İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/487 K.2024/89

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2022/487Karar2024/89Tarih7 Mart 2024Okuma12 dk · 2.413 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Davacı ....

Karar tarihi
7 Mart 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/487 Esas - 2024/89
Esas no
2022/487
Karar no
2024/89
Hakim
....
Katip
...
Vekili
Av. ....
Davalı
1- ...
Vekili
Av. ....
Davalı
2- ...
Vekili
Av. ....
Dava
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Dava tarihi
17/12/2022
Kararın yazıldığı tarih
25/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.413 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle neticeten; müvekkilinin ...'te 2017 yılından beri "..." markası ile cafe olarak hizmet verdiğini, müvekkilinin cafede oluşturduğu konsept adıyla gizli (...) bir ... yaratmak üzerine kurulduğunu, müvekkilinin işletmesinin yaratılan bu gizli ... konsepti ile bilinirlik kazandığını, müvekkiline ait markanın internet sitesinde dahi "...." sloganı yer aldığını, bu hususun müvekkilinin yaratmış olduğu konseptin ve tüketici nezdinde müvekkilin markasının bir gizli ... konseptli cafe olduğuna dair algının mevcudiyetini ispatladığını,

davalı tarafından “... ... ...” ibaresinin Uluslararası NICE Sınıflandırma Sisteminin 43. sınıfında yer alan hizmetlerde kullanılmak üzere 07.05.2021 tarihinde ... sayılı marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu başvurunun 27.07.2021 tarih ve 377 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilanına karar verildiğini, söz konusu ilana müvekkili adına tescilli ... sayılı, "..." ibareli marka mesnet gösterilerek 6769 sayılı SMK'nın 6. madde hükümleri dâhilinde itiraz edildiğini, ... tarafından ... tarafından itirazın reddine karar verildiğini,

kararın tebliğinin ardından bu kez karara karşı ... nezdinde itirazda bulunulduğunu, yapılan inceleme sonucu ... ... tarafından ... sayılı kararı ile itirazın reddine nihai olarak karar verildiğini, davalının markası ile müvekkilin markasının büyük oranda benzer olduğu ve bu markaların ortak faaliyet alanlarında hizmet gösterdiklerini, hal böyle olunca asgari dikkat ve özen gösterecek ortalama tüketici kitlesinin davalının markasını, müvekkilin markasının bir iştiraki zannetmesi veya aralarında bir ilişki olduğu kanaatine ulaşmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğunu, müvekkilin markasının korunması gerektiğini,

... tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığını iddia ederek ... sayılı kararının İPTALİNE, ... numaralı marka başvurusunun İPTALİNE karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili duruşmadaki beyanında: kök ve ek rapora beyan dilekçemizi tekrar ederiz, raporlar doğrultusunda talebimiz gibi davamızın kabulünü karar verilsin, dava dilekçemizdeki netice talepte yer alan 2 nolu talebimiz davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir maddi hatadan kaynaklı bir durum vardır dilekçe içeriğinde hükümsüzlüğe ilişkin açıklama ve talepler vardır demiş davasını açıklamıştır.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; markalar arasında kavramsal , görsel , işitsel benzerliğin bulunmadığını, tüketici nezdinde karıştırma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markasının esas unsurunun tümden ... ... ... olması ve davacının ise marka esas unsurunun salt ... unsurundan oluşması nedeniyle markalar arasında bütünsel inceleme sonucunda markaların benzerlik taşımadığı,

markalar arasında karıştırma ihtimali karşılaştırması yapılırken inceleme konusu ihtilafa ilişkin tüm faktörlerin dikkate alınarak bütüncül değerlendirme yapılması gerektiği, markaların hem esas, hem de yardımcı unsurların bütüncül inceleme sonucunda ayırt edici ve baskın unsurların birbiriyle benzerlik taşımadığını, başvuru ibarenin tamlama şeklinde bütün olarak algılanması gerektiğini, tpmk nezdinde inceleme yapıldığından ... ibareli sayısız markanın tescil edildiğini, hem ..., hem de ... tarafından inceleme yapılırken bu kriterlerin dikkate alındığını, bütüncül inceleme yapılması sonucunda markaların benzer olmadığını belirterek;

davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; .... sayılı kararının iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, ... numaralı marka başvurusunun iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı tarafından “... ... ...” ibaresinin Uluslararası NICE Sınıflandırma Sisteminin 43. sınıfında yer alan hizmetlerde kullanılmak üzere 07.05.2021 tarihinde ... sayılı marka tescil başvurusunda bulunulduğu, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu başvurunun 27.07.2021 tarih ve 377 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilanına karar verildiği, söz konusu ilana müvekkili adına tescilli ... sayılı, "..." ibareli marka mesnet gösterilerek 6769 sayılı SMK'nın 6. madde hükümleri dâhilinde itiraz edildiği, ... tarafından ... tarafından itirazın reddine karar verildiği,

kararın tebliğinin ardından bu kez karara karşı ... nezdinde itirazda bulunulduğu, yapılan inceleme sonucu ... ... tarafından ... sayılı kararı ile itirazın reddine nihai olarak karar verildiği; ''Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir.

Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği, başvuru ibarenin tamlama şekilnde bütün algılanacağı kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.

Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.'' gerekçesiyle, ''İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.

Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

- Dava konusu ... sayılı markası ile davaya mesnet gösterilen ... ... ... ibareli marka arasında görsel ve işitsel olarak bir benzerlik bulunduğu,

- Bununla birlikte dava konusu edilen 43. Sınıftaki hizmetlerin de davaya mesnet olan “... ...” ibareli markanın tescil kapsamında birebir aynen yer aldığı dikkate alındığında markalar arasında 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas tehlikesi oluşacağı,

takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Gıda Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

- Dava konusu marka kapsamındaki 43. sınıfın tamamı açısından, taraf markalarının hizmetlerinin aynı/aynı tür/benzer olduğu,

-Taraf markaların kapsadığı aynı/aynı tür/benzer bulunan 43. Sınıf hizmetler üzerinde kullanılacak işaretlerin benzer olmasından kaynaklı olarak ilgili tüketicinin de aynı hizmetleri sağlayan taraf markalarını ilişkilendirmesinin mümkün olduğu, bu durumunda karıştırma ihtimalini ortaya çıkardığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (.....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Davacı Markası

.... ... (43.Sınıf) (30, 43.sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu olan markanın 43. Sınıfta yer alan “tüm hizmetleri” davaya mesnet olan davacının markasının tescil kapsamındaki hizmetler ile birebir aynı olduğu, dolayısıyla belirtilen bu hizmetler bakımında taraf markalar arasında mal ve hizmet benzerliği koşulunun gerçekleştiği görülmektedir.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; sadece kelime unsurundan oluşan herhangi bir şekil unsuru içermeden düz yazı ile üstte küçük ve standart harf karakteri ile “...” ibaresinden bu ibarenin altında ise yine küçük ve mutat harf karakteri ile eşit büyüklükte ayrı olarak “... ...” ibaresinden oluştuğu, davaya konu olan markanın sonunda yer alan “...” ibaresi İngilizce kökenli olup Türkçe karşılığının “...” anlamına geldiğini ve tescili talep edilen hizmetler bakımından görece olarak ayırt ediciliğinin düşük olduğu gibi tescili talep edilen özellikle “....” hizmetlerinin bulunduğu sektörde herkes tarafından kullanılabilen yaygın kelime olması nedeniyle markanın baskın unsurunun “... ...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; şekil unsuru içermeden dikdörtgen yapıdaki geometrik şeklin içinde üstte düz yazı ve büyük harflerle “...” ibaresi ile bu ibarenin altında yatay şerit şeklindeki yapının içinde okunmayacak derecede küçük punto ile konumlandırılan “...” ibaresinden oluştuğu, davaya mesnet olan markanın sonunda yer alan “...” kelimesinin gerek anlamı ve gerekse küçük konumlandırılması nedeniyle markada tamamen tali unsur niteliğinde olduğundan markanın esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

..... 'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde,

taraf markalarda ortak ibare olarak yer alan ... kelimesi İngilizce kökenli olup Türkçe karşılığının “saklı veya gizli” anlamına geldiğini ve bu anlam bakımından tescili talep edilen hizmetler bakımından ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğu; “...” ibaresinin anlam kaybına uğramadan iki taraf markasında aynen yer almasının, markaların kavramsal kurgulanışı itibariyle benzer oldukları imajı yarattığı, her ne kadar davalı markasında “...” kelimesinin üzerinde “...” ibaresi yer alsa da bu ibarenin markaya ayırt edicilik katacak bir niteliğinin olmadığı ve tamamen fantezi bir ekleme olduğu,

bu kelimenin “...” ibaresine nazaran ön plana çıkabilecek kabiliyette bir kelime olmadığı, bu nedenle markalardaki “...” kelimesinin aynı ve ortak olarak yer alması ile markalar arasında görsel ve işitsel açılardan birbirlerine yakınlaştırdığı, işaretlerin ihtiva ettiği diğer unsurların, bu yakınlaşmanın önüne geçmekteki katkısının çok düşük olduğu; dolayısıyla markadaki ek sözcükler, görsel ve işitsel benzerliği ortadan kaldırmadığı,

bu halde taraf markaları bütünsel algılarını oluşturan unsurlar itibariyle “...” ibaresinin ortak olarak kullanımından kaynaklı bir benzerlik ilişkisi içerisinde olup “...” ibaresinden kaynaklı ortaya çıkan benzerliğin, ortak hizmetlerde, ilgili tüketici grubunun dikkat ve özen düzeyinde göre işaretler arasında karıştırılma ihtimaline neden olması mümkün olabilecek, birtakım tüketiciler nezdinde taraf markaların aynı iktisadi çatı altında sunulan mal ve hizmetlere yönelik işaretler oldukları yönünde bir algı ortaya çıkabileceği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş,

marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "...." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı da dikkate alınarak .... sayılı kararının İPTALİNE ve ... numaralı marka başvurusunun tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1- .... sayılı kararının İPTALİNE,

... numaralı marka başvurusunun tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 5.743,40-TL

yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024

Katip .... Hakim .... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 172,90-TL

GİDER AVANSI :5.570,50-TL

TOPLAM :5.743,40-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/487, K. 2024/89, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Yargılama
  6. Gerekçe
  7. Masraf Dökümü
  8. İlk Masraf : 172,90-TL
  9. Gider Avansı :5.570,50-tl
  10. Toplam :5.743,40-tl
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/487
Karar No
2024/89
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/488 K.2024/145
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/490 K.2024/145
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/490 K.2024/118
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/492 K.2024/306
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/492 K.2024/457
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/493 K.2024/349

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.