KÜNYE
T.C. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacı...
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2023
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/179 Esas - 2023/493
- Esas no
- 2023/179 Esas
- Karar no
- 2023/493
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av....
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/03/2023
- Karar yazım tarihi
- 03/07/2023
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle,....TC kimlik no lu ... a verilen vekaletname verildiğini, .... vergi no lu ....nin 04/03/2016 tarihli genel kurul toplantısına yukarıda bilgileri verilen vekaletnameye istinaden ...' e vekaleten ... adlı şahıs katıldığı ve ....in bilgisi ve talimatı doğrultusunda, ....e vekaleten ... tarafından, .... nde bulunan tüm pay ve yetkilerini müvekkile devredildiğini, söz konusu devir işlemi ..... Noterliği nin 04/03/2016 tarihli ....
Yevmiye no lu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile tamamlandığını, müvekkil tarafından yine aynı gün 04/03/2016 tarihli ....
Yevmiye no lu talepname ile davalı .... ne tescil talepnamesi gönderildiği, müvekkilin başvusuru davalı kuruma 07/03/2016 tarihinde ulaştığını, davalı Kurum müvekkilin tescil başvurusu hakkında .... sayılı yazı ile "...'in 07/03/2016 tarihinde vermiş olduğu dilekçede 04/03/2016 tarihinde sizi ve ...'ı ..... yevmiyeli .... ile vekillikten azlettiği, aranızda ihtilaf olduğunu ve vekaletnameye dayanarak tescil talebinde bulunulması halinde işlem yapılmaması talebinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Limited Şirketlerde Hisse devri TTK 595/2 de 'Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur' şeklinde düzenlenmiştir.
Anonim Şirketlerin Genel Kurul usul ve esaslarına ilişkin Yönetmelik 21. Maddesinde Genel Kurullara vekaleten katılımı düzenleyen maddesinde vekaletnamenin asgari ve zorunlu unsurları belirlenmiş olup, Müdürlüğümüzce Bakanlık İç Ticaret Genel Müdürlüğünün görüş yazıları doğrultusunda Limited Şirketlerde de aynı şekilde vekaletname ile katılım aranmaktadır.
Hisse devrinin ve azilnamenin geçerliliği hususunun yargılamayı gerektirdiği değerlendirilmekle birlikte, genel kurula katılım için geçerli vekaletname olmaması ve şirket ortağının dilekçesine istinaden tescil talebiniz reddedilmiştir...." şeklinde vermiş olduğu cevabı ile, müvekkilin tescil başvurusu 15/03/2016 tarihinde reddedildiği, müvekkilin hukuka aykırı işbu tescil talebinin reddi kararına karşı müvekkil tarafından,17/03/2016 tarihinde .....
Sayılı ilamı ile ".... adlı dava dışı şahsın vekili ... ı azlettiğine dair azilnamenin müvekile ve ... adlı şahsa 08/03/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, müvekkilin ve dava dışı ...'ın, azil işlemini bildiklerinin dosyada kanıtlanamadığı ve bu sebeple azil işleminden haber olunduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil de bulunmadığından yapılmış olan genel kurul toplantısının ve bu toplnatıda alınmış olan pay devri kararının geçerli olduğu,
....'a verilmiş olan vekaletnamenin de geçerli bir vekaletname olduğundan bahisle" neticeten davamızın kabulü ve tescil işleminin gerçekleştirilmesine yönelik yerel mahkemenin kararının onanmasına karar verildiğini, ancak müvekkilin 04/03/2016 tarihli tescil talebi, davalı kurum tarafından reddedilmiş , müvekkilin açmış olduğu dava neticesinde yapılan yargılama sonucu, müvekkilin dava dışı.... e ait payların ve yetkilerin tamamını devraldığı ve şirketin tek yetkili müdürü olduğunun tescili Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nin 10623 sayılı, 22/07/2022 tarihli sayısının 608.
Sayfasında ilanı neticesinde tescil edilerek kesinleştiğini, belirterek davalı kurumun, müvekkilin tescil işlemini ilan etmemiş olması sebebiyle müvekkil ve şirket nezdinde doğan zararlara sebebiyet verdiğini, bu kapsamda davalı kurumdan şimdilik şirket adına kayıtlı taşınmazın bedeli de dahil olmak üzere 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile beraber müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesi incelendiğinde de; ...in şirket gayrimenkullerini satarak şirket aktiflerini azaltması karşısında uğradığı zararın, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden talep edilmesi anlaşılamaz olduğunu, bu durumda davacının iddia ettiği zararların tazmini için Ticaret Sicili Müdürlüğüne değil, anılan kişiye karşı dava yoluna gitmesi gerektiğini, keza ....in fiili mesuliyetin şartı olan illiyet bağını kestiği üçüncü kişinin kusurlu fiili bahsiyle "Sicil işlemi" ile "gayrimenkullerini satılması" arasında doğrudan bir ilişkiden bahsedilemeyeceğini, keza davacının,
gayrimenkul satışı gibi aktif azaltıcı işlemleri engellemek amacı vardıysa, ilgili tarihlerde ihtiyati tedbir talep ederek, bu durumun önüne geçebilme imkanı zaten bulunmadığını, öte yandan şirkete ait bir gayrimenkulün satılması durumunda bu bedelin şirkete aktif olarak gireceği, bedelin şirket aktifine girmemesi ihtimalinde ise sorumluluğun yine şirket müdürüne ait olacağı ve Ticaret Sicili Müdürlüğünün ya da Odanın bu hususta sorumluluğunun bulunmayacağının açık olduğunu,
tüm bunlar değerlendiri!diğinde mevcut olayda zarar tazmini istenen hususlara ilişkin illiyet bağının kesildiği ve tarafımız açısından haksız fiil sorumluluğundan bahsedilemeyeceği belirterek davanın pasif husumet yokluğundan reddini istemiştir.
DELİLLER
Davalı kurumundan davacı şirketin sicil dosyası getirtilmiş, incelenmiştir. ... esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava davacı şirketin hisselerinin pay devri yoluyla devredilmiş olmasına rağmen tescil işleminin hukuka aykırı olarak yapılmadığı iddiasına davalı maddi ve manevi tazminat istemli tazminat davası olup uyuşmazlık, tescil işlemine ilişkin talebin davalı kurumca reddedilmesi üzerine açılan dava sonucu yapılması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının doğup doğmadığı doğmuşsa bundan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 25/2 maddesi ;"Ticaret sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet ve ilgili oda müteselsilen sorumludur. Devlet ve sicil görevlilerini atamaya yetkili kurum zararın doğmasında kusuru bulunanlara rücu eder. Ticaret sicili müdürü ve yardımcıları ile diğer personeli, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı kamu görevlisi olarak cezalandırılır ve bunlara karşı işlenmiş suçlar kamu görevlisine karşı...Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltmiştir. Yukarıda alıntılanan yasa maddesine göre davacının iddiasına dayanak yaptığı zararlardan Devlet ve ilgili odanın sorumlu olduğu davanın da bunlara yöneltilebileceği açıktır. İşbu davada ticaret sicil müdürlüğüne husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/179, K. 2023/493, 15 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama