KÜNYE
T.C. Ankara Miras Bırakan
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2022
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/406 Esas - 2022/395
- Esas no
- 2018/406 Esas
- Karar no
- 2022/395
- Hakim
- ...
- Katip
- ..
- Davacılar
- ... -..
Karar Metni
1.605 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
.. 1-.. .. 2- ... -.. ... 3- ... ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 1-.. ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 2- T... VEKİLİ : AV... 3- ..... VEKİLİ : ....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/05/2013
KARAR TARİHİ : 31/05/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/06/2022
Mahkememizden verilen 10/02/2015 tarih ve ...sayılı kararı ..., ...Dairesi'nin 15/03/2018 tarih ve ... Karar sayılı ilamıyla Bozulmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi,
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin yaya olarak bulunduğu esnada davalıların malik, sürücü ve sigortacısı oldukları aracın çarpması neticesinde yaralandığını ve işgöremez halde kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000,00 TL tedavi gideri, 8.000,00 TL bakım gideri ve 500,00 TL işgöremezlik zararının tüm davalılardan ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı malik ve sürücüden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve .... vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacının aniden yola fırlaması nedeniyle kezanın meydana geldiğini, davacının kazadan sonra müvekkillerinden şikayetçi olmadığını, davacının kazadan önce alzheimer hastası olması nedeniyle bakıma muhtaç olduğunu, kazadan sonra hastaneye götürülüp ilgilenildiğini, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle, sigortalının kusuru oranında gerçek zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, temerrütleri bulunmadığını savunmuştur.
DELİLLER
Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı kanalı ile kapatılan .... soruşturma sayılı dosyası istenilerek, incelenmiştir. Davacının ilgili hastanelerden muayene ve tedavi evrakları istenilerek dosyaya kazandırılmıştır. Davacının bozma öncesi ... Fakültesinden alınan 13/05/2014 tarihli maluliyet raporunda özetle; davacı ...'ın geçirmiş olduğu kaza nedeni ile vücut çalışma gücünden %17 ,2 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile geçici iş göremez halinde kaldığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında bozma ilamı öncesi alınan hesaplama ve makine mühendisi bilirkişilerce alınan 26/06/2014 (UYAP'a eklenme tarihi) tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, olay yeri köy içi yolda seyrederken aracını köy içi şartlarına göre gerekli hız değerinde dikkati ve tedbirli kullanması, gece görüş şartlarına ve aracının ışık görüş mesafesine göre hızını ayarlaması gerekirken aksine hareketle aracını gece şartlarına göre dikkatsiz ve tedbirsizce kullanarak yola gerekli dikkatini veremeyerek,
yayayı gördüğünde etkin fren tedbiriyle de aracını durduramayıp yayaya çarptığı olayda, 2918 sayılı KTK'nun 52/a ve 52/b maddelerindeki kural ihlallerini işlediği olayda %25 oranında kusurlu olduğunu, yaya ...'ın, kazadan önce Alzheimer hastası olduğu ancak kazaya bu anlamda etkisinin olup olmadığının dosya içerisindeki bilgilerden anlaşılamadığını, ancak yayanın yola girdiği yer araçlara öncelikli 2 yönlü köy içi yolu olup, iki yönlü yol bölümünde yayanın öncelikle yolun soluna sonra sağına ve tekrar soluna bakıp yolu kontrol ettikten sonra uygun bir zamanda diğer şeritten gelen araçları da kollayarak karşıya geçmesi gerekirken,
kontrolsüz biçimde yola çıkmakla karıştığı kazada 2918 sayılı KTK'nun.
68/b-c maddelerindeki kuralları ihlal etmekle %75 oranında kusurlu olduğunu, davacının dava konusu olay sonrasında 6 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı, %17,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiğinin 13.05.2014 tarihli raporla tespit edildiğini, davacının olay sonrası net gerçek maddi zararının (2.888,71 + 992,33 =) 3.881,04 TL olarak hesaplandığını, hesaplama maddi zararın davalı Şirket tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi teminat limiti kapsamında kaldığını, davacının manevi tazminat isteminin mahkemenin takdirinde olduğunu,
davalı Sigorta Şirketi yönünden maddi tazminatla sınırlı kalmak kaydı ile 03.08.2012 dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 11.07.2011 olay tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz yürütülmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizin 10/02/2015 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla; kararın davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine ... ...kararı ile bozma kararı ile mahkememiz kararının bozulduğu anlaşılmakla; mahkememiz esasına kaydedilerek yeniden yargılama yapılarak bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Davacı ... ve ...'a ait veraset ilamları dosyaya arasına alınmıştır.
Bozma ilamından sonra ...'ın bozma ilamı gereği olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği esas alınarak maluliyet raporu düzenlenmesi için... rapor alınmış olup; 09/02/2021 raporda ...'ın kaza tarihinde geçirmiş olduğu yaralanma nedeni ile vücut çalışma gücünden %17,2 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile geçici iş göremez halinde kaldığı tespit edilmiştir.
Yine Bozma ilamı sonrası ... bozma ilamında belirtilen şekilde kusur oranının tespiti için ... Heyetinden alınan 19/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı yaya ...'ın, meydana gelen olayda %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğunu, davalı sürücü ...'ın olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu bulunduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava trafik kazasında yaralanmadan ötürü haksız fiili gerçekleştiren araç sürücüsü, araç işleten ve ZMMS sigorta şirketine karşı açılan maluliyet tazminatı , bakıcı tazminatı, tedavi gideri tazminatı ve manevi tazminat davasıdır. Kaza tarihinde davalı araç sürücüsü ...'ın davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracı ile davacı ...'a çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği dosya kapsamından sabittir.
Dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunda ölen davacı ...'ın kazadan önce Alzheimer hastası olup kaza tarihinde diğer şeritten gelen araçları kollayarak karşıya geçmesi gerekirken kontrolsüz şekilde yola çıktığından kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.... bozma ilamında Savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporu ile mahkeme raporu arasında çelişki oluştuğundan yeniden rapor alınması bozma sebebi sayıldığından, bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada ... oluşturulacak 3 kişilik heyetten kusur raporu alınmış olup;
aynı şekilde davacının kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğu , davalı sürücü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Yine ... bozma ilamında davacının olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü yönetmeliği esas alınarak maluliyet raporu alınması bozma sebebi sayılmakla ve yeniden Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü yönetmeliğine göre düzenlenmiş maluliyet raporu alınmakla; maluliyet oranının bozma öncesi alınan rapordaki maluliyet oranı ile aynı olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bozma ilamı öncesi tazminat hesap raporunun alındığı, alınan raporda maluliyet oranı ve süresinin ve kusur oranının bozma sonrası alınan raporlar ile aynı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı temyiz dilekçesinde kusur oranı ve maluliyet raporuna yönelik temyiz talebinde bulunduğu, yine davalılar ....ve ...ın kusur oranı, hükmedilen manevi tazminat miktarı, ve vekalet ücreti yönünden temyizde bulunduğu, tarafların tazminatın hesaplama yöntemine yönelik herhangi bir temyizi olmadığından, bozma sonrası alınan kusur raporu ile maluliyet oranlarında da değişiklik olmadığından usulü kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hesap bilirkişisinde tazminat raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Ve bozma ilamı öncesi alınan rapor hükme esas alınmıştır.
Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin değerlendirilmesinde. 6098 Sayılı TBK'nun manevi tazminat başlıklı 56 .maddesinde "Hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zararlar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü mevcuttur. Meydana gelen kazada davacının yaralanması sebebiyle manevi olarak zarara uğradığına kuşku yoktur.
Buna göre, olayın özelliği ile duyulan veya duyulacak elem ve acıya karşılık olarak davalı gerçek kişilere düşen kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumu, kaza tarihine göre paranın alım gücü değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/406, K. 2022/395, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama