KÜNYE
T.C. Ankara
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2021
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/175 Esas - 2021/325
- Esas no
- 2021/175 Esas
- Karar no
- 2021/325
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 19/07/2013
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yolcu olarak içinde bulunduğu araçtan inmek istediği sırada aracın ani olarak hareket etmesi ile düşerek yaralandığını, kaza ve sonrasındaki tedavi sürecinde büyük sıkıntılar yaşadığını, aracın davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, davalı gerçek kişilerin aracın malik ve sürücüsü olduklarını, diğer davalı SGK.nın ise 6111 S.K.nun 59 ve Geçici 1. maddeleri kapsamında sorumlu olduklarını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak sağlık kurumlarına müvekkili tarafından sağlık durumuna ve tedaviye ilişkin olarak ödenmek zorunda kalınan 19.650,43 TL.nın tüm davalılardan, yapılan ödemeler dışında ambulans ücretleri ve yatak alınması nedeniyle ödenen 1.990,00 TL.nın davalı sigorta şirketi ile davalı gerçek kişilerden, müvekkilinin işgöremezliği nedeniyle 1.000,00 TL.nın davalı sigorta şirketi ile davalı gerçek kişilerden, bakıcı gideri olarak 1.000,00 TL.nın davalı sigorta şirketi ile davalı gerçek kişilerden,
30.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden olay tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili yargılama sırasında 21.11.2014 tarihli dilekçesiyle, geçici ve sürekli işgöremezlik zararına yönelik talebini 16.020,77 TL, bakıcı giderini 5.794,54 TL olarak artırmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç maliki olarak gözükmesine rağmen aracın diğer davalıya uzun süreli araç kira sözleşmesi ile kiraya verilmiş olması nedeniyle müvekkilinin işleten sıfatının kalktığını, bunun yanında, kazada araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, yapıldığı iddia edilen tedavi masraflarının fahiş olduğunu, iş göremezlik oranının belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bunun yanında müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Bodrum mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazada davacının kusurunun daha fazla olduğunu, davacının sağlık durumuna göre talebinin fahiş olduğunu, gerçek zarar miktarının da belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, maluliyeti ve zarar miktarının belirlenmesi gerektiğini, temerrütleri bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizin 21/04/2015 tarihli kararında; Davanın kısmen kabulü ile 15.915,30 TL tedavi ve ulaşım gideri, 16.020,77 TL iş göremezlik zararı ile 5.794,54 TL bakıcı giderinin davacıya ödenmesine, 5000,00 TL manevi tazminatın 27/07/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararın davacı ve ... Sigorta ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi sonucu; Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin ... karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı bozulmuştur.
Yargıtay'ın bozma ilamı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucu, Mahkememizin 19/11/2019 tarihli ... karar sayılı kararında; 1.177,50 TL ulaşım gideri, 16.020,77 TL iş göremezlik zararı, 5.794,54 TL bakıcı giderinin davacıya ödenmesine, 5000,00 TL manevi tazminatın 27/07/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... ile ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın Davacılar, ... Sigorta ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2021 tarih ve ... karar sayılı bozma ilamı ile; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir' gerekçesi ile bozulmakla dosya yeniden esasa kaydedilmiştir.
Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Maddi tazminat hükümleri kesinleşmiş olmakla yeniden bir hüküm kurulmamıştır.
Dava davacının yolcu olarak bulunduğu minübüsten inerken düşmesi sonucu yaralanması nedeni ile açılan manevi tazminat davasıdır. Dosya kapsamında bilirkişiler aracılığı ile kusur raporu alınmış, kusur raporuna göre aracı kullanan sürücünün toplu taşıma aracından yolcu indirirken araç durmadan kapıyı açması , indirme bindirme kapı açılma kurallarına uymaması kapı açık vaziyette seyrini sürdürmesi nedeni ile asli %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcunun ise %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Yine alınan maluliyet raporu ile davacının vücut genel çalışma gücünden %12,3 nispetinde kaybettiği, 9 ay süre ile geçici iş göremez kaldığı anlaşılmıştır. Davacının meydana gelen kaza neticesi yaralanmasından ötürü çalışma gücünü kaybetmesinden ötürü manevi zarara uğrayacağı aşikardır.
BK 56 maddesine göre hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Kural olarak manevi tazminat duyulan ve duyulacak elem ve acıya karşılık olarak takdir edilen para veya edimdir. Bu tazminat zarara uğrayan da huzur duygusu oluşturmalıdır. Somut olayda davalıların olaydaki kusur oranlarının miktarı, davacının vücut genel çalışma gücünden kaybına uğraması ve oranı, sosyal ve ekonomik durumlar dikkate alınarak yargıtay'ın bozma ilamı da gözetilerek 15.000,00 TL tazminatın davalılar araç sürücüsü ve işletenden tazmin edilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/175, K. 2021/325, 1 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama