İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/394 K.2024/45

Mersis No -... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1-... Mersis No -.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/394Karar2024/45Tarih20 Şubat 2024Okuma16 dk · 3.256 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Esas No
2022/394
Karar No
2024/45
Karar tarihi
20 Şubat 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/393 Esas - 2024/66
Esas no
2022/393
Karar no
2024/66
Hakim
....
Katip
...
Davacı
....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.256 kelime·16 dk okuma·9 bölüm

Mersis No -... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1-... Mersis No -.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av. ...

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali

DAVA TARİHİ : 14/10/2022

KARAR TARİHİ : 05/03/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; "..." markasının zayıf marka niteliğinde olduğunu, davalının "..." ibaresi üzerinde tekeli bulunmadığını, ilgili markaların "..." ve "..." ibarelerini de içerdiğinden hareketle markanın bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, davaya konu iki markanın birbirinden farklı olduğunu, "..." ibaresinin "..." ... "..." ibarelerinin sonuna "-ş" harfi eklenmek suretiyle halihazırda "küçük, çok küçük veya kısa sevimli" vb. anlamlara geldiğini, "..." ibaresinin tali, tanımlayıcı ve ayırt edici nitelikten zayıf marka olduğunu, 30. Sınıf altındaki malların birçoğu, ürün üretim tekniği anlamında küçük,

kompakt ve göz zevkine hoş gelecek şekilde ... boyda üretilebilecek durumda olduğunu ve bu anlamda uyuşmazlığa konu "..." ve "... ..." markalarındaki "..." ibaresinin cins, çeşit ve vasıf belirtip ayırt edici nitelik taşımadığı ve tanımlayıcı olduğunu, markaların benzerliği yönünden inceleme yapıldığında marka bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bütünsel inceleme ilkesi doğrultusunda "..." ve "..." ibarelerinin herhangi bir şekilde göz ardı edilmesi mümkün olmadığını, markaların başlangıç kısmındaki benzeme veya benzememe durumunun görsel ve işitsel benzerlik ve iltibas ihtimali değerlendirmesinde çok önemli bir kıstas olduğunu,

taraf markalarının da başlangıç kısımlarının farklı şekilde "..." ve "..." ibareleri olduğu, ilgili markaların başlangıç kısımlarının farklı olması karşısında markaların benzer addedilmeleri mümkün olmadığını, "..." ibaresinin İtalyancada "küçük çiçek" anlamına ..." ibaresinin ise "ermiş" anlamına geldiğini, markaların anlamsal yönden de benzer olmadığını, davacı şirketin "..." markası yönünden almış olduğu yüzlerce tescili neticesinde bu marka yönünden kazanılmış hak sahipliğini elde ettiğini öne sürerek, ... ...'nun 11.08.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davalı şirkete ait ''... ...'' markasında asli unsur olarak yer alan “...” ibaresinin davaya konu marka başvurusunda (... ...) aynen ve asli unsur olarak kullanıldığını, “...” ibaresinin başvuru kapsamından çıkarılan “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” malları yönünden tanımlayıcı, tasvir edici yahut nitelik bildirici bir ibare olmayıp bu mallar yönünden ayırt edici bir ibare olduğunu, söz konusu ibarenin davacı tarafın başvurusunda aynen tekrarlanmış olduğunu, markalar arasında görsel,

işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmakta olup markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan malların tüketicisinin ortalama bilince sahip tüketici olduğunu ve bu hali ile markalar arasında SMK 6/1 anlamında karıştırılma ve iltibas ihtimaline sebebiyet verecek düzeyde benzerliğin bulunduğunu öne sürerek ... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulü akabinin de davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... başvuru numaralı marka başvurusu 30. Sınıf bakımından tescil edilmek üzere 16.02.2021 tarihinde başvurusu yapılmış, 27.04.2021 tarih ve 371 sayılı bültende yayınlanmıştır. Anılan yayıma, davalı şirket tarafından, ... markası gerekçe gösterilerek, 10.06.2021 tarihinde itiraz edilmiş bu itiraza karşı davacı tarafça sunulan karşı görüş dilekçesi ile ... sayılı marka açısından kullanım ispatı talebinde bulunulmuş, davalı yanca “Marka Kullanım İspatı Sunma” dilekçesi ile dosya kapsamına kullanım ispatına yönelik deliller sunulmuştur. Sunulan delillerin;

− 2016 yılına ait 3 adet fatura (fatura açıklamalarında ... ... ... ibaresi yer almaktadır)

− 2017 yılına ait 8 adet fatura (fatura açıklamalarında ... ... ... ibaresi yer almaktadır)

− 2018 yılına ait 10 adet fatura (fatura açıklamalarında ... ... ... ibaresi yer almaktadır)

− 2019 yılına ait 11 adet fatura (fatura açıklamalarında ... ... ... ibaresi yer almaktadır)

− 2020 yılına ait 9 adet fatura (fatura açıklamalarında ... ... ... ibaresi yer almaktadır)

− 2021 yılına ait sunulan faturalar 01.03.2021, 10.02.2021 tarihli 2 adet fatura (işbu faturaların dava konusu marka başvuru tarihi olan 16.02.2021 sonrası olduğu tespit edilmiştir)

− Tarih bilgisi yer almayan ürün katalog görselleri

− Tarih bilgisi yer almayan ve “...” markasına ilişkin fuar katılım görselleri

− Tarih bilgisi yer almayan “... ... ... ” markalı ürüne ilişkin .... satış görseli şeklindeki deliller oldukları,

Bu deliller ile birlikte değerlendirmede bulunan ...’nın 30.03.2022 tarihli kararı ile davalı yanın ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka bakımından, marka kullanımın ispatına ilişkin sunulan delillerin “...” mallarında kullanımının ispatlandığı tespit edilmiş, akabinde m.6/1 kapsamında yapılan incelemede söz konusu markalar arasında karıştırma ihtimali olduğu gerekçesi ile haklı bulunarak itirazın “30Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” bakımından kabulüne karar verilmiştir İşbu karara karşı davacı şirket tarafından itirazın yeniden incelenmesi talebiyle itiraz edilmiş;

... ...’nun 11.08.2022 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “. Öncelikle, başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, ret gerekçelerinden ...

ŞİRKETİ'ne ait ... sayılı "... ..." ibareli marka hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 16.02.2021 tarihinde anılan markanın beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu (tescil tarihi: 13.08.2009), dolayısıyla söz konusu markanın somut uyuşmazlıkta kullanım ispatı yükümü altında bulunduğu, bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından yasal süresi içinde Kuruma sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ...'nın söz konusu markanın "..." mallarında kullanımının ispatlandığı değerlendirmesinde bulunduğu görülmektedir.

Başvuru sahibinin, ...’nin bu kararına karşı Kurul nezdinde yapmış olduğu ve işbu incelemenin konusunu oluşturan itirazında, kullanım ispatına yönelik ... değerlendirmesine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı ve karara itiraz dilekçesinde bu hususla ilgili herhangi bir gerekçe ya da açıklamaya yer vermediği tespit edilmiş olmakla birlikte, kullanım ispatı konusunun daha önceki aşamada (... nezdindeki yayına itiraz sürecinde) tartışılmış olması,

kullanım ispatı konusunun ana uyuşmazlığa (SMK m. 6(1)) bağlı ve aynı uyuşmazlık içinde çözülmesi gereken bir mesele olması nedeniyle ve Kurul kararının bütünlüğü de gözetilerek yapılan incelemede ...’nin kullanım ispatı konusundaki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Dolayısıyla, SMK m. 19/2 hükmü uyarınca; ... sayılı "... ..." ibareli marka kullanımı ispatlanan "..." malları esas alınmak suretiyle SMK m. 6/1 kapsamındaki incelemeye esas teşkil etmiştir.

Bununla birlikte, "... ..." ibareli başvuru ile ret gerekçesi ... sayılı "... ..." ibareli markanın, her iki markanın da "..." ibaresini iki ana unsurdan birisi olarak ortak şekilde içermeleri ve söz konusu unsurun her iki markada da bağımsız ayırt edicilik işlevine sahip olması nedeniyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır.

Ayrıca, ret kararına konu mallardan "SINIF 30: Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." ile ... sayılı markanın eşya listesinde bulunan ve kullanımı ispatlanan "..." mallarının aynı/aynı tür oldukları tespit edilmiştir.

Bu hususlar çerçevesinde, başvuruya konu marka ile ret gerekçesi ... sayılı marka arasındaki benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/aynı tür malları kapsaması hususu da dikkate alındığında, "SINIF 30: Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." bakımından ortalama tüketici kesimi nezdinde bu malların aynı ticari kaynak tarafından sunulduğu veya marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği,

diğer bir ifade ile bahsi geçen mallar yönünden markalar arasında 6769 s. SMK’nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle belirtilen mallar yönünden ... sayılı marka gerekçe gösterilerek verilen ret kararı isabetli görülmüştür.

Ancak, başvuruya konu diğer mallar ile ... sayılı markanın kapsamındaki kullanımı ispatlananan "..." malları arasındaki farklılıklar ve markalar arasındaki benzerlik düzeyinin çok yüksek olmaması karşısında diğer mallar yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Her ne kadar, başvuru sahibi tarafından "... ..." ibareli işbu başvurunun, başvuru sahibinin "..." ibareli/ibaresini içeren önceki tescillerine bağlı bir seri marka niteliğinde olduğu, dolayısıyla başvuru sahibinin kazanılmış hakkı bulunduğu öne sürüldüyse de, seri markadan söz edilebilmesi için sicilde bir başkası adına tescilli bir marka ile yakınlaştırma, benzeştirme yoluyla iltibas tehlikesine yol açılmaması zorunlu olduğundan, somut uyuşmazlıkta ise markalar arasındaki benzerlik "..." ibaresinden kaynaklı değil,

"..." ibaresinden kaynaklı olduğundan başvuru sahibinin seri marka / kazanılmış hak iddiası haklı görülmemiştir. (aynı yönde bkz. ..... sayılı kararı)…” gerekçeleri ile itirazın ve başvurunun SINIF 30: Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." bakımından reddine oybirliği ile karar verildiği, eldeki davanın İKİ AYLIK yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA / EK RAPORDA özetle:

- Dava konusu ... sayılı marka başvurusu kapsamında kalan ve ... kararı ile reddine karar verilen 30. Sınıftaki “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” malları, davalı yanın önceki başvuru tarihli marka kapsamında yer alan ve kullanımı ispat edilen mallar ile aynı, aynı tür ya da ilişkilendirilebilir oldukları,

- Dava konusu ... markası ile davalıya ait redde mesnet marka arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, ilgili tüketiciler nezdinde, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı,

- Davacı şirketin önceki tarihli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Marka Hukuku bağlamında kazanılmış (müktesep) haktan söz edilebilmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir. .... . 19.09.2008 gün ve .... sayılı "..." yine, 14.11.2008 gün ve .... sayılı '...' kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir. Buna göre Yüksek Mahkemenin söz konusu içtihatlar ile getirdiği kriterler şu şekildedir.

-Öncelikle kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, yani kullanım ve tescilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması gerekir.

-Kazanılmış hak teşkil ettiği ileri sürülen markaya dayalı olarak yapılan başvurunun, ilk markanın asli unsuru muhafaza etmesi ve bu markadan uzaklaşmadan oluşturulması gerekir (önceki markanın asli unsuru değişmiş ise, bu artık yeni bir marka başvurusu olacaktır).

-Son olarak da; sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, emtia listesinin genişletilmesi yoluna gidilmemesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Kullanımın İspatı Yönünden:

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Kullanma İspatı”na ilişkin 19/2. Maddesi.

“6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.

İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” hükmünü içermektedir.

Davacı tarafın işlem dosyasına dayanak gösterdiği ... sayılı marka bakımından, davalı taraf işlem ve dava dosyasında kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davalı yanın ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka bakımından, marka kullanımın ispatına ilişkin sunulan delillerin “...” mallarında kullanımının ispatlandığı kabul edilmiştir. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davacı Markası Davalı Markası

..... ... (30. sınıf) (30. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu markanın kapsamında yer alan ve ... kararı ile reddine karar verilen 30: Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.” Malları, davalının önceki tarihli ve tescilli markası kapsamında kullanımı ispat edilen “şekerlemer” emtiaları ile aynı/aynı tür ya da benzer olduğu;

dava konusu marka kapsamında ... kararı ile reddine karar verilen 30. Sınıf Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” emtiaları açısından taraf markalarının aynı ya da benzer kapsamlı oldukları, kullanım amaçları, hitap edilen kullanıcı grubu, faaliyet gösterecekleri ticari pazar, ilgili pazardaki satış yolları, birbirleriyle rekabet edebilirlikleri, birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri gibi özellikleri bakımından benzer oldukları görülmektedir.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davacının markasının incelenmesinde; davacı markasının tamamı büyük siyah renkte standart yazı karakteri ile yazılmış “...” ibarelerinden oluştuğu, bu ibarelerinin tamamının biri diğerine göre vurgulanmaksızın eşit şekilde ve yan yana yazıldığı, düz sözcük markası niteliğinde olduğu, başkaca ilave şekil unsuru içermediği anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davalının redde gerekçe gösterilen markasının ise başlangıç harfleri büyük devam harfleri küçük siyah renkte standart yazı karakteri ile yazılmış “... ...” ibarelerinden oluştuğu, bu ibarelerinin de tamamının biri diğerine göre vurgulanmaksızın eşit şekilde ve yan yana yazıldığı, düz sözcük markası niteliğinde olduğu, başkaca ilave şekil unsuru içermediği anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "... ..." ibareli marka ile davacının "...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; taraflar arasında çekişme konusu “...” ve “... ...” markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresi olduğu,

davacı yana ait ... nezdinde yer alan marka başvuruları incelendiğinde, davacı yanın ... işlem numarası ile “...” markasını 1997 yılında ilk kez tescil ettirdiği, bu tescilden sonra muhtelif tarihlerde “...” ibaresini ek unsurlarla birlikte yeni marka başvurularına konu ettiği, dolayısıyla “...” ibaresinin çatı marka olarak nitelendirilebileceği, davalı yana ait ... nezdinde yer alan marka başvuruları incelendiğinde, davalı yanın ... işlem numarası ile “...” markasını 1999 yılında ilk kez tescil ettirdiği,

bu tescilden sonra muhtelif tarihlerde “...” ibaresini ek unsurlarla birlikte yeni marka başvurularına konu ettiği, dolayısıyla “...” ibaresinin de davalı yan açısından çatı marka olarak nitelendirilebileceği, taraf markalarında ortak unsur olan “...” ibaresinin ...

Sözlüğünde herhangi bir anlamı olmadığı ancak “...” ibaresinden türetilen bu ibarenin “Küçük ve sevimli” anlamlarına gelebileceği, bu bağlamda, başvuru kapsamındaki reddine karar verilen emtialar açısından doğrudan kavramsal ilişkisi olmadığı ve buna paralel olarak tanımlayıcı olmadığı, “...” ibaresinin redde konu mallar açısından ayırt edici bir ibare olduğu, taraf markalarındaki “...” ve “...” ibarelerinin çatı marka olarak algılanacağı ve ikincil planda kalacağı, bu ibareler yanında kalan ve ön plana çıkan esas unsurun “...” ibaresi olacağı;

taraf markalarının bütünsel anlamda yarattıkları nihai algılarda aralarında karışıklığa neden olacak düzeyde benzerlik taşıdıkları, “...” ibaresinin her bir markadaki ortak ve münhasıran esas unsur olarak kullanılan kelime olduğu, markalardaki ek sözcük unsurlarının bu algıyı ortadan kaldırmadığı,

işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu,

öte yandan davacı şirket, "... ..." ibareli dava konusu marka başvurusunun, başvuru sahibinin "..." ibaresini içeren önceki tescillerine bağlı bir seri marka niteliğinde olduğunu, dolayısıyla başvuru sahibinin kazanılmış hakkı bulunduğunu öne sürmüş ise de; taraflar arasında çekişme konusu “...” ve “... ...” markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresidir ve somut uyuşmazlıkta ise markalar arasındaki benzerlik "..." ibaresinden kaynaklı değil, "..." ibaresinden kaynaklı olduğundan davacı tarafın önceki tarihli "..." markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı kabul edilmiş, dava konusu ... ...

11.08.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşılmış, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024

Katip ..... Hakim .... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/394, K. 2024/45, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 14/10/2022
  5. Karar Tarihi : 05/03/2024
  6. Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 11/03/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/394
Karar No
2024/45
Tarih
20 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/395 K.2024/173
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/396 K.2024/156
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/397 K.2024/99
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/397 K.2024/199
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/398 K.2024/97
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/398 K.2024/131

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.