KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/4 Esas - 2024/107
- Esas no
- 2022/4
- Karar no
- 2024/107
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ...
Karar Metni
2.730 kelime·14 dk okuma·9 bölüm
... Mersis No -.... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
DAVA TARİHİ : 05/01/2022
TARİHİ : 14/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin enerji sektöründe faaliyet gösteren.... şehirlerinde Biyogaz tesisleri bulunan saygın bir firma olduğunu, biyogazdan elektrik enerjisi üretiminin yanında biyogaz işlemleri sonucu katı ve sıvı organik fermente gübre ve ayrıca gübre tesisinde organomineral gübre üretimi yaptığını, müvekkilinin “..." adlı "..." içerikli başvurusunu 03.04.2021 tarihinde "01, 35" sınıflarında yaptığını, başvuruya ....
Tescil numaralı "01" sınıfa sahip "..." adlı marka sahibinin itirazda bulunduğunu, inceleme sonucunda 29.01.2021 tarihinde İtiraz Kısmen Kabul edildiğini, ... değerlendirmesinde davacı tarafından yapılan itirazın reddine karar verildiğini, “..." ibareli marka ile itiraza mesnet marka arasında görsellik bakımından herhangi bir benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığını, müvekkili markasında kullanılan ... unsuru birlikte değerlendirildiğinde herhangi bir benzerlik bulunmadığını, Her iki markanın piyasa sunduğu ürünlerin farklı gübreler olduğunu,
Davacının "..." markası ile katı gübre üretmekte iken Davalı' nın "..." markası sıvı gübre niteliğinde olduğunu, her iki marka değerlendirildiğinde; yazı fontları, karakterleri, içerdiği şekiller, renk ve telaffuzları birbirinden bariz derecede farklı olduğunu, tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağını iddia ederek ... 'nun 18.11.2021 tarih ve .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin 1996 yılında kurulmuş olup; çim tohumu, çim ve fidan besleme gübreleri, tarımsal amaçlı katı ve sıvı gübreler, bahçe ekipmanları, endüstriyel yağlı bitkiler (Kanola), yem bitkileri ithalatı, üretimi ve ticaretini gerçekleştirdiğini, markalar arasındaki yazı farkı, yazı stili ve formu, grafik düzeni ve renk unsurlarının farklı olması markaların arasındaki ayniyeti ortadan kaldırmayacağını, “...” markasındaki üçüncü harf olan ‘‘...’’ harfini yerine ‘‘...’’ harfi getirerek ve son harf olan ‘‘...’’ harfini çıkartarak oluşturulmuş ve aynı mallarda başvurusu yapılmış bir marka olduğunu,
‘‘...’’ markasının yeşil renkte yazılmış ve yeşil yaprak figüründen oluşturulmuş olsa da, markanın ana unsuru olan ’’...’’ ibaresinin harf dizilimi, yazılış ve telaffuz olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu dikkate alındığında söz konusu markanın ayırt edici nitelikte olmadığını ve iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, 01.sınıftaki “Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar.
İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler.
Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar.” malları her iki markada da ortak olduğunu, iki şirketin de iştigal alanının tarım sektörü olması ve davaya konu marka sahibinin bu alandaki çalışmaları ve yine bu alanlarda markasının kullanımına devam etmesi sonucunda davaya konu markanın tüketici nezdinde iltibas riski oluşturacağını ve haksız rekabet yaratacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... 'nun 18.11.2021 tarih ve ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı tarafından (01-1) Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar,(01-2) Gübreler ve topraklar.(01-3) İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler.(01-4) Yangın söndürücü maddeler.
(01-5) Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar” malları ile 35-1) Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri;alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.(35-2) Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veritabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.
(35-3) İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. (35-4) Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.
(35-5) Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler.
Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) mal ve hizmetlerinde ... ibaresinin tescili için başvuruda bulunmuş, başvurunun ilanına davalılardan ... tarafından SMK 6/1 kapsamında .... tescil numaralı “...” markası gerekçe gösterilerek markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, Itiraza konu ’’...’’ ibareli marka, davalı muterizin tescilli “...” markasının harf dizilimini birebir kapsadığı,
Markadaki üçüncü harf ‘‘...’’ harfi yerine ‘‘...’’ harfi getirilmiş olsa da iki harfte kalın ve geniş ünlü harfler olduğu, davalı muteriz markası ile itiraza mesnet markanın 5 karakterinin aynı olduğu, ‘....’’ harflerinin kalın ve geniş ünlü olması markaları farklı kılmadığı, bu durumun davalının hem ekonomik kaybına hem de itibarının zedelenmesine neden olacağı, bu markaların orta seviyedeki tüketici nezdinde karıştırılması ve firmalar arasında ekonomik/idari/organik yönden bağlantı olduğunun düşünülmesi kuvvetle muhtemel olduğu,
davalının markasını maruf ve meşhur hale getirdiğini, taraf markalarının 01. Sınıf mallarının aynı olduğu aynı zamanda başvurudaki 35.05 kapsamındaki 01. Sınıf mallarının satışı hizmetlerinin de doğrudan birbiri ile ilişkili olduğu, iltibasın 35. Sınıf için de doğacağı, haksız rekabet doğacağı” ve buna benzer gerekçelerle yayıma itiraz edilmiş, davacı başvuru sahibi ise “markaların benzer olmadığı, başvuru konusu markanın tamamen kendine özgü unsurları ile ayırt edici niteliğe sahip yoğun ve ciddi surette kullanımlar ve yatırımlar ile gerek markasal gerekse de sektöründe bilinen bir marka haline geldiği,
sektörün hitap ettiği tüketici kitlesinin alelade kişilerden ziyade belli bir bilinç seviyesine sahip kişilerden oluştuğu, malı ya da hizmeti seçerken dikkatli ve özenli bir şekilde araştırma yapıp benzer kurumlarla karşılaştırmasını yapacak kişilerden oluştuğu göz ardı edilmemesi gerektiği” gerekçeleri ile karşı görüş sunmuş, itirazı inceleyen ...
29.01.2021 tarihli kararında markaları benzer bularak 01. Sınıf mallarının çıkartılmasına karar vermiş, davacı tarafından kısmi ret kararına markaların benzer olmadığı gerekçesi ile karara itiraz edilmiş, davalı itiraz sahibi ise aynı gerekçelerle karşı görüş sunmuş, itirazları inceleyen ....
18.11.2021 tarih ve ... sayılı kararıyla; ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı ve "..." ibareli markaya dayalı olarak 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına yapılan itirazın incelenmesinde, başvuru ile kısmi redde gerekçe olan marka arasında işitsel ve görsel yönden güçlü bir benzerlik bulunduğu, ayrıca başvuru ile tescili talep edilen redde konu malların da kısmi ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunan mallarla aynı ya da benzer türden olduğu,
bu nedenle ilgili mallar için markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu” gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
- Davacı başvuru markası ile davalıya ait redde mesnet marka arasında bütüncül değerlendirme sonucunda marka ve işaretler arasında 01. Sınıftaki ““(01-1) Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar,(01-2) Gübreler ve topraklar.(01-3) İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler.(01-4) Yangın söndürücü maddeler. (01-5) Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar” emtiaları bakımından ilişkilendirme de dahil karıştırılma/benzerlik ihtimalinin bulunduğu,
- Mevzuat kapsamında gerçek hak sahipliği iddiasının başvuru sahibine karşı ileri sürülebilecek bir hak olarak düzenlendiği,
- Marka işlem dosyasında davalı markasının tanınmışlığını ispata yarayan yeterli bir delilin bulunmadığı ancak bu hususun nihai anlamda hukuki bir tespitin varlığını gerektirdiğinden tanınmışlık iddiasının takdirinin Mahkemeye ait olduğu,
- Somut uyuşmazlıkta haksız rekabet şartlarının oluşmadığı
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu ve ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ... ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
.... .... (01. sınıf) (01. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacı markası kapsamından
çıkartılan “(01-1) Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan
kimyasallar,(01-2) Gübreler ve topraklar.(01-3) İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler.(01-4)
Yangın söndürücü maddeler. (01-5) Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar” ile
davalının redde mesnet markası kapsamında yer alan 01. Sınıf mallarının aynı, aynı tür olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markalarının incelenmesinde; ... + ... markası siyah zemin üzerine beyaz harflerle "..." ibaresi yerleştirilmiş olduğu, ibarenin üzerine ise turuncu daire içerisinde mısır koçanı figürü, yeşil daire içerisinde bitki figürü ve kırmızı daire içerisinde başak figürü bulunduğu, davalı markasında yer alan iş bu figürler ile davacı markasında yer alan yaprak figürünün çekişme konusu sınıf yönünden zayıf ... unsurları olduğu, markaya ayırt edicilik katmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının markasının incelenmesinde; .... elip ... içerisinde yeşil renkle yazılı ... ibaresinden meydana gelmiş "i" harfinin noktası ise iki adet yaprak figüründen oluştuğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
.... 'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; davalı markası "... " şeklinde telaffuz edilirken davacı markası da " ...." şeklinde telaffuz edildiği,
taraf markalarının başlangıç sesleri "...." şeklinde olup "..." harfleri işitsel olarak markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, bu çerçevede ibarelerin söyleniş tarzları, kulakta bıraktıkları tını, ses uyumları, vurguları gözetildiğinde taraf markalarının başlangıç seslerinin ortak olması sebebi ile yüksek düzeyde benzerlik olduğu,
her ne kadar tüketici kesiminin dikkat ve özen seviyesinin herhangi bir gıda ürünü alan ortalama tüketiciye nazaran daha yüksek olduğu düşünülse de her iki taraf markasında harflerin konumlandırılışı, davacı markasındaki üçüncü harf olan "..." ile davalı markasındaki 3.harf olan "..." harfleri ile davalı markasının son harfi olan "..." harflerinin markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, markalarda yer alan figüratif unsurların 01.sınıf yönünden ayırt ediciliği bulunmayan işaretler olduğu, çekişme konusu 01.sınıf ürünlerinin aynı satış yerlerinde, yanyana yahut alt alta raflarda, yakın reyonlarda tüketiciye sunulması,
söz konusu çekişmeli mal ve hizmetin tarım ürünlerinden olduğu, davalının ... ibareli markasından ve bu marka adı altında sunmakta olduğu ürünlerden haberdar olan tüketicinin, davacı markasının davalıya ait olduğu, onun izni ile kullanıldığını yahut davacı markasının yeni bir serisi olduğunu düşünmesi kuvvetle muhtemel olduğu, markaların esaslı unsurlarındaki yüksek orandaki benzerlik, tüketici algısında taraf markaları arasında bağlantı kurulmasına sebebiyet verecek düzeyde baskın bir etki yaratmakta olduğu, karşılaştırma konusu markaların kapsamındaki malların benzer olması,
iltibası arttıran bir husus olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısı ile ilgili tüketicinin, taraf markalarının farklı kaynaktan geldiğini anlayamayarak davacı ve davalı markası veya işletmeleri arasında idari ve ekonomik bir bağlantı bulunduğu zannına kapılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu, bu sebeple çekişme konusu olan 01.sınıf malları bakımından taraf markalarının biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bütüncül olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilgili tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olduğu,
çağrışımlarının ve bir bütün olarak uyandırdıkları kanaatin aynı olacak şekilde markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırma/benzerlik ihtimali bulunduğu, davacı başvuru sahibi tarafından tanınmışlığı ispata yarayan herhangi bir delil sunulmadığı, dolayısıyla davalının "..." ibareli markasının, tanınmış olduğu ya da kullanım sonucunda yüksek bilinirlik elde ettiği yönünde bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı.
SMK'nın 6/5 maddesindeki herhangi bir şartın somut uyuşmazlık bakımından gerçekleşmediği; dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/4, K. 2024/107, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama