İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/23 K.2024/13

...

Esas2023/23Karar2024/13Tarih6 Şubat 2024Okuma16 dk · 3.141 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
6 Şubat 2024
Esas no
2023/23
Karar no
2024/13
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - T.C. Kimlik No: ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.141 kelime·16 dk okuma·11 bölüm

...

VEKİLİ

Av. ... - .... ...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVA

Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 16/01/2023

KARAR TARİHİ : 06/02/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı taraf vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; müvekkilinin uzun yıllardır "..." markasını kullandığını, aynı zamanda .... sayılı markalarının tescilli, ... sayılı markasının ise tescil süreci devam eden markaları olduğunu, müvekkilinin ... Ltd.

Şti. firmasının ortağı olarak 1996 yılından bu yana 26 yıldır piyasaya ürün ve hizmet sunduğunu, davalı yanın ... sayılı “..." adlı markasının 29. Sınıfta tescilli olduğunu, davalının müvekkil ile aynı piyasaya ürün temini sağladığını, davalı yanın ... sayılı başvurusuna karşı ise itirazda bulunduklarını, yine ... sayılı ve ... ... isimli kişiye ait başvurunun da ilanına itiraz ettiklerini, tarafların süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili markalarının esas unsurunun “...” olduğunu, markaların ilgili tüketicilerinin herkes olarak kabul edilmesi gerektiğini,

uyuşmazlık konusu markanın müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, taraflara ait “..." ve "..." ibareleri retorik olarak fark edilmesi özel bir dikkat ve özen gerektirmekte olup bu husus ortalama bir tüketiciden beklenemeyecek olduğunu, müvekkili markalarının tescilde öncelik hakkı olduğunu iddia ederek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı taraf vekili davaya cevap dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; davacı taraf taleplerinin belirsiz olduğunu, ... sayılı markaya karşı 5 yıllık zaman aşımı içerisinde açılmayan hükümsüzlük davasının bu nedenle reddi gerekeceğini, ... ibareli markaya karşı senelerce sessiz kalan davacı, artık dava hakkını kötüye kullandığını, davacı tarafın dayanak nitelikteki ve ... sayılı markasını kullanmadığını, davacı yanın hükümsüzlüğü talep edilen müvekkil marka başvurusundan sonraki tarihli markalara da dayandığını, bu markaların dikkate alınamayacağını, davacı yanın dayanak alınabilecek tek markasının ... tescil sayılı marka olduğunu,

davacı markasının tanınmış marka olmadığını, davacı yanın iyiniyetli olmadığını, taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik olsa dahi işaretsel benzerlik olmadığını, müvekkili markasının ... unsuru ve “...” ibaresinin bir araya getirilmiş bir marka olduğunu, davacı yanın markası ile benzer olmadığını, taraf markalarının baskın unsurları itibariyle 29. Sınıfta yer alan “Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil).” Emtiaları bakımından iltibas yaratmayacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, davalıya ait "..." isimli markanın öncelikle mutlak ret sebepleri çerçevesinde SMK m.5/1-ç uyarınca, mahkemenizin aksi kanaat taşıması halinde nispi ret sebepleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak SMK m.6/1 uyarınca hükümsüzlüğü noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.

Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

- Somut olayda 5/1-ç maddesi kapsamındaki mutlak ret nedeni koşullarının oluşmadığı,

-6/1 kapsamında yapılan incelemelerde dava konusu marka kapsamında 29.sınıfta yer alan emtiaların tamamının, davacı yana ait önceki tarihli marka kapsamında da doğrudan yer aldığı,

-Davalı tarafın kullanmama def’i kapsamında yapılan incelemelerde, davacı yanın dayanak markalarından dikkate alınabilir nitelikteki tek marka olan ... sayılı markanın kullanımlarını gösterir hiçbir delilin dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle SMK m. 6/1 koşullarının da oluşmadığı

- Kullanmama def’inden bağımsız olarak inceleme yapılması halinde ise dava konusu marka ile davacı yanın önceki tarihli markası arasında 29. Sınıftaki tüm mallar yönünden karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Gıda Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

- 6769 s. SMK 5/1-ç maddesi anlamında; dava konusu ... sayılı marka ve davacının dayanak ... (... tescil sayılı) markasının mallarının aynı/aynı tür malları kapsadığı,

- Davacı yanın dayanak markalarından dikkate alınabilir nitelikteki tek marka olan ... sayılı markanın kullanımlarını gösterir hiçbir delilin dosyada mevcut olmaması karşısında markanın hangi emtialar için kullanıldığının tespit edilmesinin de mümkün olmadığı,

- 6769 s. SMK 6/1 maddesi anlamında, dava konusu marka kapsamında 29.sınıfta yer alan emtiaların tamamının, davacı yana ait önceki tarihli marka kapsamındaki mallarla aynı/aynı tür olduğu,

- İncelemeye konu 29 uncu sınıf malların ortalama tüketicisinin, genelde ortalama dikkat düzeyine sahip, kendi kendine alışveriş yetisindeki kişiler, yani genel halk olduğu,

- Kullanmama def'inden bağımsız olarak inceleme yapılması halinde, dava konusu marka ile davacı yanın önceki tarihli markası arasında 29. Sınıftaki tüm mallar yönünden aynı/aynı tür olması ve marka uzmanı sayın bilirkişinin 16.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda işaretlerin benzer olduğu değerlendirmesi varlığında, ortaya çıkan durumun karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemeyeceği hükmünü amirdir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Böylece daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için bir başkası adına mükerrer tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aksi halin bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılmasına ve halkın yanıltılmasına neden olacağı kabul edilmiştir. Bu hususu ... tescil sürecinde, kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.

Başvuruya konu markanın (işaretin) daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan markaların (işaretlerin) özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin (el yazısı, büyük-küçük harf) veya yazı tipinin (.... gibi) farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez.

Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise, karşılaştırılan markalar aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki, müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.

Ancak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir.

Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu ret edecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin bire bir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt gurubu içinde bulunmayı ifade eder.

Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin ... sayılı Tebliğin 5 ve 7. maddeleri anılan ilkeyi açıkça ifade etmektedir. Bununla birlikte sınıflandırma Nice Anlaşmasının 2. maddesinde vurgulandığı üzere, tescil edilmiş herhangi bir markanın koruma kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.

Ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekir.

Yüksek Mahkeme uygulamalarına bakıldığında; 07/02/2011 tarih .... Sayılı ... +... kararı, yine aynı yönde 28/05/2014 tairh .... sayılı ... Ltd.Şti. +... kararı, .... . Sayılı ilamları,

... . Sayılı ilamıyla ''...+...'' ile ...; ... . Sayılı ilamıyla .... ve ...+...; .... Sayılı ilamıyla ...+... ile ...; ... . Sayılı ilamıyla ... ile ...+... ve ...+...; ... . Sayılı ilamıyla ...+... ile ...; .... Sayılı ilamıyla DKY+... ile DKY İNŞAAT; ... . Sayılı ilamıyla ... ile ...; ... . Sayılı .... ile .... ; ... 1. Sayılı ... ile ...; markaları arasında 7/1-b maddesi kapsamında ayniyetin bulunmadığı yönündeki kararlarının bulunduğu,

Nitekim ... uygulamalarına bakıldığında da, markaların birinde kısmen de olsa ayniyet algısını ortadan kaldırır bir ... unsuru, bir mizanpaj var ise karşılaştırılan markaların özdeş olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. ... bu durumu “big brother” biçimindeki bir sözcük ile aynı markanın düzensiz bir yazı stili ile yazılmış biçiminin aynı olmayacağı örneği ile açıklamıştır. Yine ...+... ve ...+... markaları, ... ile ... markaları EUIPO (OHIM) nezdinde aynı olarak kabul edilmeyen markalardır.

Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde başvuru konusu marka incelendiğinde

dairesel yapıda, fonda karlı dağ manzarasının yer aldığı,

bir yanda akışkan süt görseline yer verildiği, sözcük unsurları olarak ise “...

Süt” ibarelerinin ön planda, “üretim tesisi” ibarelerinin ise tali nitelikte yazılmak

suretiyle konumlandırılması ile oluşturulmuş mavi – beyaz renklerin hakim olduğu

bir marka olduğu, davacı yana ait marka ise şeklinde sol kısmında bir inek

kafası illüstrasyonu ve çan figürlerinin yine dairesel bir bütünlük içerisinde kullanımı

ile oluşturulmuş bir logo, bu logonun hemen sağında ise “...” sözcüğünden

oluştuğu, markaların bütünsel algılarının 5/1-ç maddesi kapsamında aranılan kriterler gözetildiğinde, taraf markalarının birbirlerinden yeterli düzeyde uzaklaştığı, markalarda birbirlerinden farklı şekli unsurlar ve ek sözcük unsurlarının yer aldığı,

taraf markaları arasında yalnızca ortak sözcük unsuru olarak “...” ibaresinin yarattığı benzerlik hali tereddütsüz olsa da mezkur marka örnekleri açısından, 5/1-ç maddesi uyarınca bir mutlak ret gerekçesinin ortaya çıkacağı yönünde kanaate varılamayacağı, taraf markalarının özellikle nihai algılarının, “aynı- ayırt edilemeyecek düzeyde benzer” olma kriteri aranması gereken 5/1-ç maddesi açısından yeterli düzeyde farklılık taşıdığı,

markalarda kullanılan logoların, renklerin ve nihai görsel algının yeterli düzeyde birbirinden uzaklaştığı, bu haliyle markaların 5/1-ç bendi anlamında Yüksek Yargı kararları ışığında aranılan aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olma kriterini sağlar nitelikte olmadıkları; bu bağlamda 5/1-ç maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı; taraf markaları arasında var olduğu iddia olunan benzerlik halinin SMK m. 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimaline dayalı nispi ret gerekçeleri çerçevesinde değerlendirilmesinin yerleşik yargı kararları gözetildiğinde de daha isabetli olacağı anlaşılmıştır.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

SMK 19/2. Maddesi.

“6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.

İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise. “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.

Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” Hükmü düzenlenmiştir.

Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır.

SMK’nun 9. Maddesi uyarınca şu haller “markayı kullanma” olarak kabul edilir: a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması. b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması. Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Eldeki hükümsüzlük talepli davanın 16.01.2023 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davacı yanın dayanak tek markası olan ... sayılı ve 09.09.1997 tarihindeki tescilli markasının, tescili üzerinden 5 yıldan uzun bir süre geçtiği; bu bağlamda davacı yanın önceki dayanak markasının, tescili kapsamında yer alan emtialarda, SMK m. 9 kapsamındaki kullanımını ortaya somut bir şekilde koyması gerektiği, burada gözetilecek olan tarih dava tarihinden geriye dönük 5 yılın ötesinde dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle de gözetilmesi gerektiği;

eldeki davada davacı yanın dava dilekçesindeki beyanlarına dayalı iddiaları ötesinde dosya kapsamına “...” markasının ticari alandaki markasal kullanımlarını gösterir hiçbir delil sunmadığı; bu çerçevede davacı yanın markasını kullanıp kullanmadığı, kullanmakta ise hangi emtialarda kullandığı, bu kullanımların 6769 s. Kanun 25/7 maddesi uyarınca kullanım ispatı talebi açısından gözetilmesi gereken tarih aralığı kapsamında kalıp kalmadığı noktalarında bir kanaate varılması mümkün olmadığı,

bu nedenle davacı yanın ... sayılı markasına dayalı olarak SMK m. 6/1 kapsamında ileri sürdüğü hükümsüzlük taleplerinin, SMK m. 25/7 düzenlemesi gözetildiğinde, önceki tarihli dayanak tek markanın kullanımı ispatlanamadığından koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; taraf markaları 29. Sınıfta birebir aynı/aynı türdeki süt ürünleri kategorisindeki gıda emtialarını kapsadığı görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Taraf markaları arasında figüratif unsurlar yönünden bir benzerlik bulunmamakla birlikte markaların hakim ve uyuşmazlık konusu emtialar yönünden ayırt ediciliği yüksek sözcük unsurları olan “...” – “...” ibareleri yönünden aralarında güçlü bir kelime benzerliği bulunduğu, her iki kelimenin görsel, işitsel ve kavram kökenleri itibariyle birebir aynı algıyı tüketiciye yansıtacakları, bu çerçevede her ne kadar genel görünümleri itibariyle işaretler farklılık taşımakta iseler de markasal algıyı yüklenecek sözcük unsurları itibariyle aralarında yüksek düzeyde bir benzerliğin var olduğu;

dava konusu markadaki “-lar” eki ve yine ayırt ediciliği bulunmayan ek sözcük unsurları, tüketiciler nezdinde, taraf markaları arasındaki iltibas riskinin önüne geçmeye yeterli görülmediği, sonuç olarak, normal şartlarda, taraf markalarının 29. Sınıf emtiaları birebir kapsadıkları, bu emtialar yönünden var olan benzerlik düzeyi ile taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyi gözetildiğinde, karşılaştırılan işaretlerin benzerlik düzeyleri son derece yüksek işaretlerden oluştuğu, tüketicilerin aynı türdeki gıda ürünlerinde bu markalar ile karşı karşıya kaldıklarında, taraf markalarını birbiriyle ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olacağı,

bu durumun ise tüketicinin iki marka arasında iktisadi ya da idari bir bağlantı olduğu yanılgısına kapılmasına neden olabileceği, başka bir ifadeyle tüketici esasen birbirinden farklı iki marka karşısında olduğunu algılasa dahi, işaretlerin aynı işletmece piyasaya sürülmüş markalar olduklarını düşünebilecekleri, bu haliyle davalı markası ile davacı markası arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin mevcut olacağı anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre; somut olayda 5/1-ç maddesi kapsamındaki mutlak ret nedeni koşullarının oluşmadığı, SMK 6/1 kapsamında yapılan incelemelerde dava konusu marka kapsamında 29.sınıfta yer alan emtiaların tamamının, davacı yana ait önceki tarihli marka kapsamında da doğrudan yer aldığı, davalı tarafın kullanmama def’i kapsamında yapılan incelemelerde, davacı yanın dayanak markalarından dikkate alınabilir nitelikteki tek marka olan ... sayılı markanın kullanımlarını gösterir hiçbir delilin dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle SMK m. 6/1 koşullarının da oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/23, K. 2024/13, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Vekili
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 16/01/2023
  7. Karar Tarihi : 06/02/2024
  8. Kararın
  9. Yazıldığı Tarih : 22/04/2024
  10. Dava
  11. Cevap
  12. Yargılama
  13. Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/23
Karar No
2024/13
Tarih
6 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/23 K.2024/96
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/25 K.2024/77
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/26 K.2024/161
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/28 K.2024/128
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/29 K.2024/121
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/31 K.2024/127

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.