KÜNYE
T.C. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2021
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/357 Esas - 2021/111
- Esas no
- 2018/357 Esas
- Karar no
- 2021/111
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/05/2018
- Karar yazım tarihi
- 04/03/2021
Karar Metni
1.711 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili idarenin 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle tabi iktisadi devlet teşekkülü olduğunu,idareye bağlı ... Tarım İşletmesinin hayvan bıkımıfbitki üretimi gibi işlerinin 2006-2010 yılları arasında hizmet alım ihalelerinin davalılarca üstlendiğini ve sözleşmeler imzalandığını,davalılarca sözleşmeler kapsamında işçi istihdam edildiğini,bu işçilerden ... tarafından müvekkili idare aleyhine ...
As.Huk.(iş)Mahkemesinin E .... sayılı dosyası ile ve iş akdinin sendikal faaliyet sebebiyle feshedildiği iddiası ile açılan davanın kısmen kabul ile sonuçlandığını,istinaf isteminin Ankara BAM S.HD.nce ret edildiğini ve kararın kesinleştiğini,kararın ...
2.İeda Müd.nün ... sayılı dosyası ile takibe konduğunu ve icra dosyasına 24.128,99 TL. ödendiğini,yapılan ödemeden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını dava açan işçinin davalılarca çalıştırıldığını,sözleşme,şartname iş hukuku kuralları gereğince işçilerin tüm sosyal güvenlik ve ücret ödemelerinden davalıların sorumlu olduğunu,bu sorumluluğun eksik yerine getirilmese ve işçinin ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmemesi sebebiyle açılan davanın müvekkili aleyhine sonuçlandığını her ne kadar müvekkili idare asıl işveren sıfatı ile sorumlu tutulmuşsa da bu sorumluluğun tümü davalılara ait olduğunu belirterek şimdilik
12.064,50 TL'nin 31.07.2017 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan rücuan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ..
Ltd.Şti. yetkilisi cevap dilekçesinde özetle, usul,yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduktan sonra esasa ilişkin olarak özetle hizmet alım sözleşmelerinin muvazaaya dayalı olup çalıştırılan işçilerin başlangıçtan itibaren asi işverenin işçisi sayılması gerektiğini,bu nedenle davacı idarenin dava konusu talepte bulunmaayacağını,hizmet alım sözlşmelerine gr müvekkili şirketin bağımsız olarak kendi adına hizmet alımı işini yürütmediğini,denetim ve gözetim hakkı bulunmadığını,gerçek anlamda üst-alt işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını,6552 sayılı yasanın 8.maddesi ile 4857 sayılı yasanın 112.maddesine eklenen fıkra hükmüne göe tüm
sorumluluğunun davacı idareye ait olduğunu,idari şartnameye göre de teklif fiyata ihbar ve kıdem tazminatı ve hafta tatili ücreti ile diğer işçilik alacaklarının dahil olmadığını ve bu kalem alacaklar için yüklenici firmalara herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazında bulunduktan sonra özetle ... As.Huk. (İş)Mahkemesinde açılan davanın kendilerine ihbar edilmediğini,bu nedenle dava konusu alacaktan sorumlu tutulamayacaklarını,aksi takdirde ise dava açan işçiyi istihdam ettikleri süre ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmaları gerektiğini,dava açan işçinin iş akdinin müvekkili tarafından feshedilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ..... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazında bulunduktan sonra esasa ilişkin olarak özetle 10.09.2014 gün ve 6552 sayıl yasanın 8.maddesi ile 4857 sayılı yasının 112.maddesine eklenen hüküm ile asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulduğunu,bu nedenle davacının ödediği işçilik alacakları sebebiyle rücu hakkı bulunmadığını,hizmet alım sözleşmelerinde işçilerin iş sözleşmelerinin sona ermesi halinde ödenecek işçilik alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığını,aksi durumda müvekkilinin dava açan işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olmak üzere sorumlu olması ve sorumlu olduğu tutarı oranında sorumlu tutulması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ olunmasına rağmen, davaya cevap vermemişlerdir.
DELİLLER
... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmiştir.
... 2.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir.
Dava dışı işçi ...'in SGK hizmet dökümü getirtilmiş, incelenmiştir.
Dava dosyası, hesap uzmanı bilirkişiye verilerek iddia, savunma ve ön inceleme tutanağında belirlenen uyuşmazlık konuları ile tüm dosya kapsamında rapor alınması istenmiş, vermiş olduğu raporda özetle,
Davacı şirketin 31.07.2017 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili gereken alacağının; 11.788,53 TL. den ibaret bulunduğu, .u miktarın; 506,92 TL. sinin ... Ltd.Şti.nden, 611,95 TL' sinin ...-... Ltd.Şti. Ortak Girişiminden, 728,33 TL' sinin ... Ltd.Şti.-... Ltd.Şti. Ortak Girişiminden, 695,13 TL'sinin ... Ltd.Şti.nden, 6.901,84 TL'sinin ...'den, 2.344,36 TL'sinin ... Ltd.Şti.nden, tahsilinin gerektiği görüşünü bildirmiştir.
İtirazlar üzerine aynı bilirkişiden alınan ek raporda özetle, kök raporda bir değişiklik olmadığını bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; Hizmet Alım Sözleşmesi'nden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketi vekili yetki itirazında bulunmuş olup dava sözleşmeden kaynaklı para alacağına ilişkin olup davacı ikameti yetkili olmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Öte yandan bir kısım davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş olup taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet alıma sözleşmesine dayandığından bu sözleşme için zamanaşımı süresine ilişkin ayrık bir hüküm bulunmaması nedeniyle 6098 sayılı TBK 146. Maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı ödeme tarihinden itibaren dolmadığından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 20.02.2017 tarih 2016/8129 E ve 2017/479 K sayılı ilamı)
Dava dilekçesine, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine, iş mahkemesi icra dairesi dosyalarına, davacı tarafından yapılan ödemelere, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna göre; davacının talebi, asıl işverenin dava dışı işçinin dava açarak talep ettiği ve ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının tahsili talebinden hizmet alım sözleşmesi imzaladığı alt işverenlerin sorumlu olduğundan bahisle rücuen tazmini talep etmiş olup, davacının yapmış olduğu ödemelerin tamamından taşeronların sorumluluğunun doğabilmesi için sözleşmede açık bir düzenlemenin varlığı şart olup, sözleşmede açık düzenleme bulunmaması halinde,
TBK hükümleri çerçevesinde iç ilişki açısından Asıl işveren ve Alt İşveren'in %50 şer oranlarda sorumluluğu esastır.
Taraflar arasındaki sözleşmelerde işçilik alacaklarının alt işverene ait olduğu hususunda açık bir düzenleme mevcut olup; buna göre birlikişi raporunda da belirtildiği üzere dava dışı işçinin davalıların alt işveren olduğu sözleşme çerçevesinde davacıya ait tesislerde çalışmış olup, hizmet alım sözleşmesine göre de sorumluluk alt işverene ait olduğundan davacı ödediği işçilik alacaklarını ve buna tekabül eden yargılama gideri ile icra giderlerini ise bu davalılardan talep edebilir.
Davacı davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna dayanmış ise de davalıların müşterek ve müteselsil sorumluğuna gidilemez. Davalılar işçinin kendi bünyelerinde çalıştığı dönemle ve bilirkişi raporunda yapılan hesapla sınırlı olarak sorumluluklarına hükmetmek gerekmiştir.
Dava hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan ve davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren -taraflar tacir olmakla- avans faizi hükmedilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/357, K. 2021/111, 25 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama