İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/319 K.2024/404

... VEKİLİ : Av. ... ...

Esas2024/319Karar2024/404Tarih26 Eylül 2024Okuma13 dk · 2.571 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Esas no
2024/319
Karar no
2024/404
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - T.C. Kimlik No: ...
Vekili
Av. ... -...
Davalı
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.571 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

... VEKİLİ : Av. ... ...

DAVA

Markaya Tecavüzün Durdurulması, Önlenmesi

DAVA TARİHİ : 16/05/2019

KARAR TARİHİ : 26/09/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024

Mahkememizden verilen 25/02/2021 tarih ve ... sayılı kararı ... Dairesi'nin 31/05/2024 tarih ve ... sayılı ilamıyla kaldırılarak mahkememize iade edilmiş olup dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:

DAVA

Davacı vekil dava dilekçesiyle; ... sayılı "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin söz konusu marka adı altında uzun yıllar faaliyet göstererek markasını belli bir tanınmışlık düzeyine ulaştırdığını, müvekkilinin "..." ibareli markasının, izinsiz ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun olarak davalı Şirket tarafından kullanıldığını, davalı Şirketin müvekkiline ait markayı ... ibaresine de yer vermek suretiyle kullanarak 19-23 Haziran tarihlerinde yapılacak olan festivalin müvekkili tarafından düzenlendiği izlenimini uyandırdığını, müvekkilinin aynı zamanda organizasyon işi ile uğraştığını,

söz konusu markasını etkin bir şekilde kullandığını, davalının "..." ibaresini kullanmasının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının, müvekkilinin ün ve saygınlığından yararlanmak suretiyle haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin manevi olarak zarara uğradığını, davalıya gönderilen e-maile cevap verilmediği gibi markanın haksız ve hukuka aykırı kullanımının devam ettiğini, davalıya gönderilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını ileri sürerek, "... ... " ibareli markanın davalı tarafından her türlü kullanımına son verilmesine,

davalı Şirkete ait her türlü eşya ve/veya ürün üzerindeki "..." ibaresinin silinmesine ve söz konusu markayı taşıyan eşya ve/veya ürünlerin kaldırılmasına, davalıya ait işaretin, davalının iş evrakı ve reklamlarında kullanılmasının yasaklanmasına, davalı tarafından söz konusu markanın haksız olarak kullanımı nedeniyle ortaya çıkan marka hakkına tecavüzün kaldırılmasına, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının "..." ibareli markasının yalnızca 41. sınıf hizmetlerde tescilli bulunduğunu, müvekkilinin ise 05.04.2019 tarihinde "... ... " ibareli marka başvurusunu yaptığını, başvuru kapsamında 30, 35, 41 ve 43. sınıfların yer aldığını, müvekkilinin kullanımının, davacı markasının kapsamından farklı bir sınıfa ilişkin olduğunu, davacı markasının kapsadığı sınıflarda müvekkilinin bir faaliyetinin bulunmadığını, davacının "..." markası altında bir organizasyonunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

TEFRİK

Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında; talep edilen manevi tazminat talebi yönünden dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği bulunmaması nedeniyle, mahkememizce 22/05/2019 tarihli tensip tutanağı uyarınca davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkememize sunulması,

aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilmiş, tebligat davacı şirketin e-tebligat adresine 29/05/2019 tarihinde ulaşmış, davacı vekili tarafından 11/06/2019 tarihli dilekçe ile manevi tazminat talebinden feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.

Bu durumda davacı vekili tarafından manevi tazminat istemine ilişkin olarak mahkememize arabuluculuk faaliyetine ilişkin anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkememize sunulmadığı anlaşıldığından mahkememizce, 1.000-TL manevi tazminat talebi yönündeki talep dosyadan tefrik edilmiş, dava mahkememizin 2019/239 esasına kaydedilerek 18/06/2019 tarih ...

Sayılı karar ile manevi tazminat davası bakımından, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

YARGILAMA

Mahkememizce, 25/02/2021 tarih ve ... . sayılı kararıyla; davacı markası ile davalı kullanımı arasında yüksek oranda benzerlik bulunduğu, davalı kullanımına konu hizmetler ile davacı markasının kapsamındaki hizmetler arasında da yüksek düzeyli benzerlik olduğu,

davalının "'...", "'... ..."' şeklindeki kullanımlarının, davacı adına ... sayı ile tescilli "..." ibareli markadan doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, aynı zamanda haksız rekabete yol açtığı gerekçesiyle davanın markaya tecavüzün tespiti yönünden kabulü ile davalının "... ... " ibaresini kullanımının davacının ... nolu markasına tecavüz niteliği taşıdığının tespitine, davalının yukarıda geçen tecavüz teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının yukarıda geçen ibareyi içeren eşya, iş evrakı ve reklam evrakları ile ürünleri üzerinden bu ibarenin silinmesine, silinmesi mümkün değil ise ürünlerin imhasına karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. ... 'nin 31/05/2024 tarih ve ... sayılı ilamıyla; ''Dava, markaya tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

6100 sayılı HMK.’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.

HMK.’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir.

Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.

...'nun ... sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, ... sayılı ... Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir.

Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.

İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta da, ilk derece mahkemesince tefhim edilen 25.02.2021 tarihli kısa kararda, "Manevi tazminata yönelik talepten feragat edilmiş olmakla manevi tazminat talebinin reddine" denildiği halde gerekçeli kararın hüküm kısmında, manevi tazminat yönünden herhangi bir karara yer verilmemiştir. Bu durum, az yukarıda açıklanan hüküm ile kısa kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırılık bulunmaktadır.

Öte yandan, bu hususun maddi hata olarak değerlendirmesi ve ilk derece mahkemesince, kısa kararda yer alan manevi tazminata ilişkin kararın hükümden çıkarılması da mümkün değildir. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hüküm ve kısa karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde, yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.'' gerekçesiyle, ''Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile ...

Mahkemesinin 25/02/2021 gün ve ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,'' şeklinde karar verilmiştir.

Dava mahkememizin ... E. Sırasına kaydedilmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kullanımlarının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarını ihlal edip etmediği markaya tecavüz men, ref şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yine 18/06/2019 tarihli tensip tutanağı ile, ''davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olarak; markaya tecavüz ve haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı ile ilgili olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına'' karar verilmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle: davacı markası ile davalı kullanımı arasında var olan yüksek oranda benzerlik, davalı kullanımına konu hizmetler ile davacı markasının kapsamındaki hizmetler arasında var olan yüksek oranda benzerlik ve davalının sunduğu hizmetin ortalama tüketicilerinin toplumun tüm kesimlerinden belli bir yaşın üzerindeki sırada tüketiciler olması hususları bir arada dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde, davalının ''..., ''... ...'', '' . ...'' şeklindeki kullanımlarının davacı adına ... sayı ile tescilli ... ibareli markadan doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, davalının ''..., ''... ...'',

'' ...'' şeklindeki kullanımlarının davacı adına ... sayı ile tescilli ... ibareli marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve bu nedenle davalının ''..., ''... ...'', ''.. ...'' şeklindeki kullanımlarının davacı adına tescilli ... sayı ile tescilli marka ile haksız rekabet yarattığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirmenin nihai olarak mahkememizce yapılacağı anlaşılmakla yeni heyetten rapor alınması veya mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınması yoluna gidilmemiştir.

GEREKÇE

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 7. Maddeye göre. Marka sahibi; “ (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,

anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.” fiillerinin önlenmesini talep edebilecektir.

6769 sayılı SMK m. 29 ile “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” düzenlenmiştir. Buna göre; Aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

6769 sayılı SMK 149. maddesinde “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” belirtilmiştir. Bunlar:

a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti

b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi

c)Tecavüz fiillerinin durdurulması

ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini

d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz makine gibi araçlara tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması

e) (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması

f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.

g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesidir.

6769 Sayılı SMK’nın 150. Maddesi ‘Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.

6769 Sayılı SMK’nın 150. Maddesine göre,

(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.

(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:

a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.

b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.

c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.

(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.

(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.

(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.

(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz.

Bilindiği gibi haksız rekabet 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6762 sayılı eski TTK'nin aksine yeni TTK'da haksız rekabetin tanımı yapılmamıştır. Yeni TTK m. 54 f.2'de "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." biçiminde haksız rekabet oluşturan fiiller genel olarak belirtilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Davacı Markaları Davalı Marka Başvurusu

... ...

(41. sınıf) ...

...

(30, 35, 41, 43, sınıflar)

Davalı Kullanımları ... ... ... ...

Davalı başvurusunun henüz tescil edilmemiş durumda olması ve SMK m.155'de ki “Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.” hükmü gereğince davalı adına başvurusu yapılan markanın uyuşmazlığa herhangi bir etkisinin olmayacağı sonuç ve kanaatine ulaşmıştır. Dava konusu festival hizmetleri toplumun tüm bireylerine hitap eden niteliktedir.

Davalının kullandığı ibareler incelendiğinde "..." ifadesinin verilecek hizmeti tanımladığı, tarihlerin ve yer bilgisinin verilecek hizmetin zamanını ve yerini belirttiği ve "..." ibaresinin tali nitelikte kaldığı, esaslı unsurun ... ibaresi olduğu, bu ibarenin aynen davacı markasında kullanıldığı,

davalının sunduğu festival hizmetinin yiyecek ve içecek sunulması hizmetini, kültür ve eğlence hizmetlerini, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme hizmetlerini, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri gibi hizmetleri de içinde barındıran bir bütün olması nedeni ile davacının 41. Sınıf emtia listesi ile benzerlik ilişkisi içerisinde olduğu, bu incelemeler ışığında davacı markası ile davalının kullanımları arasında iltibas tehlikesinin doğduğu anlaşılmaktadır.

...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede: davacı markası ile davalı kullanımı arasında yüksek oranda benzerlik bulunduğu, davalı kullanımına konu hizmetler ile davacı markasının kapsamındaki hizmetler arasında var olan yüksek oranda benzerlik bulunduğu,

davalının ''..., ''... ...'' şeklindeki kullanımlarının davacı adına ... sayı ile tescilli ... ibareli markadan doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, davalının kullanımlarının davacı adına ... sayı ile tescilli ... ibareli marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve bu nedenle davalının kullanımlarının davacı adına tescilli ... sayı ile tescilli marka ile haksız rekabet yarattığı anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN KABULÜ İLE

“...” isimli markanın davalı tarafından her türlü kullanımına son verilmesine,

Davalı şirkete ait her türlü eşya ve/veya ürün üzerindeki “...” ibaresinin silinmesine ve söz konusu markayı taşıyan eşya ve/veya ürünlerin kaldırılmasına,

Davalıya ait işaretin, davalının iş evrakı ve reklamlarında kullanılmasının yasaklanmasına,

davalı tarafından söz konusu markanın haksız olarak kullanımı nedeniyle ortaya çıkan marka hakkına tecavüzün kaldırılmasına,

2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 954,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/09/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 95,20-TL

GİDER AVANSI :859,30-TL

TOPLAM :954,50-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/319, K. 2024/404, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 16/05/2019
  5. Karar Tarihi : 26/09/2024
  6. Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 25/11/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Tefrik
  11. Yargılama
  12. Gerekçe
  13. Gerekçe
  14. Masraf Dökümü
  15. İlk Masraf : 95,20-TL
  16. Gider Avansı :859,30-tl
  17. Toplam :954,50-tl
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/319
Karar No
2024/404
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/319 K.2024/964
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/320 K.2024/514
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/320 K.2024/1025
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/320 K.2024/46
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/320 K.2024/857
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/320 K.2024/616

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.