KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/293
- Karar no
- 2024/58
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2-...
- Mersis No
- ..., ...
Karar Metni
2.827 kelime·14 dk okuma·9 bölüm
...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 04/08/2022
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava ve diğer dilekçeleriyle; müvekkilleri şirketin, 1982 yılında kurulduğunu ve malt içecekler üreten bir şirket olarak halen faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkillerinin, "..." markasını uzun yıllardır kullandığını ve uluslararası tesciller ile de uzun yıllardır koruma altına aldıklarını, ... nezdinde davalı şirketin gerçekleştirmiş olduğu .... sayılı başvurusuna itiraz edilmişse de, taraf markalarının genel görünüm itibariye benzer bulunmadıkları gerekçesiyle müvekkilleri itirazının reddedildiğini, davalı şirketin kötüniyetli bir şekilde müvekkilleri markasını tescil ettirmek istediğini,
müvekkilleri şirketin ...'da oldukça tanınmış olduğunu ve ticarî faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda davalı şirketin marka olarak seçmiş olduğu ibarenin tesadüfi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin sicil gazetesinde yer alan bilgilerinde de davalı şirketin kurucusunun .... vatandaşı olduğunun göz önünde bulundurulduğunda, davalının müvekkillerinin markasının bilindiği ülkelerden birinin vatandaşı olması sebebiyle de kötü niyetin değerlendirilmesi gerektiğini, taraf markalarının aynı / ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu,
marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin de aynı / ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, buna göre "..." ve "..." ibareli markaların ilk "üç" harfinin aynı olduğunu ve "..." ibaresi ile başlayıp devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda ve marka kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler bakımından hızlı tüketim ürünlerinden ve günlük tüketilen içecekler olduğu da göz önünde bulundurulduğunda taraf markalarının benzer olduğunun kabulü gerektiğini, "..." ibaresinin “Google” arama motorunda aratıldığında dahi "..." içecekleri ile ilgili görsellerin netice olarak elde edildiğini, "..." markasının,
“...”nın meyve suyu markası olarak uluslararası tanınmış bir marka olduğunu, ülkemizde de sosyal mecralarda paylaşılan yorumlardan da görüleceği üzere, bir içecek markası olarak bilindiğini beyanla; -.... sayılı kararının iptali ile ... sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusunun SMK 5/1-ç maddesi kapsamında resen değerlendirilmesi akabinde kalan mal ve hizmet sınıfları yönünden davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirketin 16.12.2020 tarihinde yapmış olduğu başvuruda, “...” markası için, 32.(01-04) ve 35.(01-05) sınıfta yer alan mal ve hizmetler için başvuruda bulunduğu; ... tarafından, başvurunun KISMEN yayımlanmasına karar verildiği, Dairece başvurudan 32.01-02-03 ve 35.01-02-03-04. sınıfta yer alan mal ve hizmetleri çıkarıldığı, gerekçe olarak SMK m.5/1-(ç) maddesinin gösterildiği, kalan mal ve hizmetler açısından yayım üzerine, davacı şirket tarafından başvuruya itiraz edildiği, ..., 30.11.2021 tarihli kararı ile davacı itirazının REDDİNE karar verdiği,
kararda “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haksız Bulunmuştur, (6/3) Eskiye Dayalı Kullanım - Haksız Bulunmuştur, (6/4) ...
Sözleşmesi Bağlamında Tanınmışlık - Haksız Bulunmuştur, (6/5) Tanınmışlık - Haksız Bulunmuştur, (6/9) Kötü Niyet - Haksız Bulunmuştur” ibarelerinin yer aldığı, davacı tarafından itiraz dayanağı olarak gösterilen, .... sayı / ibareli markalar açısından “Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir” kaydının bulunduğu, karar üzerine davacı tarafından Kurum kararına karşı itiraz edildiği, 01.06.2022 tarihinde itiraza karşı .... sayılı davaya konu kararı ile;
“…... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "... ...", "... ...", "... ...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, kötüniyet, diğer gerekçelerle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (...) Kurul'da,
ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.
Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yaramı sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir.
Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
Diğer gerekçeler de haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYET tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
I-) Davaya konu ... sayılı markanın tescili talep edilen / tescil edilen 32. sınıftaki malların tamamı ile 35. sınıftaki, “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ….. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin davacı yanın itirazına mesnet markalarında yer alan mallar ile benzer nitelikte olduğu,
II-) Davaya konu ... sayılı markanın, tescili talep edilen / tescil edilen 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin, davacı yan markalarında yer alan mal ve hizmetlerden farklı olduğu,
III-) Davaya konu ... sayılı davalı şirket markası ile davacı şirketin markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
IV-) Davacı yanın 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi kapsamından yararlanamadığı,
V-) Davacı yan markasının, 6769 s. SMK’nun 6/4. ve 6/5. maddesi kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı,
VI-) Davaya konu ... sayılı davalı şirket markası açısından, 6769 s. SMK’nun 6/6. maddesi şartlarının oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları ...+... ... ... (32, 35. sınıf) ... ... ... ... ... ... (30, 32. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu ... sayılı markanın tescili talep edilen / tescil edilen 32. sınıftaki malların tamamı ile 35. sınıftaki, “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.
Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin davacı yanın itirazına mesnet markalarında yer alan mallar ile benzer nitelikte olduğu, davaya konu ... sayılı markanın, tescili talep edilen / tescil edilen 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin, davacı yan markalarında yer alan mal ve hizmetlerden farklı olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Taraf markaları incelendiğinde; davaya konu markanın “...” ibaresi ve şekilden oluştuğu, davaya konu markada yer alan “...” ibaresi ile davacı yana ait “...” kelimelerinin anlamlarına bakıldığında, belli başlı diller içerisinde yer almadığı, bir anlamlarının olmadığı, türetilmek sureti ile oluşturulduğu, aksi yönde de bir bayanın bulunmadığı, bir kısım davacı yan markalarında “...” ibaresinin de yer aldığı, İngilizce olduğu “üstünde yüzme, üstünde süzülme” anlamlarına geldiği (....), sesçil açıdan yapılan karşılaştırmada, benzer olduğu iddia olunan “...” / “...” ibarelerinin Türkçe okunmasının muhtemel olduğu, buna göre;
“...” / “...” şekilde okunacakları, bir kısım davacı yan markasında yer alan diğer ibarelerin de okunması ile taraf markalarındaki farklılığın artacağı, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın beyaz zemin üzerine, yeşil tonlarda, kendine özgü yazı karakteri ile figüratif özellikler içerecek şekilde “...” ibaresinin yer aldığı, markada ön plana çıkmayacak şekilde “y” harfi üzerinde şeklin bulunduğu, davacı yan markalarının hem Latin alfabesi ile hem de Arapça olacak şekilde tescile konu edildiği, .... sayılı markaların benzer özellikler içerdiği,
mavi zemin üzerine meyve şekli unsuru ile “...” ibaresi ile çok daha küçük olacak şekilde “...” ibaresinin yer aldığı, davacı yanın sadece hükümsüzlük talebine konu markaların ise birbirlerinden farklı görsel öğelere sahip olduğu, genel olarak kendine özgü eğimli yazı ile kompozisyon edildiği,
bir markada bir veya daha fazla unsurunun baskın karakterine karar verilirken, özellikle bu unsurların her birinin asıl niteliklerinin diğer unsurların asli nitelikleriyle karşılaştırılmasına ve ayrıca ek ve yardımcı olarak çeşitli unsurların markadaki konumlarına dikkat edilmesi gerektiği (....), bu doğrultuda, taraf markalarında, kelime unsuru olan “...” ve “...” / “... ...” ibarelerinin ön plana çıktığı anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...
Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; taraf markalarında yer alan ortak olduğu iddia olunan ibarelerin belli bir anlamlarının olmadığı,
bu nedenle anlamsal bir yakınlıktan söz edilmeyeceği, diğer taraftan davalı yanın markalarının okunuşlarındaki benzerliğin çok düşük düzeyde kaldığı, “...” / “...” ibarelerinin heceleniş biçimlerinin farklı olacağı, vurgununda ilk hecede kaldığı kabul edilirse, “...” / “...” şeklinde farklılığın bulunduğu, tek başına söz konusu düşük düzeydeki benzerliğin markaları benzer hale getirmediği, aynı hususun görsel açıdan da geçerli olduğu, markalarda yer alan ibarelerin birbirlerinden görsel olarak da farklı olduğu,
taraf markaları ile karşılaşan tüketici / alıcının “...” ibaresini “...” ibaresinin bir serisi olarak görmeyeceği, bu hali ile taraf markaları arasında, marka hukuku anlamında benzerlik bulunmadığı; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde,
davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı; dosyaya sunulan delillerden davacı şirket, itiraz aşamasında dosyaya, çeşitli yurtdışı tescilleri ve bir kısım internet sitesi çıktıları sunmuş olduğu, söz konusu kayıtlar içerisinde “...” ibaresine rastlanmadığı, davaya konu ibarenin/markanın, davacı tarafından piyasada etkin bir şekilde kullanıldığına dair devamlılık arz eden bilgi veya belgeye rastlanmadığı,
davaya konu markanın başvuru tarihinden geriye doğru işaretin tüketici nezdinde kalıcı hâle gelmesi sağlandığını gösterir bir kanaat oluşmadığı / dosya kapsamı itibari ile ciddî kullanımın bulunmadığı, davacı şirketin, davaya konu markanın tescil talebine konu mal ve hizmet listesinde yer alan mallar ve hizmetler açısından öncelik hakkına sahip olamayacağı, bu hali ile davacı şirket lehine 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi koşullarının oluşmadığı; öte yandan benzer görülen veya görülmeyen mal ve hizmetler açısından davacı marka sahibinin davaya konu markanın tescilinden zarar görme veya itibarında zarar meydana gelme ihtimalinin bulunmadığı,
davacı lehine itirazına dayanak 6769 sayılı SMK’nun 6/4 ve 6/5 kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı, öte yandan davacı şirketin markaları ile dava konusu markanın aynı olmadığı, bu hali ile davacı yan lehine 6769 s. SMK 6/6. madde koşullarının oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/293, K. 2024/58, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama