... adresinden alınan ekran görüntüleri (Belgede ... ... markası yer almaktadır.),
• .... alan adının yer aldığı domain yönetimi başlıklı tarih bulunmayan belge,
• Google tarafından marka sahibi adına düzenlenen 2017-2018 tarihli 2 adet fatura,
• 2019-2022 tarih aralığına ilişkin 4 adet Google ekstre,
• 9 adet fotoğraf: Fotoğraflar siyah-beyaz olup, net değildir. Fakat fotoğraflarda “... ” ibaresinin yer aldığı işyerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı-karşı davalının sunduğu bu belgelerin ciddi kullanım olarak değerlendirilmek için yeterli olmadığı, söz konusu evrakın ciddi kullanım olarak değerlendirilse dahi, sunulan belgelere konu hizmetin “kara taşıtlarının kiralanması hizmeti” olduğu, ancak bu hizmetin, davaya konu edilmediği, bir diğer deyişle, davacı-karşı davalının dava konusu edilen hizmetler bakımından markalarının kullanıldığını gösterir herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı-karşı davalı markalarının iş bu davaya konu edilen hizmetler üzerinde kullanılmadığı tespit edildiğinden, SMK m.27/2 son cümle hükmü uyarınca; ... sayılı markanın tescili kapsamında yer alan "39.SINIF: Kara taşımacılığı hizmetleri, Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri.Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri." hizmetleri bakımından, 01/12/2009 tarihinden itibaren kullanmama nedeniyle iptali koşunun oluştuğu anlaşılsa da; yargılama aşamasında söz konusu marka geçerliliğini yitirdiğinden, söz konusu markanın kullanılmaması nedeniyle geçmişe etkili olarak kısmen iptal edilmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
... sayılı markanın ise tescili kapsamında yer alan "39.SINIF: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. 43.SINIF: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)." hizmetleri bakımından 02/11/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere iptal edilmesine, karar verilmiştir.
I-Dava Bakımından Yapılan Değerlendirme:
Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilmezler. (6769 sayılı SMK m.5/1-ç)
Mutlak red nedenleri, marka olarak seçilmiş bulunan işaretin niteliğinden kaynaklı, yetkili mercilerce re'sen incelenmesi gereken tescil engelleridir. Söz konusu engellerin dayanağı kamu menfaati ve kamu düzenidir.
Bu kategori içerisine giren işaretlerin, başka bir kişiye ait oldukları veya üzerlerinde üçüncü kişilerin hakları bulunduğu için değil, aksine herkesin kullanımına açık tutulmaları gerektiğinden üzerlerinde hiç kimsenin hak iddia edemeyeceği mülahazasıyla marka olarak tescilleri reddedilmektedir.
Bunun tek istisnasını, daha önce, aynı türdeki mal ya da hizmetler için tescil olunmuş veya tescili için müracaat edilmiş bulunan bir markanın aynısı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzeyen marka başvuruları oluşturmaktadır. Bu olasılık, üçüncü bir kişinin marka hakkı temeline dayanmakla birlikte mutlak red nedenleri arasında sayılmıştır. (....) Marka hukukunda öncelik ilkesi hakimdir.
Bu ilkeye göre, marka olarak tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir işaret, aynı mal ya da hizmetler için başkası tarafından tescil ettirilemez. Bu ilkenin görünümlerinden birini 6769 sayılı SMK m.5/1-ç bendinde düzenlenen mutlak red nedeni oluşturur.
SMK'nin 5.maddesi mutlak red nedenlerini düzenlemiş olup, bu maddede sayılan hususlar gerek ..., gerekse mahkemelerce resen gözetilmesi gerekir. SMK'nin 6.maddesi ise, nisbi red sebeplerini düzenlemiş olup, bu maddede düzenlenen hususlar resen gözetilemez, ancak ilgili kişiler tarafından ileri sürülebilir.
SMK'nin 5/1-ç bendinde belirtilen "aynı" olma; karşılaştırılan işaretlerin özdeş, birbirinden farksız, birebir aynı, taklit v.b. olmalarını ifade eder. Bunun yanında, işaretlerin örneğin farklı renk veya büyüklükte olması, yazı karakteri ya da tipinin farklılaştırılması gibi değişiklikler de "aynı" olma durumunu etkilemez.
"Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" ise, karşılaştırılan işaretler arasındaki farklılıkların markanın kapsadığı mal ve hizmetin orta düzeydeki alıcı kitlesi üzerinde bıraktığı genel izlenim itibariyle önemsenmeyecek derecede düşük olması nedeniyle aynı işaret gibi algılanmasıdır.
Bu durumda, karşılaştırılan işaretlerin "aynı" ya da "ayırtedilemeyecek kadar benzer" olması halinde, markayı oluşturan işaretler arasında iltibasın varlığı ayrıca bir inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olduğu peşinen kabul edileceğinden; anılan Kanunun 5/1-ç bendinde ayrıca iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması gibi bir koşul yer almamıştır.
Bu bakımdan, yukarıda da ifade edildiği gibi bir ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik mevcut ise ... tarafından re'sen başvurunun 6769 sayılı SMK 5/1-ç bendi uyarınca reddine karar verilebilecektir.
Ancak, marka tescilinde nispi ret nedeninin düzenlendiği 6769 sayılı SMK 6/1 fıkrasına göre başvurunun reddedilebilmesi için, başvurunun bültende ilanı üzerine yasal sürede ilgililerin itirazı halinde Kurumca işaretler arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil halk tarafından karıştırılma ihtimaline neden olacak derecede benzerlik bulunup bulunmadığı hususu incelenecektir.
Bir başka deyişle, anılan madde hükmüne göre yapılacak benzerlik incelenmesinde asıl olan karıştırılma ihtimalidir.
Bu nedenle, 6769 sayılı SMK m.18. maddesi uyarınca Kurum tarafından 6. madde yönünden inceleme yapılırken, başvuru konusu işaretin üzerinde kullanılacağı mal veya hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde sicilde daha önce tescilli bir marka veya marka başvurusu ile karıştırılma ihtimaline yol açılıp açılmayacağının da değerlendirilmesini gerektiren derecede, yani Kurumca takdir yetkisinin kullanılacağı bir benzerlik mevcut ise, bu takdirde işaretler arasında güçlü ve açık bir iltibasın varlığı peşinen kabul edilmiş sayılamayacağından "ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" bulunduğundan bahisle re'sen, başvurunun reddine karar verilemez.
Çünkü, böyle bir durumda işaretlerin 6769 sayılı SMK m.6/1 fıkrası anlamında bir "benzer"liği söz konusu olacağından, artık bu husus nispi ret nedeni olarak ve ancak başvuruya itiraz halinde Kurumca değerlendirilebilecektir. Zira, nispi red sebepleri kamu menfaati ile ilgili olmadığından, mahkeme veya ... tarafından re'sen dikkate alınması mümkün değildir.
Bunların mutlaka 6769 sayılı SMK'nin düzenlediği prosedür çerçevesinde ilgili kişiler tarafından itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. SMK'nin 6/1 fıkrası kapsamında karıştırılma tehlikesine yol açıp açmadığının değerlendirilebilmesi ise ancak ilgililer tarafından anılan Kanun çerçevesinde itirazda bulunulmasına bağlıdır. Böyle bir değerlendirme yapılırken her tescil başvurusunun somut koşullarının gözetilmesi gerekliliği de göz ardı edilmemelidir.
(Mülga KHK dönemine ilişkin değerlendirme; .... 05/10/2012 tarih .... )
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik incelemesinde, markaların kapsadıkları mal veya hizmet gruplarına göre belirlenecek olan ortalama tüketiciler esas alınacak ve yapılacak karşılaştırma sırasında markalardaki ayırt edici özellik taşımayan tali ve jenerik unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Ortalama tüketicinin dikkat ve algı düzeyi, mal veya hizmetin niteliğine, türüne ve fiyatına göre değişebilmektedir.
Markaların ortalama tüketici tarafından ne şekilde algılandıkları, ayırt edilemeyecek kadar benzerlik incelemesinde yapılacak global değerlendirme bakımından belirleyici role sahiptir. Ortalama tüketici. "İyi bilgilenmiş, makul derecede gözlem yapan, makul derecede dikkatli, makul derecede tecrübeli ve makul derecede ihtiyatlı kimse"dir. Bu farazi kişi, markayı bir bütün olarak algılar, değişik markalar arasında karşılaştırma imkanını nadiren bulabilir.
Daha çok, markaları, hafızasında tutabildiği kadar görüntüsüne göre değerlendirme yapar, detayların analizine girmez. (....)
Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen marka tescil belgeleri, hükümsüzlüğe mesnet marka tescil belgeleri ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu ... sayılı markanın “39. Sınıf: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.” ile dava konusu ... sayılı markanın “39.
Sınıf: Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri.” bakımından, taraf markaları arasında ayniyet oluşmuştur.
Davaya konu davalı-karşı davacı markalarından ... sayılı marka, standart bir yazı karakterinin dışında bir karakter ile yazılmış “...” kelimesi ile standart bir yazı karakteri ile yazılmış “...” ibaresinden oluşmaktadır. “...” ibaresi, alt satırda ve daha küçük punto ile yazılmış olup, kelimeler arasına bir çizgi çekilmiştir. Markada yer alan kelimeler, mavi renk ile yazılmış ve markanın tamamı bir kare şekli içine konumlandırılmıştır.
Davaya konu davalı-karşı davacı markalarından ... sayılı marka ise, üst satırda ... yazılmış “...” harfi ile alt satırda yazılmış “...” ibaresinden oluşmaktadır. Markanın tamamında gri renk kullanılmıştır. Dava konusu markalarda yer alan “...” ibaresi, İngilizce “yacht” kelimesinin çoğulu olup, “...” anlamına gelmektedir.
Davacı-karşı davalının mesnet markalarından ... sayılı marka, sol üst tarafı işaret eden bir ok şekli içerisine konumlandırılmış “...” ve “...” harf ve kelimelerinden oluşmaktadır. Davacı-karşı davalıya ait ... sayılı marka ise, mor renk ile italik olarak yazılmış “...” kelimesinden oluşmaktadır.
Dava konusu markalar ile davacı-karşı davalı markalarının, birebir aynı, özdeş, birbirinden farksız olduğunu söylemek mümkün olmadığından, markalar arasında aynılık bulunmadığı aşikardır.
Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik yönünden değerlendirildiğinde ise, dava konusu markalar ile redde mesnet olarak gösterilen markalar, “...” ibaresini ortak olarak içermektedirler. Buna karşın, davalı-karşı davacı markaları markaları “...” ve “... ...” harfinden oluşan bir ... unsurunu içermektedir. Davacı-karşı davalıya ait markalardan ... sayılı marka da, arka planda bir ok şeklini ve “...” harfini içermektedir.
Dava konusu markalar ve davacı-karşı davalı markaları, farklı ... ve kelime unsurlarını içeren kelime+şekilden oluşan karma nitelikte işaretler olup, bu durumda başvurunun önceki tarihli markalardan ayırt edilemeyecek derecede benzer olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin, işaretlerin bütün olarak ortalama tüketici kitlesi nezdinde bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekir.
Bu açıdan yapılan değerlendirme sonucu ise dava konusu markalar ile davacı-karşı davalı markalarını oluşturan işaretlerin grafik tasarımdan oluşan ... ve kelime ibareli karma nitelikli görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimlerine göre bıraktıkları toplu izlenim itibariyle aralarındaki benzerliğin ayrıca iltibas değerlendirmesi yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı ve 6769 sayılı SMK madde 5/1-ç anlamında aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıkları görülmektedir.
Sonuç olarak; hükümsüzlüğü istenen markalar ile davacı-karşı davalıya ait markalar arasında SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Kaldı ki; hükümsüzlük iddiasına mesnet ... sayılı markanın 02/11/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kısmen iptaline karar verildiği, hükümsüzlük iddiasına mesnet ... sayılı markanın yargılama safahatinde geçersiz duruma geldiği, bir an için yargılama safahatinde geçersiz hale gelmeseydi bile 01/12/2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kısmen iptali koşunun oluşacağının tespit edildiği,
kısmen iptale konu emtialar bakımından, bu emtialar ile aynı veya aynı tür emtialar içeren davalı-karşı davacıya ait markalar bakımından bu sebeple de SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca markaların hükümsüzlüğü isteminde bulunulamayacağı kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)
Somut olayda; davaya konu markalar ile hükümsüzlüğe mesnet markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıkları, hükümsüzlüğe mesnet ... sayılı markanın geçerliliğini yitirdiği, geçerliliğini yitirmeseydi bile geçmişe etkili olarak talep edilen hizmetler bakımından kısmen iptali koşulunun oluştuğu, hükümsüzlüğe mesnet ... sayılı markanın geçmişe etkili olarak talep edilen hizmetler bakımından kısmen iptaline karar verildiği, davalı-karşı davacı ile ilişkili ...
A.Ş ile davacı-karşı davalı ve davacı-karşı davalı markalarının önceki sahibi ... arasında muhtelif yargı uyuşmazlıkları bulunsa da, davalı-karşı davacının, "..." ibaresini lüks ... üretimi, satışı, kiralanması ve taşımacılık hizmetinde kullandığını cevap-karşı dava dilekçesinde beyan ettiği, davalı-karşı davacının ticari defterleri incelendiğinde, 25/05/2010 tarihine dayanan faturasında tekne üretimi yaptığının anlaşıldığı,
davalı-karşı davacının adına kayıtlı markaların iktisadi fonksiyonlarından yararlanma gayesi haricinde, engelleme, spekülasyon, tuzak, şantaj vb ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan bir kasıtla hareket ettiğine ilişkin yeterli nitelikte delil bulunmadığı, 4721 sayılı TMK m.3 hükmü uyarınca aslolanın iyi niyet olduğu da dikkate alınarak, davalı-karşı davacı yanın, davaya konu markaları tescil ettirirken kötü niyetli olarak hareket ettiği iddiası yerinde bulunmamıştır.
Davacı-karşı davalının marka hakkı ihlali iddiaları değerlendirildiğinde; mahkememize ibraz edilen 13/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda davalı-karşı davacının "..." ibaresini kullandığını gösterir herhangi bir belge dosya kapsamında bulunmadığından marka hakkına tecavüzün koşullarının oluşmadığı belirtilmişse de, davalı-karşı davacının 16/12/2009 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, şirketin faaliyet konuları arasında; ..., gemi, tekne, yelkenli, kayık, bot, deniz aracı inşa etmek ve ettirmek gibi konuların bulunduğu,
davalı-karşı davacı vekilinin, müvekkilinin "..." ibaresini lüks ... üretimi, satışı, kiralanması ve taşımacılık hizmetinde kullandığını cevap-karşı dava dilekçesinde beyan ettiği, davalı-karşı davacının ticari defterleri incelendiğinde, 25/05/2010 tarihine dayanan faturasında tekne üretimi yaptığının anlaşıldığı, hükümsüzlüğe mesnet ... sayılı markanın geçerliliğini yitirdiği, geçerliliğini yitirmeseydi bile geçmişe etkili olarak talep edilen hizmetler bakımından kısmen iptali koşulunun oluştuğu, hükümsüzlüğe mesnet ... sayılı markanın geçmişe etkili olarak talep edilen hizmetler bakımından kısmen iptaline karar verildiği,
söz konusu markaların geçmişe etkili olarak kısmen iptali koşullarının oluştuğu dikkate alındığında, tescil kapsamlarında kalabilecek "Kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri." ile davalı-karşı davacının "..." ibaresini kullanarak faaliyet yürüttüğü lüks ... üretimi, satışı, kiralanması ve taşımacılık hizmetleri arasında benzerlik bulunmadığı, zira bunların farklı tüketici kesimine hitap ettikleri, farklı ihtiyaçları karşıladıkları, farklı yerlerde satışa arz edildikleri, aralarında rekabet veya birbiri yerine ikame imkânı bulunmadığı, söz konusu hizmetlerden yararlanma amacının farklı olduğu,
yine davalı-karşı davacının faaliyetlerinin 2010 yılına kadar geriye gittiği, iş bu dava açılana kadar davalı-karşı davacının markasal kullanımlarına karşı sessiz kalındığı anlaşıldığından, marka hakkı ihlali iddiasından kaynaklı ileri sürülen istemlerin de reddine karar verilmiştir.
Sonuç olarak, yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilmiştir. Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/226, K. 2024/140, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama