KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/441 Esas - 2024/57
- Esas no
- 2022/441
- Karar no
- 2024/57
- Hakim
- ...
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Mersis No
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ....
- Mersis No
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Endüstriyel Tasarım İle İlgili Kurum Kararının İptali, Tasarımın Tescili
- Dava tarihi
- 15/11/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 24/04/2024
Karar Metni
2.067 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Endüstriyel Tasarım İle İlgili Kurum Kararının İptali, Tasarımın Tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilin uzun süredir porselenden mamul ürünlerin üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, ... nolu çoklu endüstriyel tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin itirazı neticesinde davalı kurum ... ... kararı ile ...,... sayılı tescillerin hükümsüzlüğüne karar verildiğini, somut olaya konu tasarımlarda seçenek özgürlüğünün sınırlı olduğunu, küçük farkların dahi genel görünüme etki ettiğini, davalı kurum değerlendirmesinin genel olduğunu, itiraza gerekçe olarak sunulan sosyal medya görsellerinin genel görünümü açıklamadığını, karşılaştırma imkanı yaratmadığını,
kararın bu yönü ile eksik incelemeye dayandığını, kararda hangi ürünün hangi müvekkil tasarımına engel oluşturduğunun belirtilmediği, müvekkile ait tasarımların bilgilenmiş kullanıcı bakımından genel görünüm itibari ile farklı olduğunu, davalı şirketin cevap dilekçesinde tasarımlar arası farkları kabul ettiğini, davalı şirketin seçenek özgürlüğünü dar yorumlayarak tekelleşmeyi amaçladığını belirterek ... ... sayılı kararın iptali ile ...,... sayılı tescillerin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacının iddialarını somutlaştıramadığını ve davanın usulden reddinin gerektiğini, iptal edilen davacı tasarımlarının açık sosyal medya hesaplarında alenen paylaşılan ürünler ve müvekkil tescil görselleri ile birebir aynı olduğunu, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarından tamamen yoksun olduğunu, bu benzerliğin yeni tasarımın önceki tasarımların serisi gibi algılanmasında ve bilinçli tüketici tarafından karıştırılmasına sebebiyet vereceğini, davacının seçenek özgürlüğü adı altındaki iddialarının meşru olmadığını, geniş seçenek özgürlüğü altında davacının farklılık üretmediğini, farkın varlığının tasarımların farklı olduğu anlamına gelmediğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu 20.09.2021 tarih ve ... Sayılı ... Kararının İPTALİ ve ... no'lu ... sıra numaralı tasarımların TESCİLİNİN DEVAMI şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacının ... ...’nun 24.12.2021 tarih ve 379 sayılı bülteninde yayınlanan ... nolu başvurusunda yer alan ... numaralı tasarımlarına davalı şirket tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 55 vd gereğince ve söz konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımaması dolayısı ile itiraz edildiği, ... ... kararıyla; “...sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen ... sıra numaralı tasarım, genel izlenim itibariyle benzer;
.../.... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen .... sıra numaralı tasarımlar, genel izlenim itibariyle farklı olduğu düşünülmüştür. Ayrıca, itiraza konu ... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen önceki tarihli ....dreslerinde yer alan tasarımların benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Diğer taraftan başvuru sahibi tarafından beyan edilen farklılıkların tasarımı ayırt edici kılmayan ayrıntı seviyesinde farklılıklar olduğu tespit edildiğinden, söz konusu iddialar da değerlendirmeyi etkiler nitelikte bulunmamıştır. Diğer taraftan, muteriz tarafından sunulan katalog görsellerinde tarih kaydı bulunmadığı tespit edildiğinden söz konusu ürünlere dayalı itiraz kabul edilmemiştir.
Ayrıca, emsal iddiasıyla sunulan kararlar bu başvuruya ilişkin olmadığından dikkate alınmamıştır. Belirtilen nedenlerle itirazın kısmen kabulü gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın 60 günlük yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle:
1- ... nolu tasarımın mesnet görseller karşısında farklı olduğu,
2- ... nolu tasarımın mesnet görseller karşısında farklı olduğu,
3- ... numaralı tasarımın mesnet ... numaralı görseldeki ürünler ile benzer
olduğu,
4- ... numaralı tasarımın mesnet 1 numaralı görseldeki ürünler ile benzer olduğu,
5- ... numaralı tasarımın mesnet görseller karşısında farklı olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
28/11/2023 TARİHLİ CELSEDE:
Dosyanın itirazları karşılar ve mutlak yenilik kriterlerini irdeler bir şekilde ek rapor sunmak üzere önceki bilirkişilere tevdiine, bilirkişilere 750.00 TL x 3 ek ücret takdirine davacı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına, aksi halde rapor talebinden vazgeçmiş sayılacaklarının ve yargılamanın bu duruma göre yürütülüp sonlandırılacağının ihtarına,
Şeklinde ara karar tesis edilmiş, ücret yatırılmadığından dosya bilirkişiye tevdii edilmemiştir.
GEREKÇE
Tescilli bir tasarımın sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Yenilik ve ayırt edicilik” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 56. maddesi;
"Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." şeklindedir.
Aynı Kanun'un "Kamuya sunma" başlıklı 57. maddesi ise;
"Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." şeklindedir.
6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.
Bir tasarımın yeni olabilmesi için, onun aynısının, tescil tarihinden evvel dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Tasarımların aynı olup olmadığının tespiti için yapılacak benzerlik testinde; aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma, karıştırılma tehlikesi veya olasılığı incelenemez. Bunlar ikinci aşamaya yani ayırt edicilik tetkikine aittir.
Tasarımın yeniliği yoktur diyebilmek için, hükümsüzlüğü istenilen tasarımın, önceden kamuya sunulan (faydalı model, marka ve) tasarım belgelerindeki tasarımlar ile aynı olması şarttır. Terkini talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecektir. Yenilik önceki tasarıma göre belirlenecektir. Aynı kabul edilmeye engel olamayan küçük ayrıntılarda farklılık hâkimin takdirine göre belirlenecektir.
Burada şu ölçü verilebilir; fark, aynı olmayı ortadan kaldırmıyor, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme, yani mevcut tasarıma ek, onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık o (mevcut tasarım) esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçüktür. Bunun dışında kalan farklar ise büyüktür. Yenilik ne özgünlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağıdır.
Başvurusu yapılan bir tasarım yenilik testini geçebilirse ikinci olarak ayırt edicilik incelemesine tâbî tutulur. Bu test bir kıyaslama incelemesidir. Bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunması demek, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması demektir.
Bilgilenmiş kullanıcı ise, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ara veya nihaî tüketicidir. Ancak asla bir uzman değildir. Mahkememiz de bilgilenmiş kullanıcı konumunda bulunan ilgililerin katılımıyla oluşturulmuş bilirkişi heyetinden mütalâa almıştır.
Kıyaslama, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir. Ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesini ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmasını emredici bir ifadeyle istemiştir. Bilgilenmiş kullanıcının fark edebileceği değişiklikler ise daima göz önünde tutulmalıdır.
Seçenek özgürlüğü ibaresiyle kastedilen, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup kişiden kişiye değişmez. Bu nesnel değerlendirmede tekdüze özellik ve nitelikler göz önünde tutulur. Bazı biçimler (=görünümler) nesnenin işlevine sıkı surette bağımlıdırlar. Böyle tasarımlarda tasarımcının hareket alanı pek dardır. Meselâ, bir otomobilin, ütünün ve şişenin şekli gibi.
Her otomobil, ütü ve şişe birbirine benzer. Ayırt edicilik için tasarımcının muhakkak nesnenin işlevine ters düşen tasarımlar geliştirmesi beklenemez. Dolayısıyla işlevin yerine getirilebilmesi için zorunlu olan alan dışında yapılabilecek olan tasarımların korunması mümkün olabilecektir. Seçenek özgürlüğünün hiç bulunmadığı hâllerde ise tasarım zaten korunamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Mahkememizce dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ... nolu tasarımın mesnet görseller karşısında farklı olduğu, ... nolu tasarımın mesnet görseller karşısında farklı olduğu, ... numaralı tasarımın mesnet ... numaralı görseldeki ürünler ile benzer olduğu, ... numaralı tasarımın mesnet 1 numaralı görseldeki ürünler ile benzer olduğu, ... numaralı tasarımın mesnet görseller karşısında farklı olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu şeklinde görüş bildirilmiş, davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarına yönelik dilekçelerinin bulunduğu anlaşıldığından dosyanın itirazları karşılar ve mutlak yenilik kriterlerini irdeler bir şekilde ek rapor alınmak üzere bilirkişilere ek rapor düzenlemek üzere tevdii edilmesine, bilirkişilere 750.00 TL x 3 ek ücret takdirine davacı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına,
aksi halde rapor talebinden vazgeçmiş sayılacaklarının ve yargılamanın bu duruma göre yürütülüp sonlandırılacağının ihtarına şeklinde ara karar tesis edilmiş ise de ücretin yatırılmamış olması nedeniyle ek rapor alınamamış dosya kapsamına göre değerlendirme yapmak gerekmiştir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Bilirkişi raporu, HMK madde 188 (ikrar), madde 303. (kesin hüküm), madde 200 vd. (senet) ve madde 225’te (yemin) sayılan kesin delillerden olmadığından bir takdiri delil olup HMK madde 198 uyarınca hakim tarafından serbestçe değerlendirilir. Ayrıca HMK 198. maddenin bilirkişi raporu ile ilgili tekrarı niteliğinde olan HMK madde 282 uyarınca bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim, toplanan deliller ve tarafların beyanları doğrultusunda kendinde oluşan kanaate göre kanuna ve hukuka uygun bir hüküm kurar. Anayasa’nın 138. Maddesi uyarınca da Hakimler; görevlerinde bağımsızdırlar; anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.
Nitekim bu durum ... tarafından yayınlanan eserde şu şekilde belirtilmektedir. “…Hâkim bilirkişi raporunu serbestçe takdir eder; bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa, bilirkişiden ek rapor isteyebilir ( m.283) veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir (m284).
Fakat hâkim bilirkişi raporunda yazılı olan özel ve teknik açıklamalardan, bilirkişi raporunda varılan sonucun yanlış olduğunu takdir edebilecek derecede bilgi sahibi olduğu kanısına varabiliyorsa, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan, bilirkişi raporunun aksine de karar ( hüküm) verebilmelidir.
Ancak hâkim bilirkişi raporunun aksine karar verirken, bilirkişi raporundaki sonucun neden dolayı yanlış olduğunu (kabul edilmeyeceğini) hükümde gerekçesiyle birlikte inceleyip belirtmelidir. Ayrıca yargıcın bilirkişi raporunu serbestçe değerlendirip bilirkişi raporunun aksine de karar verebilmesi yargıcın kendisini bilirkişi yerine koyması demek değildir. ... isminden de anlaşıldığı gibi davanın hâkimi ve en iyi bilirkişisidir.”
Buradan hareketle dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; davacının öncelikle davasını ispatla mükellef olduğu, davacı davasını ispat yönünden dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayandığı, sunulan raporun itirazları karşılamaya ve mutlak yenilik kriterleri bakımından açıklamaya muhtaç bulunması nedeniyle ek rapor ile bu hususun aşılabileceğine mahkememizce kanaat getirildiği, her ne kadar bilirkişi raporu takdiri delil niteliğinde olsa da, davacının davasını ispat yönünden dayandığı delillere ilişkin giderleri yatırmakla da mükellef bulunduğu,
davasını ispat yönünden gerekli giderleri yatırmayan davacının davasını ispat yönünden davanın gereklerini yerine getirmediği, alınan bilirkişi raporunun eldeki dava yönünden yok hükmünde olduğu; takdiri değerlendirmede ise ... tarafından dava konusu 20.09.2021 tarih ve ... Sayılı ...
Kararının İPTALİ ve ... no'lu ... sıra numaralı tasarımların TESCİLİNİN DEVAMI şartlarının oluştuğu kanaatine ulaşılacak olguların oluşmadığı dosya kapsamındaki delillerden anlaşılmış açıklanan nedenlerle sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/441, K. 2024/57, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama