KÜNYE
T.C. Ankara
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2021
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2015/319 Esas - 2021/114
- Esas no
- 2015/319 Esas
- Karar no
- 2021/114
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava değeri
- 121.427,77 TL
- Dava tarihi
- 02/06/2015
- Karar yazım tarihi
- 20/03/2021
Karar Metni
1.104 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.04.2015 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaptığı kaza sonucunda yaya konumunda bulunan müvekkili ...’in ağır yaralandığını, ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkilinin sakat kaldığını, tedavi masrafı yaptığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlardan dolayı şimdilik 1.500,00 TL maddi tazminatın (geçici-sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine karar verilmesini, 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve... tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması halinde kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, sigortalının kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, davacının sürekli sakatlığının adli tıp 3 ihtisas dairesinden alınacak rapor ile ispat edilmesi gerektiğini, müterafık kusurun hesaplanacak tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının tedavi gideri amaçlı yaptığını iddia ettiği belge ve makbuzları dosyaya ibraz etmediğini, müvekkilinin meydana gelen kazada sorumluluğunun bulunmadığını, adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, Talep edilen manevi tazminat tutarının çok yüksek ve kabul edilemez olduğunu, belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Sigorta evrakları, sosyal ekonomik durum tutanakları, SGK kayıtları, Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası dosyamız içerisine alınmıştır.
Ankara ... Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında; davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracın sürücüsü ...'in taksirle yaralama suçundan adli para cezasına çarptırıldığı, dosyanın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, mahkumiyete esas alınan kusur raporunda sanığın %50, yaya olan davacının %50 kusurlu olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır.
Ankara Adli Tıp Kurumunun 11/07/2019 tarihli maluliyet raporunda; Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre; %15 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 18 ay olacağı değerlendirilmiştir.
Mahkememizce alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14/11/2019 tarihli kusur raporunda; davalı sürücü ...’in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında aktüerya bilirkişiden 16/01/2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış, raporda özetle. 2020 yılı güncel asgari ücret verileri esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacı ...İn.
SGK ödemesinin indiriminin sağlanmasından sonra Geçici işgöremezlikten kaynaklanan bakiye tazminat alacağının 13.053,65 TL, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının ise 107.874,12 TL olduğu, davacı tarafın sigorta şirketinden dava tarihinden yani 02.06.2015’den itibaren diğer davalılardan kaza tarihinden yani 24.04.2015’den itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde, kaza tarihinde (2015 yılı) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 290.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminat tutaranın poliçe teminat limit sınırını aşmadığı,
yaralanma nedeniyle yapılan ve yapılması zorunlu bulunan tedavi giderlerinin uzman hekim bilirkişi tarafından değerlendirilip hesaplama yapılması gerektiği düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında doktor bilirkişiden 11/03/2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış, raporda özetle; davacının tedavisine ilişkin SGK tarafından ödenmeyen ulaşım giderine ait zararının, 359,00 TL olduğu düzenlenmiştir.
Davacı 16/03/2020 tarihli dilekçesi ile; davasını ıslah etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralamadan kaynaklı haksız fiil sahibine araç işletene ve ZMMS sigortasını yapan şirkete karşı açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yaya olan davacıya, davalı ...'in sevk ve idaresinde olan araç ile çarptığı, alınan bilirkişi raporlarına göre kazanın gerçekleşmesinde davacının % 50, diğer araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza neticesinde %15 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 18 ay olacağı adli tıp raporu ile tespit edilmiştir.
Meydana gelen maddi zarardan araç sürücüsü, araç işleten ve ZMMS yapan sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen kusurları oranında sorumludur. Manevi tazminat ZMMS sigortası kapsamında kalmadığından araç sürücüsü ve araç işleten müteselsilen sorumludurlar. Dosya
Alınan maluliyet raporu ve kusur oranına göre hesap bilirkişisinden alınan rapor ile davacının tazminat alacağı belirlenmiş ve alınan rapor denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır Yine Manevi tazminat açısından ; tarafların kusur oranı, maluliyet raporu, sosyal ekonomik durumu gözetilerek 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/319, K. 2021/114, 2 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama