KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/310 Esas - 2024/69
- Esas no
- 2022/310
- Karar no
- 2024/69
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 17/08/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 13/05/2024
Karar Metni
4.270 kelime·21 dk okuma·8 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalının 17.12.2020 tarihli ve ... numaralı "... ... " ibareli marka başvurusuna karşı ... nezdinde itirazda bulunulduğunu, ... tarafından itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı müvekkilleri adına ...'in ...'na tekrar itiraz edildiğini, ... sayılı ...
Kararı ile itirazların nihai olarak reddedildiğini, uyuşmazlığa konu marka ile müvekkillerine ait markaların görsel, işitsel, kavramsal olarak benzemekte ve markalar arasında sınıfsal benzerlik ve aynılık bulunmakta olduğunu, SMK m. 6/1 uyarınca ... tarafından verilen kararın iptali gerektiğini, müvekkillerinin, önceye dayalı kullanımı bulunduğunu, itiraza konu markanın tescilinin SMK m.6/3 gereği reddi gerektiğini, müvekkillerinin markalarının tanınmış marka statüsünde olup davalı şirketin işbu tanınırlıktan faydalanma çabasında olduğunu, ... tarafından itirazların reddi kararının SMK m. 6/4 uyarınca iptal edilmesi gerektiğini,
itiraza konu marka başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini, SMK m.6/9 uyarınca da markanın reddinin gerektiğini, markanın yargılama süreci içerisinde tescil edilmesi halinde ... kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini belirterek, davalı ... ...'nun 22.06.2022 tarih ... sayılı ... kararının iptaline, yargılama sürecinde markanın tescil edilmesi halinde terditli olarak markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacı yanın özellikle “...” kelimesinin markalardaki benzerliği sağladığını ileri sürdüğünü, davacı yan markalarının ... ile başladığını, her iki markada da vurgunun ilk kelimede olduğunu ileri sürmekte, bu gerekçe ile markanın hükümsüzlüğünü talep etmekte olduğunu, esasen ... kelimesinin bir marka değil sektör adı olduğunu dikkate lmadığını, davacının ve hatta herhangi bir üçüncü kişinin “...” kelimesi üzerinden hak talep tmesinin, bu kelimenin kullanımı ile markalar arasında iltibas yaşanacağını iddia etmesinin hukuken ümkün olmadığını, müvekkillerinin de 30 yıldır aynı sektörde olduğunu,
faaliyet yürüttüğünü, davacı taraf, içbir zaman bu sektörde faaliyet göstermediğini, özellikle basılı yayımlar alanında ve yayımlarla iş yapan ...” kurumları nezdinde tanınan işbu dergi faaliyetlerini yürüten müvekkilleri ve diğer üçüncü kişiler olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirketin 17.12.2020 tarihinde "... ... ..." markası için, 16.(01-05) sınıfta yer alan mallar için başvuruda bulunduğu; ... tarafından, başvurunun KISMEN YAYIMLANMASINA karar verildiği, başvurudan SMK m.5/1-(b) ve (c) maddeleri uyarınca, 16.04. alt sınıfta yer alan “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar” mallarının başvurudan çıkartıldığı, kalan mallar ile ilgili yapılan yayım üzerine, davacı tarafından başvuruya itiraz edildiği,
davalı şirket tarafından da Kurum kararına karşı itiraz edildiği, ..., 12.11.2021 tarihli kararı ile davacı itirazının reddine karar verdiği, karar üzerine davacı dernek tarafından Kurum kararına karşı itiraz ettiği, davalı şirketin karşı görüş sunmadığı, 22.06.2022 tarihinde itiraza karşı ..., yapmış olduğu incelemede, ... sayılı davaya konu kararı ile; “(…) (...) Öncelikle, itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sayılı markaların işbu başvurudan daha sonra Kurum kayıtlarına girmiş oldukları belirlendiğinden, söz konusu markalara dayanılarak yapılan itiraz yerinde görülmemiştir.
Bunun yanında, itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı markanın, işbu itirazın incelendiği tarihte, hükümden düştüğü tespit edildiğinden söz konusu marka Kurul incelemesine esas teşkil etmemiştir.
Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile ... sayılı markayı bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile ... sayılı marka bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.
Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bilindiği gibi SMK'nın 6/3 maddesi "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" hükmüne amirdir.
Yayına itiraz sahibi, "... ... ..." ibaresini, ciddi kullanım teşkil edecek şekilde, başvuru kapsamındaki mallarla ilgili olarak kullandığını ispat etmek durumundadır.
Yayına itiraz sahibi tarafından sunulmuş olan bilgi ve belgeler, uyuşmazlık konusu "... ... ..." ibaresini muteriz tarafından başvuru tarihinden önce, başvuru kapsamında yer alan mallarla ilgili olarak, söz konusu ibarenin ciddi kullanım teşkil edecek şekilde Türkiye’de ticaret alanında kullanıldığı yönünde kanaat oluşturmaya yeterli olmamıştır. Bu nedenle, eskiye dayalı kullanım iddiası haklı bulunmamıştır.
Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir.
Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
-Davaya konu ...sayılı markanın, tescili talep edilen / tescil edilen 16. sınıfta yer alan “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri.
Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları.” malları, davacı yanın davasına mesnet ... sayılı markasında yer alan mallar / hizmetler ile aynı / aynı tür / benzer nitelikte olduğu,
-Davaya konu ...sayılı davalı şirket markası ile davacı şirketin itiraza dayanak markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu,
-Davacı yanın 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi kapsamından yararlanamayacağı,
-Davacı yan markasının, 6769 s. SMK’nun 6/4. ve 6/5. maddesi kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı,
-Davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapılmış olabileceğine dair ve taleplerin takdirinin Mahkemeye ait olduğu,
-Dava konusu ...’nun 22.06.2022 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olmadığı,
-Davaya konu ...sayılı davalı şirket markası tescil edilmiş olup hükümsüzlük şartlarının oluştuğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemeyeceği hükmünü amirdir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Böylece daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için bir başkası adına mükerrer tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aksi halin bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılmasına ve halkın yanıltılmasına neden olacağı kabul edilmiştir. Bu hususu ... tescil sürecinde, kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.
Başvuruya konu markanın (işaretin) daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan markaların (işaretlerin) özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin (el yazısı, büyük-küçük harf) veya yazı tipinin (.... gibi) farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise, karşılaştırılan markalar aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki, müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir.
Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu ret edecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin bire bir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt gurubu içinde bulunmayı ifade eder.
Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin .... sayılı Tebliğin 5 ve 7. maddeleri anılan ilkeyi açıkça ifade etmektedir. Bununla birlikte sınıflandırma Nice Anlaşmasının 2. maddesinde vurgulandığı üzere, tescil edilmiş herhangi bir markanın koruma kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekir.
Yüksek Mahkeme uygulamalarına bakıldığında; 07/02/2011 tarih .... Sayılı... +... kararı, yine aynı yönde 28/05/2014 tairh .... sayılı ... Ltd.Şti. +... kararı, ... . , .... . Sayılı ilamları,
... . Sayılı ilamıyla ''...+...'' ile ...; ... . Sayılı ilamıyla ... ve ...+...; ... . Sayılı ilamıyla ...+... ile ...; ... . Sayılı ilamıyla ... ile ...+... ve ...+...; ... . Sayılı ilamıyla ...+... ile ...; ... . Sayılı ilamıyla ...+... ile ... İNŞAAT; ... . Sayılı ilamıyla ... ile ... ...; ... . Sayılı ... ile ...; ... . Sayılı ... ile ....; markaları arasında 7/1-b maddesi kapsamında ayniyetin bulunmadığı yönündeki kararlarının bulunduğu,
Nitekim .... uygulamalarına bakıldığında da, markaların birinde kısmen de olsa ayniyet algısını ortadan kaldırır bir ... unsuru, bir mizanpaj var ise karşılaştırılan markaların özdeş olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. .... bu durumu “...” biçimindeki bir sözcük ile aynı markanın düzensiz bir yazı stili ile yazılmış biçiminin aynı olmayacağı örneği ile açıklamıştır. Yine ...+... ve ...+... markaları, ... ile ... markaları ..... nezdinde aynı olarak kabul edilmeyen markalardır.
Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde davalı markasının ... ... şeklinde olduğu, davacı markalarının ise ... ve ... şeklinde olduğu, davacı markaları ile davaya konu olan markanın renk ve konumlandırmalarının birbirinden farklı olduğu, markaların bütünsel görünümlerine hâkim görünümün de yine birbiri ile aynı olmadığı; bu çerçevede taraf markaların 5/1-ç bendi anlamında değil 6/1 maddesi anlamında incelenerek değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Davacı yana ait .... sayılı markaların başvuru talepleri reddedilmiş olmakla inceleme kapsamına alınmamıştır. ... sayılı markanın ise başvuru tarihi 15.11.2019 olup, 16., 35., 38. ve 41. Sınıflardan tescile konu edildiği, 20.02.2020 tarihinde yayıma itiraz geldiği, 14.08.2020 tarihinde itirazın kısmen kabul edildiği ve tescil işlemlerine bu şekilde devam ettiği, 16.09.2021 tarihinde tescil noksan tamamlama yazısının gönderildiği,
tescil işlemlerine devam edilmediği görülmüş, davaya konu markanın başvuru tarihi 17.12.2020 olmakla, ... marka, tescili kabul edilen sınıf ile sınırlı kalacak şekilde sadece ... ... kararının itirazı açısından incelemeye alınmış, dava tarihi itibari ile başvuru geçersiz hale geldiği için hükümsüzlük isteminde dikkate alınmamıştır. Son olarak, davacı yana ait .... sayılı markaların başvuru tarihi, davaya konu markanın başvuru tarihinden ileri tarihlidir.
Bu neden sayılan markalar incelemede dikkate alınmamıştır.
Tüm bu hususlar neticesinde: Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Markası Davacı Markası
... .... .... .... (16. sınıf) (16, 35, 38, 41. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu markanın dava konusu edilen 16. sınıfta yer alan mallarının tamamının, davacı yanın ... sayılı markasında 16. sınıfta yer alan “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler.
Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri.
Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları.” mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davaya konusu markanın, tescil edilen / tescile konu edilen sınıfı 16. Sınıf olduğu, ... sayılı markada yer alan hizmetler ile davaya konu markada yer alan mallar farklı olduğu,
diğer taraftan davacı yana ait ... sayılı marka açısından ise tescilli mallar ile söz konusu malların satışa konu edilmesi hizmetleri benzer olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu ... ibareli markada ... ibaresinin büyük puntolarda yazıldığı, ... ibaresinin altında ise ... ibaresinin yer aldığı ve markada herhangi bir ... unsurunun bulunmadığı, kelime markası olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markasının incelenmesinde; davacıya ait markanın ... ibareli marka olduğu, markada herhangi bir ... unsurunun bulunmadığı, kelime markası olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...
Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının " ... ... " ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere; taraf markalarının kelime markaları olduğu,
davaya konu markanın kendisine özgü yazı karakteri içerdiği, davaya konu markada “... ... ...” ibaresinin, davacı yan markasında “... ...” ibaresinin yer aldığı, taraf markalarının anlamlarına bakıldığında, ortak ibarenin “...” / “...” olarak tespit edilmesi gerektiği, “...” ibaresinin İngilizce, “...” ibaresinin Türkçe olduğu, anlamının ..., Güncel Türkçe Sözlük uyarınca “emeği iyi yeme merakı, sağlığa uygun, iyi düzenlenmiş, hoş ve lezzetli mutfak, yemek düzeni ve sistemi” şeklinde olduğu, taraf markalarındaki ortak ibarelerinin anlamlarının aynı olduğu,
markalarda yer alan diğer ibarelere bakıldığında, davaya konu markada “...” ve “...” ibaresinin yer aldığı, “...” ibaresinin İngilizce “Türkiye” olması, “...” ibaresinin ise otel, lokanta ve ikram hizmetlerini tanımladığı, genel olarak üniversitelerin turizm fakülteleri içerisinde, turizm ve otel işletmeciliği bölümü veya ... ve mutfak sanatları bölümlerinin olduğu, bu nedenle de sıklıkla kullanılan ibareler içerisine sayılacağı, davacı yan markasında yer alan “...” ibaresinin İngilizce olduğu, Türkçeye “zaman” olarak çevrilebileceği, bu hali ile tek başına söz konusu ibarenin de ayırt edici gücünün bulunmadığı,
davalılar tarafından “...” / “...” ibaresi ile ilgili düşük seviyede ayırt edicilik iddiası olmakla, sıklıkla, farklı kaynaklarda da vurgulandığı üzere, asıl kural, ayırt edici gücü zayıf olsa da, minimum tescil edilebilirlik şartını yerine getiren kelime unsurlarının tescil edilmesinin olağan olduğu, ancak söz konusu durumun, bu markaların koruma kapsamlarının geniş olduğu anlamına gelmediği,
bu tip markaların sınırlı koruma kapsamından yararlanması gerektiği, uygulamada atıf yapılan .... sayılı kararında, markaların ortak olarak içerdikleri unsurun ayırt edici niteliğinin düşük olması haline ilişkin ilkeler sayılmış, bu kapsamda, eğer markalar ayırt edici niteliği düşük olan bir unsuru ortak olarak içeriyorsa, karıştırılma olasılığı değerlendirmesi, ortak olmayan unsurların markanın bütünsel olarak oluşturduğu izlenime etkisi hususuna odaklanacağı, değerlendirmede ortak olmayan unsurların benzerlikleri – farklılıkları ve ayırt edici niteliklerinin dikkate alınacağı;
bu kapsamda, davacı markasında yer alan ortak “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu sınıflar ve hitap edilen tüketici kesimi, ortalama alıcı kitlesi ve nihayetinde halk nezdinde, davaya konu markanın tescile konu edilen mal ve hizmetleri açısından tanımlayıcı hale ulaşmadığı, kullanım şekli itibari cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmediği, malların zamanı göstermediği değerlendirilmiş, diğer bir deyiş ile düşük de olsa ayırt edici özelliğe sahip olduğu,
fonetik olarak yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın Türkçe okunması halinde, “....” şeklinde okunacağı, davacı yan markasının ise İngilizce okunması halinde “...” şeklinde okunacağı, taraf markalarında ilk başta, sesçil olarak da dikkat çeken unsurun ortak “...” / “...” ibareleri olduğu, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, taraf markalarının kelime markası olduğu, beyaz zemin üzerine siyah tonlarda tescile konu edildiği, davaya konu markada kendine özgü yazı karakterinin kullanıldığı, iki ayrı satıra gelecek şekilde üstte “... ...” ibaresinin, alt satırda çok küçük boyutta “...” ibaresinin yer aldığı,
davacı yan markasının ise tek satıra gelecek şekilde “... ...” ibaresinden oluştuğu, bütünsel karşılaştırmaya göre; dava konusu markada, her ne kadar “...” ibaresi de yer alıyorsa da, marka içinde konumlandırılış şekli ile ön plana çıkacak düzeye ulaşmadığı, bu hali ile “... ...” ibaresinin ilk başta dikkat çektiği, davacı yan markasında yer alan “... ...” ibaresinde ise her ibarenin birlikte ön plana çıktığı, markada yer alan zayıf ibarelerinin markaların bütününe olan etkisine bakıldığında, vurgunun söz konusu ibare üzerinde toplandığı,
markalardaki “...” / “...” ibarelerinin, eşsiz, benzersiz, ayırt ediciliği çok yüksek, vurguyu ve alıcı kitlesinin dikkatini tek başına üzerine toplayan markanın başlangıcına yerleştirilerek asli dikkat ve vurguyu toplayan müşterek “...” / “...” ibaresine çağrışımı ve karıştırılmayı bertaraf edecek düzeyde ayırt edicilik katan ibareler olmadığı, dolayısıyla, davalı markasındaki diğer kelime, ... ve renk unsurlarından doğan tali farklılıkların göz ardı edilebileceği, taraf markalarının kavramsal bakımdan yepyeni anlama sahip bambaşka bir marka olduklarının ileri sürülemeyeceği;
aksine, “...” / “...” ibaresinin, markalarda yer alan diğer unsurlara göre bağımsız ayırt edici role sahip olduğu, ilgili alıcı kitlesinin müşterek “...” / “...” ibaresine odaklanacağı, markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzer olmadığı fakat benzer oldukları, bu hali ile de taraf markalarında yer alan işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratacağı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin,
yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu; öte yandan davacı şirketin, itiraz aşamasında dosyaya, çeşitli görseller, sözleşmeler, dergi kapakları sunmuş olduğu, söz konusu kayıtlar içerisinde “... ... ...” ibaresine rastlanmadığı,
davaya konu ibarenin/markanın, davacı tarafından piyasada etkin bir şekilde kullanıldığına dair devamlılık arz eden bilgi veya belgeye rastlanmadığı, davaya konu markanın başvuru tarihinden geriye doğru işaretin tüketici nezdinde kalıcı hâle gelmesi sağlandığını gösterir bir kanaat oluşmadığı / dosya kapsamı itibari ile ciddî kullanımın bulunmadığı, davacı şirketin, davaya konu markanın tescil talebine konu hizmet listesinde yer alan hizmetler açısından öncelik hakkınsa sahip olamayacağı, bu hali ile davacı şirket lehine 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi koşullarının oluşmadığı;
dosya kapsamında yer alan delillerden davacı markasının tanınmışlık düzeyine ulaştığını gösterir nitelikte, piyasa araştırması, satış rakamları, yurt içi ve yurtdışı satış ağı vb. delillere rastlanmadığı, bu itibarla davacı lehine, itirazına dayanak 6769 sayılı SMK’nun 6/5 kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı; ...’nun 22.06.2022 tarih ve ... sayılı kararının 16. sınıfta yer alan “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler.
Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri.
Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları.” bakımından İPTALİNE, ...sayılı davalı şirket markası tescil edilmiş olup 16. sınıfta yer alan “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular;
kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri.
Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları.” bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :6.280,50-TL
TOPLAM :6.453,40-TL
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/310, K. 2024/69, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama