KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/47
- Karar no
- 2024/10
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
Karar Metni
1.750 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
... VEKİLİ :Av. ... ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 09/02/2022
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin “...” ibareli markasını 09., 35., 36., 38., 39., 41., 42., 43. ve 45. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için tescil ettirmek üzere ... aracılığı ile başvuruda bulunmuş ve söz konusu başvurunun ... nezdinde ... sayı ile kayıt altına alınmış olduğunu, söz konusu markanın SMK 5/1-(b) ve (c) maddeleri uyarınca 36. Sınıfta bulunan “Gayrimenkul ve finansal hizmetler; mali işler, para işleri ve bankacılık hizmetleri;
özellikle dijital para birimleri ile ilgili finansal hizmetler” yönünden kısmen reddedilmiş olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markası tamamen İngilizce kelimelerin bir araya getirilmesi ile oluşturulduğundan ortalama Türk tüketicileri tarafından redde konu hizmetler bakımından marka olarak algılanabilir ve başka bir işletmenin mal ve hizmetlerinden ayrıştırılabilir olduğunu, ... kararında yer verilen link “...” değil, “karma” kelimesinin kullanıldığını göstermekte olup, bu hususun müvekkilinin “...” markasının ayırt edici olmadığını göstermediği gibi, müvekkilinin markasını tescil ettirmesine engel teşkil etmediğini,
müvekkilinin “...” markasının, menşe ülke olan İsviçre’de ayırt edici bulunarak 09.12.2019 tarihinden bu yana rüçhan hakkı ile birlikte koruma altında bulunduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun SMK’nın 5/1-(c) maddesinde belirlenen sebepler ile reddinin, ortalama tüketici nezdinde herhangi bir amaç, nitelik ya da vasıf bildirici bir niteliği olmaması ve ticari hayatta herkesin kullanımına açık kalması gereken ibareler olmaması nedeniyle mümkün olmadığını iddia ederek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusunun 6769 sayılı SMK 5/1-c ve b maddesi gereğince mutlak red nedenine bağlı olarak reddi ile ilgili verilen ... kararının iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı şirket tarafından 05.06.2020 tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 09 / 35 / 36 / 38 / 39 / 41 / 42 / 43 / 45 / sınıflarında yer alan mallar/hizmetler bakımından marka başvurusunda bulunulmuş; ... tarafından söz konusu marka başvurusunun kapsamından 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b) ve (c) maddeleri gereğince “.... . (gayrimenkul ve finansal hizmetler; mali işler, para işleri ve bankacılık hizmetleri;
özellikle dijital para birimleri ile ilgili olarak finansal hizmetler)” hizmetleri reddedilmiş, söz konusu karara davacı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... ... tarafından ... sayılı kararı ile '' (...) ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun 6769 s. SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk ve tanımlayıcılık gerekçeleriyle "Sınıf 36: ....,...." bakımından kısmen reddedilmesi kararına karşı, başvuru sahibi adına kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir..
Somut olayın bu çerçevede değerlendirilmesi neticesinde başvurunun esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin hali hazırda piyasada işlem görmekte olan dijital para birimlerinden biri olduğu (....), bu nedenle bahsi geçen ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, redde konu hizmetler açısından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağı, bu itibarla, başvurunun bir bütün olarak,
markanın asli işlevi olan, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve hizmetlerin vasfını / karakteristik özelliğini belirtiyor olması nedeniyle ayrıca tanımlayıcı nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.'' gerekçesiyle '' İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve itirazlar bağlamında alınan EK RAPORDAözetle:
1. Dava konusu marka başvurusunun kapsamında bulunan dava konusu hizmetler için ayırt edici niteliğe haiz olmadığı,
2. Dava konusu marka başvurusunun kapsamında bulunan dava konusu hizmetler için tanımlayıcı mahiyette olduğu,
3. Dava konusu ... ...’nın ... sayılı kararının yerinde olduğu
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
6769 sayılı SMK 5/1-b maddesinde "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği" mutlak ret nedenlerinden sayılmıştır. Sicilde gösterilebilir olmasına rağmen herhangi bir mal veya hizmet için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretler tescil edilemeyecektir.
Bir marka, bir işletmenin mal ve hizmetlerini, başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilebilmesi koşuluyla, özellikle kişi adları da dâhil olmak üzere sözcükler, harfler, rakamlar, malların, seslerin veya ambalajların şekli gibi işaretlerin, kaynak gösterme vasfı o işaretin markanın soyut ayırt edici niteliğine sahip olduğunu göstermektedir.
Buna karşılık bir işaretin somut ayırt edici niteliği incelenirken, tescili talep edilen işaretin tescile konu mal veya hizmetleri diğer mal veya hizmetlerden ayırt etmeye elverişli olup olmamasına bakılır. Söz konusu işaretin tescile konu mal ve hizmetler açısından ayırt edicilik fonksiyonu yoksa aksine bu mal veya hizmetlerin bir özelliğini veya kullanım amacını belirtiyorsa ya da mal veya hizmet hakkında bilgi veriyorsa, somut ayırt edici niteliğe sahip değildir . Bu nedenle bir işaret soyut ayırt edici niteliğe, dolayısıyla, marka olma özelliğine sahip olabilir, ancak bu işaret belli mal ve hizmetler için ayırt edici niteliği bulunmadığından tescil edilemez. Dolayısıyla, soyut ayırt edici nitelik somut ayırt edici niteliğe göre daha geniş kapsamlıdır.
Bu bağlamda asgari düzeyde ayırt edici niteliği olması kaydıyla, her türlü işaret marka olabilmektedir. Ayırt edici nitelik başlangıçtan itibaren olabileceği gibi sonradan kullanıma bağlı olarak da zaman içinde kazanılabilir. Ayırt edici niteliğin tespitinde temel alınan husus, markanın tescil edilmek istendiği mal ve hizmet sınıflarıdır.
Dolayısıyla soyut anlamda ayırt edicilik değerlendirmesi yapılırken mal ve hizmet sınıfı temelinde bir değerlendirme yapılmaması gerekir.
6769 Sayılı SMK’nın 5/1-c maddesine göre ise “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler” in marka olarak tescil edilmesi mümkün değildir.
Bir işaretin SMK m. 5/1-c kapsamında değerlendirilebilmesi için, işaret ile mal veya hizmet arasında doğrudan ve özellikli bir ilişkinin bulunması, işaretin mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini, vasfını, amacını hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan, mal veya hizmet ile sıkı ilişkisi sebebiyle bir özelliğini derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir.
Somut ayırt edicilik değerlendirmesi tescil edilmek istenilen mal ve hizmet gözetilerek ilgili tüketici nazarında yapılmalıdır. Bu değerlendirme kapsamında tüketici nezdinde ilgili markanın farklı bir kaynaktan geldiği ve ayırt ediciliğe haiz olduğunun kabulü gerekmektedir. Eğer bu ölçüde bir ayırt edicilik mevcut değilse aksine tanımlayıcılık mevzubahis olursa söz konusu markanın tescili mümkün olamayacaktır.
6769 s. SMK’nın 5/1-c bendine göre bir ibarenin tasviri işaretlerden sayılabilmesi için benimsenen temel kriter, işaretin, tescil edilmek istenilen emtia sınıflarında, hiçbir özel zihni çabaya gerek olmaksızın, doğrudan doğruya, mal ve hizmet ile sıkı ilişkisi nedeniyle malın veya hizmetin bir özelliğini veya kompozisyonunu derhal düşündürmesi ve akla getirmesidir. Bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesi mümkün değildir. Tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescili mümkündür.
Görüleceği üzere işaretin 6769 s. SMK 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı hususu, başvuru kapsamındaki işaretin tüketici nezdinde öncelikle markasal bir algı yaratıp yaratmadığı, sonrasında ise tescili talep edilen işaretin kaynak gösterme fonksiyonuna sahip olup olmadığı ya da ilgili mal ya da hizmetin bir özelliğini ifade edip etmediği noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda dava konusu ... ibareli marka başvurusunun, 6769 s. SMK’nın 5/1-b ve c maddeleri kapsamında ... kararı neticesinde mutlak ret nedenleri gereği reddine karar verilen gayrimenkul ve finansal hizmetler; mali işler, para işleri ve bankacılık hizmetleri; özellikle dijital para birimleri ile ilgili olarak finansal hizmetler yönünden hiçbir özel zihni çabaya gerek olmaksızın, doğrudan doğruya, mal ile sıkı bir ilişki içerisinde olup olmadığı, malın bir özelliğini veya kompozisyonunu derhal düşündürüp düşündürmediği ve akla getirip getirmediği, tüketicinin işareti gördüğünde kesin olarak malın niteliğinin tanımlayabilip tanımlayamadığıdır.
Başvuru konusu marka örneğinin büyük puntolarla yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu markanın kapsadığı redde konu hizmetlerin uzmanlık isteyen himzetler olup, hem ortalama tüketiciye hem de profesyonellere yönelik olduğu, söz konusu hizmetlerin doğası dikkate alındığında, profesyonel kamuoyunun farkındalığı yüksek olurken, ortalama bir tüketicinin makul ölçüde iyi bilgilendirilmiş ve makul ölçüde dikkatli ve ihtiyatlı olmasının bekleneceği, dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin toplam arzı .... olan bir kripto para birimi olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği,
ilgili tüketicinin, kelimeyi, bir merkez bankasından bağımsız olarak çalışan, para birimlerinin üretimini düzenlemek ve fon transferini doğrulamak için şifreleme tekniklerinin kullanıldığı bir dijital para birimi türü olarak anlayacağı, bir bütün olarak ele alındığında, “...” kelimesi,
daha fazla düşünmeye gerek duymadan, tüketicilerin dava konusu hizmetlerin dijital para birimi ile yapılan işlemlerle ilgili olduğu ve bu para birimini kullanarak dava konusu hizmetler için ödeme yapabileceği konusunda düşünmesine neden olacağı, bu nedenle marka, söz konusu hizmetlerin amacı ve söz konusu hizmetler için ödeme araçları hakkında açık ve doğrudan bilgi verdiği,
dava konusu hizmetlerle ilgili olarak markanın açık bir tanımlayıcı anlamı olduğu göz önüne alındığında, markanın ilgili tüketici üzerindeki etkisi öncelikle tanımlayıcı nitelikte olacak ve böylece markanın ticari bir menşei gösterebileceği izlenimini gölgede bırakacağı, dava konusu “...” ibaresi dava konusu hizmetler bakımından herhangi bir ayırt edici nitelikten yoksun olduğu, sonuç olarak, dava konusu markanın dava konusu hizmetler bakımından 6769 s. SMK’nın 5/1-(b) ve (c) maddeleri kapsamında tescil edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Diğer bir ifadeyle başvurunun 6769 s. SMK’nın 5/1-b ve c maddeleri kapsamında ... kararı neticesinde mutlak ret nedenleri gereği reddine karar verilen gayrimenkul ve finansal hizmetler; mali işler, para işleri ve bankacılık hizmetleri; özellikle dijital para birimleri ile ilgili olarak finansal hizmetler bakımından 6769 s. SMK'nın 5/1-(b, c) tescil engelinİ haiz olduğu anlaşılmış, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/47, K. 2024/10, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama