KÜNYE
T.C. Ankara Katip
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/664 Esas - 2022/727
- Esas no
- 2019/664 Esas
- Karar no
- 2022/727
- Hakim
- ......
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av....
- Davalı
- 1-...
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- 2- ...
- Vekili
- Av....
- Dava
- Bankacılık hukukundan kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/12/2019
- Karar yazım tarihi
- 25/11/2022
Karar Metni
1.605 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan itirazın iptali ( Bankacılık hukukundan kaynaklanan ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili Banka'nın... Şubesi ile dava dışı ... Yapı Malz. Tic. ve San. A.Ş. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve sair kredi sözleşmeleri imzalandığını, anılan kredi sözleşmelerine dayanılarak kredi müşterisi firmaya kredi kullandırıldığını, ancak kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapları kat edilerek ihtarname keşidesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine; davalılar hakkında ....
İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasından genel haciz yoluyla takibe geçildiğini, ancak, borçluların alacağa ve tüm ferilerine itiraz etmeleri sebebiyle İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmelerinde, alacağın kısmen ya da tamamen muacceliyet kazanması halinde Bankanın takibe geçebileceği yönünde hüküm olduğunu, temerrüt faiz oranının davalı borçlu ile imzalanan sözleşmelere uygun olduğunu, davalıların, imzalamış oldukları sözleşmeler uyarınca kullandırılmış olan kredilerden dolayı müvekkili Bankaya borçlu olduklarının sabit olduğunu,
tüm bu nedenler borçluların...sayılı dosyasındaki itirazının iptaliyle takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kefilin kendi temerrüdün hukuki sonuçlarından ve kefalet limitinden sorumlu olduğunu, kefaletin, belirli veya en azından kefaletin verildiği anda belirlenebilir olması gerektiğini, asıl borçlunun sebebi ne olursa olsun tüm borçlarına kefaletin geçersiz olduğunu, kefilin, kefil olduğu kredi sözleşmesi dışında başkaca herhangi bir borçtan sorumlu tutulamayacağını, kefaletin doğmuş veya doğacak tüm borçların teminatı olacağı şeklindeki hükmün sonuca etkili olmayıp, Bankanın hukuken geçersiz olan böyle bir maddeye dayanarak talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu,
Öğreti ve Yargıtay içtihatlarına göre de davalı vekilinin dilekçesinde yer verdiği alacak kalemlerinin yasal şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; kefilin sadece imzaladığı 21/08/2014 tarihli sözleşmeye istinaden geri ödemesi yapılmamış kredilerden sorumlu olduğunu, kaldı ki; müvekkilinin kefil olduğu dava dışı ...
Yapı Malzemeleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin dava dilekçesinde belirtilen borçları ödemiş olduğunu; söz konusu ödemelerin banka hesaplarında ortaya çıkacağını, bu sözleşme kapsamında kullanmış olduğu krediden dolayı herhangi bir borcu kalmadığını, daha sonra,
dava dışı şirketin KGF kefaleti ile kredi kullanmış olup, bu kredide müvekkili şirket ve diğer davalı...nin kefaleti bulunmadığını, buna rağmen, davacı işbu KGF kefaletiyle olan kredi borcundan dolayı, dosyaya sunulmuş olan 21/08/2014 tarihli sözleşmede müvekkili şirketin ve diğer davalı ....nin imzasının bulunması sebebiyle bu davayı davalılara yönlendirmiş olduğunu, oysa, KGF kefaletiyle alınan kredi sözleşmesinde davalıların herhangi bir kefaleti ve ödemeleri gereken bir borç olmadığını, TBK 583.
Madde hükmüne rağmen, Kefalet Sözleşmesinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu süreyi gösteren ve kendi el yazısı ile yazılmış bir kefelet süresi bulunmadığını, bu yönden de hukuken geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilemeyeceğini, ...E. sayılı dosyasından istenen borçlara ilişkin kredilerin muaccel hale gelmemiş olduğunu, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminat talep koşullarının gerçekleşmemiş olduğunu, davacı tarafından açılmış olan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle borca itirazlarının kabulü ile aleyhlerine başlatılan takibin iptaline, %20 kötüniyet tazminatının ödenmesine,
yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı Hasan Gemici vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşinin yazılı rızası ve aksini ispatlayan istisnai hükmün de bulunmaması dolayısıyla kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarının ortadan kalkmakta olduğunu, müvekkili aleyhine yapılan takibin, anılan sözleşmede müvekkilinin eşinin imzasının bulunmaması sebebiyle hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu yapılmış olan Kefalet Sözleşmesinde müvekkilinin sorumlu olduğu süreyi gösteren ve kendi el yazısı ile yazılmış bir kefelet süresi bulunmadığını, bu yönden de hukuken geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilemeyeceğini,
kefilin kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından ve kefalet limitinden sorumlu olduğunu, dava dışı ....'nin dava dilekçesinde belirtilen borçları ödemiş olduğunu, ...E. sayılı dosyasından istenen borçlara ilişkin kredilerin muaccel hale gelmemiş olduğunu, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminat talep koşullarının gerçekleşmemiş olduğunu, davacı tarafından açılmış olan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle borca itirazın kabulü ile aleyhlerine başlatılan takibin iptaline, %20 kötüniyet tazminatının ödenmesine,
yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... takip sayılı sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu hakkında, ipotek veren kefil ... gemici hakkında, kefil ... eğitim ve danışmanlık...rketi, kefil satılmış..., hakkında takip başlatıldığı, kefil... hakkında ... ... numaralı kredilere ilişkin dökümü yapılan 187.111,81 TL tutar üzerinden takip yapıldığı, davalı kefillere yapılan ödeme emrine 12/09/2019 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı bankanın... Şubenden dava dışı ..... ile imzalanan 21.08.2014 tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeler inin ödenen, ödenecek tutarların kalan kredi borç tutarlarının, hesap ekstreleri, ödeme belgeleri, ihtarnameler ve işlem dosyalarının birer sureti istenilerek incelenmiş ve dosyaya kazandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında bankacı bir bilirkişiden 18/01/2022 tarihli rapor alınmış, tarafların itirazı üzerine itirazları karşılar 12/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporu alınmıştır.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat davasıdır.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ....Malzemeleri şirketi arasında 21/08/2014 tarihinde genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmeyi 21/08/2014 tarihinde 500.000,00 TL kefalet limiti üzerinden müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kefalet tutarının ,kefaletin müteselsil kefalet olduğunun ,kefalet tarihinin el yazısı ile yazıldığı, yine kefil ...'nin eşinin rızası bulunmasa da , ticaret sicil kaydından davalı ...'nin dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı. Yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmakla , verilen kefaletin 6098 sayılı yasanın 583 maddesindeki şartları taşıdığı ve geçerli bir kefalet olduğu anlaşılmıştır.
Davacı banka tarafından kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçlu şirkete krediler kullandırıldığı, çek karneleri verildiği, davacı banka tarafından borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve davalı borçlu şirkete ve kefillere ihtarname gönderildiği dosya kapsamında sabittir.
Dosya kapsamında banka kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiye yetki verilmiş olmakla ve alınan bilirkişi raporunda; davalı kefiller ile ilgili ihtar tebliğ mazbatalarının 05/01/2019 , 06/01/2019 tarihi olduğu, ihtarnamenin 31/01/2019 tarihli olduğu, 31/01/2019 tarihte keşide edilmiş bir ihtarnamenin önceki tarihte tebliği söz konusu olamayacağından hangi tarihte tebliğ edildiğinin tespit edilemediği, temerrütün icra takibinde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda da temerrüt tarihinin bu şekilde belirlendiği, davacı bankanın (icra takip talebinde kefiller yönünden takibe konulan) kredili ticari mevduat alacağı, taksitli ticari kredi ve BCH kredisi alacağı yönünden kefillerden icra takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu miktar tespit edildiği, davacı bankanın icra takibinde akdi faiz talebi olmadığından bu hususta akdi faizi yargılama aşamasında talep edip edemeyeceğinin mahkemenin takdirine bırakılmakla bilirkişi tarafından akdi faize hükmedilmesi ve hükmedilmemesi durumuna göre terditli hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazları karşılar ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından KMH kredisi ile ilgili hesaplamaya itiraz edildiği, yine kefaletin geçerliliğine ve temerrüt tarihine yönelik itirazda bulunulmuş ise de ; bilirkişi tarafından ilgili şubeden temin edilen belgelerin incelenmesi ile yeninden hesaplama yapıldığı, itirazların bu şekilde karşılandığı, alınan ek bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda davacının akdi faiz talep edebileceğine veya edemeyeceğine göre terditli hesaplama yapmış ise de; davanın itirazın iptali davası olduğu, icra takip talebinde davacı tarafından talep edilmeyen takibe konu olmayan alacak hakkında hüküm kurulamayacağından bilirkişi raporunda ve ek bilirkişi raporunda davacı bankanın akdi faiz talep edemeyeceğine ilişkin yaptığı hesaplama dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bilirkişi raporunda davaya konu kredilerle ilgili tasfiye olunacak alacaklar ekstrelerinin incelenmesinde davadan sonra olmak üzere 05/10/2021 tarihinde 92700 nolu kredi borcuna mahsuben 20.027,00 TL, 100028 numaralı kredi borcuna mahsuben 19.762,64 TL tahsilat yapıldığı belirtilmekle, davadan sonraki ödemelerin icra müdürlüğünce tahsilatta dikkate alınmasına karar verilmiştir. Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/664, K. 2022/727, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama