KÜNYE
T.C. ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/754
- Karar No
- 2023/581
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2023
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/754
KARAR NO : 2023/581
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 14/12/2021
KARAR TARİHİ : 12/07/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2023
Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili ile Vahit Yılmaz arasında taşeronluk ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin ... nolu parselde taşeron olarak hizmet vermiş olduğunu, bu hizmeti karşılığı olarak davalı adına düzenlemiş olduğu 696.200,00 TL tutarındaki faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğünün 2021/394 sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmiş olduğunu, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde son tutanağın, 02.12.2021 tarihinde, anlaşamama neticesiyle düzenlendiğini ileri sürerek davalının haksız olarak takibe yapmış olduğu itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki sözleşme ile anlaşmazlıkların çözümünde yetkili Mahkeme'nin Şereflikoçhisar Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında Anahtar Teslimi İnşaat Sözleşmesi kurulmuş olduğunu, sözleşme bedeli 3.450.000,00 TL olduğundan, bu kapsamda müvekkili tarafından davacıya, nam ve hesabına toplamda 3.707.600,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından, müvekkili adına 3 adet fatura düzenlendiğini, bu faturaların toplamının 2.171.200,00 TL olduğunu, bunun doğru olmadığını belirterek, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, hukuki yarardan dolayı davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ GEREKÇE
Dava, taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın haksızlığı iddiasıyla açılan itirazın iptali davasıdır.
Celp edilen Şereflikoçhisar İcra Müdürlüğünün 2021/394 esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacının davalı aleyhine 692.200,00 TL asıl alacağın işleyecek faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Davacı yetkisizlik itirazında bulunmuş ise de ... Ticaret Mahkemelerinin yetki alanı Şereflikoçhisar ilçesini de kapsadığı, taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinde de yetkili yer mahkemesi Şereflikoçhisar ilçesi mahkemeleri olduğundan yetki itirazıyla, takipte 696.200,00 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı ve bu miktara göre de harç yatırılıp dava açıldığından davalının eksik harca yönelik itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasında imzalanan anahtar teslimi inşaat sözleşmesi altındaki imzaların taraflara aidiyeti çekişme konusu olmayıp çekişme, söz konusu sözleşmeden dolayı davacının yaptığı işten dolayı talep edebileceği iş bedelinden yapılan ödemelerin düşümü sonucunda takibe konu edebileceği miktar üzerinde toplanmakla tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra 28/09/2022 tarihli celsede dosyanın inşaat mühendisi ile muhasebeciye tevdi edilerek Şereflikoçhisar'daki taraf defterleri de incelenerek davacının yaptığı işe göre tacir sayılmayacağı, davacının alacağı olup olmadığı, hususunda rapor alınması için Şereflikoçhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, 01/12/2022 tarihli raporda tarafların tacir olduğu belirtilip;
"1) Taraflara ait ticari defter kayıtları dikkate alınarak oluşturulan ve raporun 4'ncü bölümünde detaylı bir şekilde gösterilen hesap ekstrelerine ve tarafların ticari defter kayıtlarına nazaran takip tarihi itibariyle DAVACI tacirin DAVALI tacirden 851.960,00 TL ALACAKLI olduğu, ancak talebe bağlılık prensibi gereği, takip tarihi itibariyle DAVACI tacirin DAVALI tacirden 696,200,00 TL ALACAKLI olduğu,
2) Sayın Mahkeme; davalı vekilinin 14.01.2022 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya kazandırmış olduğu bir takım para makbuzu, demir faturası, banka dekontu, cari hesap ekstresi gibi, davacı tarafın itiraz etmiş olduğu toplam 3.419.702,20 TL tutarındaki - ödemeler kabul edildiği taktirde DAVACI tacirin DAVALI tacirden (3.450.000,00 — 3.419.702,20 — 30.297,80) 30.297,80 TL ALACAKLI olduğu..." yönünde görüş bildirmişler,
bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra dosya ...'da bulunan bilirkişilere tevdi edilerek alınan 10/02/2023 tarihli ek raporda bilirkişiler itiraz dilekçelerinde dosyaya yeni kazandırılmış herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından itirazlar kök raporda ulaşılan görüş ve kanaati değiştirecek mahiyette görülmediği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Bu rapora karşı da taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınmış, rapor hüküm kurmak için yeterli göründüğünden ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Davacı yüklenici ile davalı arasında imzalanan anahtar teslimi iş sözleşmesi ile davacı, davalıya ait daire ve dükkanların yapılması işini sözleşmede belirtilen şartlarla üstlenmiş olup ve söz konusu iş de davacı tarafından yapılmıştır.
Davalı tarafından yapılan iş bedelinin ödendiği ileri sürülmüş ise de davacının incelenen defterlerinde 696.200,00 TL alacak yer aldığı, davalı kayıtlarında ise 851.960,00 TL'nin alacaklı olduğunun yazıldığı fakat aradaki fark olarak 155.760,00 TL'lik faturanın davacı kayıtlarından olmamasından kaynaklandığı anlaşılmış, bu tarihten sonra da tarafların herhangi bir alacak-verecek ilişkisi olmamıştır. İşin eksik ve ayıplı yapıldığı yönünde de herhangi bir savunma yoktur.
Bu nedenle davalı defterlerinde kayıtlı olan miktar davacı defterlerinde kayıtlı olan miktardan fazla olmasına rağmen davacının kendi kayıtlarında olan miktarı davalıdan bakiye iş bedeli olarak talep edebilir.
Toplanan delillere göre taraflar arasında 26/10/2019 tarihinde anahtar teslimi inşaat sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşmeye göre inşaat yaptığı, yapılan inşaatın eksik ve ayıplı olduğuna dair herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalı kayıtlarına göre davacının daha fazla alacağının olduğunun belirlendiği, davacı kayıtlarına göre ise takip edilen miktar kadar bakiye alacağın olduğu belirlenmekle açılan davanın kabulüne, dava eser sözleşmesinden kaynaklandığından, likit olmadığından davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/754, K. 2023/581, 12 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama