KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas no
- 2022/274
- Karar no
- 2024/138
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ...
Karar Metni
2.518 kelime·13 dk okuma·13 bölüm
... ... DAVALI 2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 26/07/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirket ve/veya müvekkili şirket ile idari ekonomik olarak ilişkili olan şirketlerin “...” ibaresini gıda sektörünün dışında pek çok sektörde de kullandığını, müvekkili şirketin “...” markasının tanınmış olduğu kurumun kabulünde olup pek çok mahkeme/yüksek mahkeme kararında “...” markasına gıda ürün ve/veya hizmetleri dışında da koruma sağlanmış olduğunu, müvekkili şirketin “...” markalarının tanınmış marka olması sebebiyle iltibas ihtimalinin arttığını, dava konusu marka ile müvekkili şirket markaları arasındaki sınıfsal benzerlik ayniyet boyutunda olduğunu,
ortalama gıda tüketicisinin “...” ibareli marka ile müvekkili şirketin “...” ibareli markalarını benzer olarak algılayacağını, davaya konu “...” markasının müvekkili adına tescilli “...” ibareli markalar ile iltibas oluşturabilecek düzeyde benzer olduğunu iddia ederek ... sayılı ... kararının iptaline, ... başvuru numarası ile kayıtlı “...” ibareli marka başvurusunun tescili istenen tüm sınıflara ilişkin yönünden iptaline, bahse konu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kısmen kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirket tarafından 26.12.2020 tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 09 / 35 / 42 / sınıflarda yer alan mallar/hizmetler için marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu ... tarafından kabul edilerek 368 Sayı ve 12.03.2021 tarihli .... 'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... tarafından “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri;
zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar.
Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.
Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar.
Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.
Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından kısmen kabul edilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu karara ... ... nezdinde yapılan itiraz, ... tarafından incelenmiş ve ... tarafından ... sayılı kararıyla;
'' (...) ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun yayınına yapılan itirazın incelenmesi sonucunda, markalar kavramsal, işitsel ve görsel olarak ihtiva ettikleri unsurların tamamı ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sayılı ve "... süt burger oynanabilir hikayeler", "... ...", "... yaşasın dünya", "..." ibareli markalar arasında halen başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
itiraz gerekçesi markaların önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de markalar arasında karışıklığa neden olmayacağı, muteriz markalarının ün ve itibarından haksız kazanç elde etme ya da bunlara zarar verme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığından itirazın reddi gerekmiştir.'' gerekçesiyle '' İtirazların reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
A) ... Kararının İptali Talebi Bakımından:
1. Dava konusu markanın kapsamındaki malların/hizmetlerin davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı,
2. Dava konusu marka başvurusu ile davacının redde gerekçe .... sayılı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olduğu, (dava konusu ... kararında, dava konusu marka ile davacının redde gerekçe markalarından .... sayılı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu belirtilmiş, davalı tarafından süresi içerisinde bu husus dava konusu edilmemiş, dolayısıyla dava konusu ... kararının yerinde olup olmadığı hususu bakımından değerlendirme yapılırken markaların benzer olduğu ön kabulü gerekmiştir.)
3. Dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu,
4. ... ... sayılı ... Kararı’nın yerinde olmadığı,
B) Hükümsüzlük Talebi Bakımından:
1. Dava konusu markanın kapsamındaki malların/hizmetlerin davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı,
2. Dava konusu marka başvurusu ile davacının redde gerekçe markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olmadığı,
3. Dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
4. Davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası .... ... ... .... ... (09, 35, 42.Sınıf) (01-(...)- 45. Sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalıya ait dava konusu markanın kapsamındaki mallar/hizmetlerin davacının redde gerekçe markalarının kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, benzerliği tespit olunan 09. ve 42. Sınıflarda yer alan malların/hizmetlerin tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/bilgi düzeyi genel olarak yüksek olduğu değerlendirilse de, söz konusu sınıflarda yer alan mallar/hizmetler açısından tek bir sektörün belirlemesi yapılamayacağı, nitekim bu mal ve hizmetlerin her yaş ve eğitim seviyesindeki birçok kesimdeki tüketiciye hitap ettiğinin kabul edilmesi gerektiği,
ayrıca söz konusu mallar/hizmetlerin fiyatlarının düşük olabileceği gibi çok yüksek de olabileceği, 09. sınıfta yer alan malların ve 42. sınıfta yer alan hizmetlerin bir kısmının teknolojik ürünler ve teknoloji ile ilgili hizmetler olması ve gündelik hayatta herkesin her zaman ihtiyaç duyacağı türden mallar/hizmetler olmaması nedeniyle hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/bilgi seviyesinin yüksek olduğu (örneğin bilgisayarlar, bilimsel ve sınai inceleme,
araştırma hizmetleri) öte yandan ilgili mallar/hizmetlerin diğer bir kısmının ise günlük hayatta herkesin kullanımına konu olabilecek türden mallar/hizmetler olması nedeniyle hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen/bilgi seviyesinin daha düşük, makul derecede olduğu (örneğin lenslerin kutuları, kılıfları, fiş, kablo), somut uyuşmazlıkta benzerliği tespit olunan 35. Sınıfta yer alan perakende satış hizmetleri (35.05) bakımından tüketicinin bilinç düzeyinin ne olduğu konusunda kesin bir sonuca varmak mümkün olmadığı,
öyle ki, ilgili tüketicilerin hemen her kesimden tüketiciler olarak değerlendirilebileceği, zira anılan sınıfta taraf markalarının kapsamlarının esasen sınırlandırılmadığı ve tüm sektörlere yönelik malların satışına ilişkin satış hizmetlerini kapsadığı dolayısıyla a’dan z’ye bütün malların satışını kapsayacak genişlikte olması nedeni ile hitap ettiği tüketici kesimi çeşitlendiğinden ve satış hizmetlerinin kapsamına çok çeşitli emtia girdiğinden bu hizmetler açısından bir genellemenin yapılamayacağı,
çünkü örneğin teknoloji ürünlerinin satış hizmetlerinin tüketici kitlesinin bilinç düzeyi yüksek iken kırtasiye sektöründeki bazı ürünlerin mesela çocukların alabileceği mallar düşünüldüğünde tüketici bilinç düzeyi nispeten daha düşük olduğu,
dolayısıyla böyle geniş kapsamı haiz mallarla ilgili mağazacılık hizmeti bakımından ilgili tüketici kitlesi/toplum kesimi açısından hem sıradan orta seviyedeki tüketicilerin hem de dikkat seviyesi görece daha yüksek olan bilinçli tüketicilerin dikkate alınabileceği, öte yandan, 35.01, 35.02, 35.03 ve 35.04 alt grupların ise profesyonel iş yaşantısı akışında ihtiyaç duyulan ve profesyonel işletmeler tarafından tüketiciye sunulan nitelikteki muhasebe, iş yönetimi, reklamcılık, ithalat – ihracat vb. hizmetlere ilişkin olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; beyaz zemin üzerine, siyah renkte, kalın, küçük harflerle “...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markası olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun bütüncül olarak “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; “...” ibaresi birlikte çeşitli şekil unsurlarının ve/veya ayırt edici niteliğe haiz olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf olan ibarelerin yer aldığı karma markalar olduğu, davacı markalarının esas unsurlarının “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
.... 'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli ''...'' esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu,
taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, SMK 6/5 şartlarının dosya kapsamında ispatlanamadığı, kötüniyetin ispatlanamadığı, dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :5.734,50-TL
TOPLAM :5.907,40-TL
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/274, K. 2024/138, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama